İçeriğe geç
  1. Soru Sor
  2. Kategorisiz

2743 sonuç gösteriliyor.

Duygularum silinmiş gibi

Rai

Genel olarak bir duygusuzluk ve hiçbir şey hissedememe durumu yaşıyorum. Uzun zamandır belki son 15 senedir bu ruh halindeyim. Neredeyse hiçbir şeye öfkelenmiyorum ya da insanların şaşırıp kaldığı şeyler beni hiç etkilemiyor. Kimseyi sevemiyorum, özlemenin bağlanmanın ne olduğunu gerçekten unuttum diyebilirim. Hatıralarım silinmiş gibi. Uzun yıllar arkadaşlık kurduğum insanları aramak dahi içimden gelmiyor. Bir şekilde bir araya gelsek konuştuklarımız çok sıradan ve öylesine şeyler gibi geliyor. Konuşmak zorunda olduğum için konuşuyor gibiyim. Beni heyecanlandıran pek bir şey yok. İlginç bir biçimde bu duruma fazlasıyla alışmışım. İnsanlar beni duygusuz ruhsuz olarak tanımlıyor ama bu durum bile beni üzemiyor. Mizacım böyle soğukkanlıyım herhalde deyip geçiştiriyorum. Ama şu an kendimi biraz çaresiz ve sıkılmış hissediyorum. Uzun bir süredir görüştüğüm biri var ve ona karşı duygularımı anlamakta zorluk çekiyorum. Hissettiklerimin ne olduğunu gerçekten bilmiyorum. Duygularımı tanıyamıyorum. Yaşadığım şey sevgi mi iyi anlaşmak mı yoksa alışkanlık mı bilemiyorum. Sorduğu zaman ne hissettiğimi anlatamıyorum, kelimelere dökemiyorum. İçimde bir yerde o sevgiyi özlemi yaşıyor gibiyim fakat sanki o duygularla bağlarım kopmuş gibi. Kendisi tüm detaylarıyla hislerini anlatıyor bense toplamı bir cümle dahi etmeyen kelimelerle geçiştiriyorum. Böyle olunca hem o hem de ben ilişkimizi sorguluyoruz ister istemez. Sahip olduğum, emek verdiğim bir şeyden çok kolay vazgeçebilen biriyim. Gergin anlar yaşadığımızda bazen bu ilişkiyi de bitirmek aklımdan geçiyor ve bu durum fazlasıyla normal geliyor. Fakat karşımdaki insan için bu tam bir yıkım olurdu eminim. Sosyal ilişkilerim yok denecek kadar az herhangi bir akrabamla bile yakın bir ilişkim yok. Kardeşimle uzun uzun en son ne zaman sohbet ettik hatırlamıyorum. Sanırım anlaşılmıştır sorunum. Ne tavsiye edersiniz nasıl bir yol izlemeliyim? Şimdiden teşekkür ederim

Uzmanın Cevabı: Unuttuğumuz ihmal ettiğimiz duygular hayatımıza olumsuz şekilde yansır. Yavaş yavaş toplumdan soyutlamamıza giderek kendi içimize dönmemize ve sıkılıkla aradığımızı bulamamamıza sebep olur bu da özsaygımıza zarar verir. Tam iyilik hali fizyolojik ve psikolojik iyiliğin yanında kişinin sosyal açıdan da sağlıklı bağlar kurmasıyla tamamlanır. Biz kendimizi toplumdan soyutladıkça da tam iyilik halinden uzaklaşırız. Bu durum bir döngü olarak devam eder. Bu durumda da temelde bastırılan duyguların ortaya çıkışı sancılı olur. Uzun süre duygularımızı bastırmamız sadece sosyal ilişkilerimize değil kendiliğimize de zarar verir. Bu duruma sebep olan sizi iç dünyanıza hapseden asıl duruma dönmelisiniz.

Detayları Gör

Duygularım yok olmuş gibi

Rai

Genel olarak bir duygusuzluk ve hiçbir şey hissedememe durumu yaşıyorum. Uzun zamandır belki son 15 senedir bu ruh halindeyim. Neredeyse hiçbir şeye öfkelenmiyorum ya da insanların şaşırıp kaldığı şeyler beni hiç etkilemiyor. Kimseyi sevemiyorum, özlemenin bağlanmanın ne olduğunu gerçekten unuttum diyebilirim. Hatıralarım silinmiş gibi. Uzun yıllar arkadaşlık kurduğum insanları aramak dahi içimden gelmiyor. Bir şekilde bir araya gelsek konuştuklarımız çok sıradan ve öylesine şeyler gibi geliyor. Konuşmak zorunda olduğum için konuşuyor gibiyim. Beni heyecanlandıran pek bir şey yok. İlginç bir biçimde bu duruma fazlasıyla alışmışım. İnsanlar beni duygusuz ruhsuz olarak tanımlıyor ama bu durum bile beni üzemiyor. Mizacım böyle soğukkanlıyım herhalde deyip geçiştiriyorum. Ama şu an kendimi biraz çaresiz ve sıkılmış hissediyorum. Uzun bir süredir görüştüğüm biri var ve ona karşı duygularımı anlamakta zorluk çekiyorum. Hissettiklerimin ne olduğunu gerçekten bilmiyorum. Duygularımı tanıyamıyorum. Yaşadığım şey sevgi mi iyi anlaşmak mı yoksa alışkanlık mı bilemiyorum. Sorduğu zaman ne hissettiğimi anlatamıyorum, kelimelere dökemiyorum. İçimde bir yerde o sevgiyi özlemi yaşıyor gibiyim fakat sanki o duygularla bağlarım kopmuş gibi. Kendisi tüm detaylarıyla hislerini anlatıyor bense toplamı bir cümle dahi etmeyen kelimelerle geçiştiriyorum. Böyle olunca hem o hem de ben ilişkimizi sorguluyoruz ister istemez. Sahip olduğum, emek verdiğim bir şeyden çok kolay vazgeçebilen biriyim. Gergin anlar yaşadığımızda bazen bu ilişkiyi de bitirmek aklımdan geçiyor ve bu durum fazlasıyla normal geliyor. Fakat karşımdaki insan için bu tam bir yıkım olurdu eminim. Sosyal ilişkilerim yok denecek kadar az herhangi bir akrabamla bile yakın bir ilişkim yok. Kardeşimle uzun uzun en son ne zaman sohbet ettik hatırlamıyorum. Sanırım anlaşılmıştır sorunum. Ne tavsiye edersiniz nasıl bir yol izlemeliyim? Şimdiden teşekkür ederim

Uzmanın Cevabı: Merhaba, bilgilerinize tam ulaşmak isterim, yaşınız, işiniz, 15 yıl önce ne olduğu? En son ne zaman sevdiniz, özlediniz, kızdınız? Bunlar önemli

Detayları Gör

Duygularım silinmiş gibi

Rai

Genel olarak bir duygusuzluk ve hiçbir şey hissedememe durumu yaşıyorum. Uzun zamandır belki son 15 senedir bu ruh halindeyim. Neredeyse hiçbir şeye öfkelenmiyorum ya da insanların şaşırıp kaldığı şeyler beni hiç etkilemiyor. Kimseyi sevemiyorum, özlemenin bağlanmanın ne olduğunu gerçekten unuttum diyebilirim. Hatıralarım silinmiş gibi. Uzun yıllar arkadaşlık kurduğum insanları aramak dahi içimden gelmiyor. Bir şekilde bir araya gelsek konuştuklarımız çok sıradan ve öylesine şeyler gibi geliyor. Konuşmak zorunda olduğum için konuşuyor gibiyim. Beni heyecanlandıran pek bir şey yok. İlginç bir biçimde bu duruma fazlasıyla alışmışım. İnsanlar beni duygusuz ruhsuz olarak tanımlıyor ama bu durum bile beni üzemiyor. Mizacım böyle soğukkanlıyım herhalde deyip geçiştiriyorum. Ama şu an kendimi biraz çaresiz ve sıkılmış hissediyorum. Uzun bir süredir görüştüğüm biri var ve ona karşı duygularımı anlamakta zorluk çekiyorum. Hissettiklerimin ne olduğunu gerçekten bilmiyorum. Duygularımı tanıyamıyorum. Yaşadığım şey sevgi mi iyi anlaşmak mı yoksa alışkanlık mı bilemiyorum. Sorduğu zaman ne hissettiğimi anlatamıyorum, kelimelere dökemiyorum. İçimde bir yerde o sevgiyi özlemi yaşıyor gibiyim fakat sanki o duygularla bağlarım kopmuş gibi. Kendisi tüm detaylarıyla hislerini anlatıyor bense toplamı bir cümle dahi etmeyen kelimelerle geçiştiriyorum. Böyle olunca hem o hem de ben ilişkimizi sorguluyoruz ister istemez. Sahip olduğum, emek verdiğim bir şeyden çok kolay vazgeçebilen biriyim. Gergin anlar yaşadığımızda bazen bu ilişkiyi de bitirmek aklımdan geçiyor ve bu durum fazlasıyla normal geliyor. Fakat karşımdaki insan için bu tam bir yıkım olurdu eminim. Sosyal ilişkilerim yok denecek kadar az herhangi bir akrabamla bile yakın bir ilişkim yok. Kardeşimle uzun uzun en son ne zaman sohbet ettik hatırlamıyorum. Sanırım anlaşılmıştır sorunum. Ne tavsiye edersiniz nasıl bir yol izlemeliyim? Şimdiden teşekkür ederim

Uzmanın Cevabı: Merhaba öncelikle, anlattıklarınızı anlayabiliyorum, ama detaylıca incelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Uzun zamandır süregelen bir durum olduğu için mutlaka bir uzman gözlemi yapılmalı ve psikoterapi sürecinden geçilmeli diye düşünüyorum. İleride çözümü daha fazla emek isteyecek bir hal alabilir çünkü. Sizin için en uygun zamana randevu oluşturursanız süreci birlikte yürütmekten memnuniyet duyarım. Sağlıklı günler diliyorum.

Detayları Gör

Merhaba iyi günler.. Ben yılla

Rumuz

Merhaba iyi günler.. Ben yıllardır anksiyete, sosyal fobi, özgüven eksikliği gibi sorunlarla mücadele etmeye çalışıyorum fakat bu konuda iyi olduğum söylenemez. Dışarıda neredeyse hiç kimseyle konuşmuyorum. Çoğu zaman konuşma ihtiyacı bile duymuyorum. Gerektiğinde de kısa kısa cevaplar vererek geçiştiyorum. Aslında ben de insanlarla uzun uzun sohbetler edebilmek istiyorum fakat bazen içimden gelmiyor bazen de istediğim halde yapamıyorum. Bir taraftan saçma cümleler kurar saçma fikirler ortaya atarsam insalar mantıksız biri olduğumu düşünürse gibi kaygılardan dolayı çekiniyorum galiba diğer taraftan da konuşacak pek bir şey gelmiyor o an aklıma. Insanlar nasıl bu kadar çok konuşabiliyor bu kadar konuşacak şeyi nasıl buluyorlar diye de düşündüğüm oluyor bazen. Benim gibi özgüven eksikliği olan veya çekingen olan insanlar bir süre sonra bunu aşabiliyorlar ama ben 22 yaşındayım ve hala bunu aşamadım. Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum bir kaç kez psikolojik destek almayı denedim fakat onlar da işe yaramadı. Resmen hayatımı konuşmadan geçiriyorum gibi bir şey. Evde ailemle veya çok samimi olduğum insanlarla rahatça konuşabiliyorum gayet ama başkalarının yanında bildiğim her şeyi unutuyor gibiyim. Fikirlerimi dile getiremiyorum karar vermekte aşırı zorlanıyorum. Mesela biri bana iki seçenek sunup bunlardan hangisi daha güzel diye sorsa acaba ona göre hangisi daha güzeldir hangisini seçersem zevksiz olduğumu düşünmez gibi soruları düşünmekten ben gerçekten hangisini daha çok beğendiğime karar veremiyorum ilginç bir şekilde ve en zorlandığım konulardan biri de bu. Insanlar doğal olarak benim bu davranışlarımı çok tuhaf karşılıyorlar. Şuan okulda hiç arkadaşım yok mesela. Çünkü kimseyle diyalog kuramıyorum. Bu durumundan dolayı şuan okulda kimsenin beni ezmeye, aşağılamaya çalıştığı veya dışladığı yok. Hatta tanışmak isteyenler, aralarına almaya çalışanlar oldu ama ben kendi kendimi dışlıyorum resmen kendimi herkesten uzaklaştırıp soyutlaştırıyorum. Aslında farkındayım çok saçma bir durum her şey benim elimde gibi görünüyor ama benim elimde değil. Böyle olmaya alışmışım gibi hissediyorum bazen de aşırı çaba harcamıyorum galiba ama nerden ve nasıl başlamam gerektiğini de tam olarak bilemiyorum. Ama artık gerçekten böyle olmaktan çok yoruldum. Etrafımda ben de senin gibiydim ama artık açıldım tam tersi şimdi çok konuşuyorum sen de bir gün açılırsın merak etme diyenler oldu ama ben buna hiç inanamıyorum sanki hiç düzelemeyecekmişim hep böyle kalacakmışım gibi hissediyorum. Ama şuan size yazdığıma göre içimde hala biraz umut var sanırım. Kendimi sözlü olarak iyi ifade edemediğim için size yazılı olarak danışmak istedim. Nasıl yardımcı olabilirsiniz hiç bilmiyorum ama bundan kurtulmanın bir yolu olmalı böyle daha fazla devam etmek istemiyorum. Hayattan, yaşamaktan zevk alamıyorum. Bomboş yasıyormuşum gibi hissediyorum. Sanki bu yaşıma kadar geçirdiğim yılar boşa gitmiş gibi geliyor. Çünkü hiç kendim gibi olamadım hayattan keyif alamadım geriye dönüp baktığımda gördüğüm şey ömrümden eksilen bomboş 22 sene. Bu kadar uzun uzun yazıp vaktinizi aldığım için kusura bakmayın lütfen. Umarım fazla saçmalayıp canınızı sıkmamışımdır. Tekrar iyi günler diliyorum :)

Uzmanın Cevabı: Merhaba, kendini değiştirmek, iyileştirmek için çaba göstermen, yazman ne güzel. Ne kadar çok sorunu sıkıntısı olursa olsun her insan değişebilir, yeter ki bunu istesin, inansın ve bunun için çaba göstersin. Yazdıklarından kişilik yapınla ilgili sıkıntıların olduğunu anlıyorum, kişilikle ilgili değişimler biraz zaman alabilir ama mümkündür. Randevu alıp, terapi sürecine başlarsan uygulayacağım kişilik testleri ile daha iyi tanıyıp, ne kadar bir süre alacağı ve neler yağman gerektiği konusunda daha net konuşabilirim.

Detayları Gör

Sosyal fobi

sel

Merhaba, sosyal fobim olduğunu dusunuyorum ama bundan emin değilim. Ortam içinde bazi insanların yanında bazen ellerim titriyor sesim çatallaşiyor ama bu çok çok nadir olan bir şey. Mesela birinden çok hoşlandığım zaman direk ondan uyanmaya ve cekinmeye başlıyorum. Rahat hareket edemiyorum kendim olamıyorum. Normalde çok rahat bir insanım ve bunu karşı tarafa yansıtamadığımda çok sinir bozucu olabiliyor. Ama birinden hoslanmadigimda normal zamanlarda çok konuşan biriyim ve gayet iyiyim. Ellerim evdeyken de titriyor yemek yerken, sigara içerken bu yüzden emin olamıyorum. Annemle babam mutsuz bir evlilik yaşamis birbirlerini sevmiyorlar ve sürekli kavga halindeler. Annem babamdan daha baskın biri. Gençlik zamanlarında sosyal insanlar miydi bilmiyorum ama çok öyle olduklarını zannetmiyorum. Şunu merak ediyorum ailede böyle bir sorun varsa genetik olarak bana geçer mi ? Mesela kardeşim asosyal biri ama ben öyle değilim cevrem geniş. Birinden hoşlandığımda bunları yaşamam normal mi yoksa sosyal fobi mi ? Bu arada son olarak ellerimin titremesi son birkac aydır olan bir şey, öncesinde hiç böyle bir sorunum yoktu ve gayet özgüvenli hissediyordum.

Uzmanın Cevabı: Merhabalar. El titremesi özellikle ne zaman hangi anda oluyor, hangi düşünce ve inançlar buna sebep oluyor bu noktaya bakmak gerek. Aynı şekilde fizyolojik bir durum olabilir bunun içinde bir doktora gidilmesi gerekebilir. Değerlerinize bir baktirabilirsiniz. Çünkü bu titreme durumunu heran olduğunu belirtmişsiniz ,kan değerleri ile yada başka fizyolojik bir belirti olabilme durumunu düşündürdü bana. Sosyal fobinin genetik bir aktarımı yoktur ama biz bazı davranışları, duyguları tepkileri görerek, yaşayarak öğreniriz. Bir çocuğun sesleri duyarak çıkarmaya başlaması ve konuşmayı öğrenmesi gibi. Bazı Psikolojik rahatsızlıklar genetik şizofreni gibi genetik kökenlidir ama sosyal fobi genetik değil yaşamla şekil alır. Şuan içinizde bulunduğunuz durum tabiki detaylı dinlenilip üzerinde çalışılmalı ama çekinme,kendin olmama altında yatan düşünceler ve inançlarınız vardır. Ve bu düşünce inancı besleyen geçmiş yaşantılar şemalar. Bu noktaları görmek , oradaki duyguyu anlamak gerekebilir. Fark etmek ve anlamak sonucu çözümü getirecektir.

Detayları Gör
Uzmanınla dilediğin yerden görüş:
Psikolog Merkezi: Online Seans

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir

PANİKATAK

R... D...

***** Uzman Ara Aktif Sorularım Aktif sorunuz bulunmamaktadır. Bir uzman seçerek soru sorabilirsiniz. Tamamlanan Sorularım Tamamlandı İlkay DİNGEÇ Uzman Klinik Psikolog İlkay DİNGEÇ PANİKATAK Merhaba ben RUKİYE DAMAK , 5 5 yıl önce panikatak teşhisi kondu . 2 yıl paxil ve dideral kullandım . Tedavim sonlandırıldıktan 6 ay sonra yeniden ataklar başladı . Doktorum da buna çok şaşırdı ve biz yeniden tedaviye başladık . Halen sabahları yarım paxil , akşamları yarım dideral kullanıyorum . 3 gündür geceleri atak geçiriyorum , benim ayaklarım çarpıntı ve yüksek tansiyon şeklinde oluyor . Hayatımda beni üzen , sıkıntı veren , canımı sıkan hiçbir şey yok , gayet mutluyum , herşey yolunda ama neden 5.5 yıl sonra, üstelik ilaç kullandığım halde bunları yaşıyorum biliyorum. Ben atak yaşadığım da kendimi sakinleştirmek değil bu beni bunaltan ve yoran hastalıktan tamamıtla kurtulmak istiyorum. En ufak bir durumda ellerimin titremesini , kalbimin çarpmasını , tansiyonumun yükselmesini istemiyorum . Her sıradan insan gibi duygularımı normal yaşamak istiyorum . Üzüleceksem üzüleyim , kızacaksam kızayım , sürekli kendimi telkin etmekten yoruldum . Bu konu hakkında sizden yanıt bekliyorum . Hoşça kalın

Uzmanın Cevabı: Merhaba,panik atağınızı görünüşte tetikleyici bir sorun görünmese de bazen farkına varamadığımız derinlerde bir problem tetikleyici bir unsur olabilir. Probleminizin kaynağını detaylı olarak bilmek için ayrıntılı bir değerlendirme görüşmesi yapmak gerekir. Bunun için bilişsel davranışçı terapinin uygulamanın uygun olduğunu düşünüyorum. İyi günler,

Detayları Gör

DEPRESYON

sel

Merhaba, ben beş senedir kendimi mutlu hissetmiyorum sanki kendi benliğimi bir yerde bırakmışım ve bulamıyorum. İlk depresyonumu yaşadığımda bir seneye yakın tepkisizdim konuşmuyordum ağlamıyordum gülmüyordum. Yine kendimi dışarı atıp bir şeyler yapmaya hep çalıştım ama fayda etmedi duzeldigimi yeni yeni hissediyorum ama belirtileri çok kaldı. Donuk bakıyorum, eskisi gibi konuşma isteğim yok, daha doğrusu o kadar insanlarla konuşmadım ve nefret ettim ki, konuşmayı unuttum. Gözlerim sürekli dalıyor, ellerim titriyor. Sadece dışarıda değil evde de ellerim titriyor. Kaygı sorunları yaşıyorum bazen eskisi gibi cesur da değilim. Çoğu şeyden korkuyorum. Gözlerimi kontrol edemiyorum sürekli dalıyor ortam içinde. Sanki eski özgüvenimi kaybettim, geri gelmicek bir bosluk. Bazen de diyorum ki belki de ben buydum bes sene önceki halim çocukluktu o yüzden o kadar özgüvenli hissediyordum, ama değil bence. Evde de yemek yerken sigara içerken ellerim titriyor ama ortamdayken de oluyor bu bazen sosyal fobiye dönüştüğünü de düşünüyorum. Sosyal fobi birden ortaya çıkar mı bilmiyorum. Bunlar içinde herhangi bir ilaç kullanmadım kendim atlatmaya çalıştım hep. Öneriniz nedir ?

Uzmanın Cevabı: Merhabalar, Deneyimlenen bazı olumsuz yaşantıların etkilerinin, eğer üzerinde çalışılmamış ise, günlük yaşantınızda da görülmesi doğaldır. Bazen sosyal çevrenin desteği ile, bazen kendine yardım kitapları/videoları ile problem durumu tanımlayabilip üzerinde kendimiz çalışabiliriz. Fakat bu yöntemler herkes için ve her durumda yeterli olmayabilmektedir. Yaşadığınız durumdan rahatsızlık duyuyorsanız, sosyal ilişkilerinizin ve günlük yaşantınızın olumsuz etkilendiğini hissediyorsanız profesyonel yardım almanızı öneririm.

Detayları Gör

PANİKATAK

R... D...

***** Uzman Ara Aktif Sorularım Aktif sorunuz bulunmamaktadır. Bir uzman seçerek soru sorabilirsiniz. Tamamlanan Sorularım Tamamlandı İlkay DİNGEÇ Uzman Klinik Psikolog İlkay DİNGEÇ PANİKATAK Merhaba ben RUKİYE DAMAK , 5 5 yıl önce panikatak teşhisi kondu . 2 yıl paxil ve dideral kullandım . Tedavim sonlandırıldıktan 6 ay sonra yeniden ataklar başladı . Doktorum da buna çok şaşırdı ve biz yeniden tedaviye başladık . Halen sabahları yarım paxil , akşamları yarım dideral kullanıyorum . 3 gündür geceleri atak geçiriyorum , benim ayaklarım çarpıntı ve yüksek tansiyon şeklinde oluyor . Hayatımda beni üzen , sıkıntı veren , canımı sıkan hiçbir şey yok , gayet mutluyum , herşey yolunda ama neden 5.5 yıl sonra, üstelik ilaç kullandığım halde bunları yaşıyorum biliyorum. Ben atak yaşadığım da kendimi sakinleştirmek değil bu beni bunaltan ve yoran hastalıktan tamamıtla kurtulmak istiyorum. En ufak bir durumda ellerimin titremesini , kalbimin çarpmasını , tansiyonumun yükselmesini istemiyorum . Her sıradan insan gibi duygularımı normal yaşamak istiyorum . Üzüleceksem üzüleyim , kızacaksam kızayım , sürekli kendimi telkin etmekten yoruldum . Bu konu hakkında sizden yanıt bekliyorum . Hoşça kalın

Uzmanın Cevabı: Merhaba Rukiye hanım. Kaygı bozuklukları içerisinde yer alan Panik atakların kanıtlanmış en etkin tedavisi ilaç+bilişsel davranışçı terapidir. İlaç tedavisi panik atağın yaratmış olduğu semptomları azaltır veya giderir, ancak altta yatan sebeplere inemediği için bu etki yüzeysel olur. Terapilerimde bilişsel davranışçı ekolü kullanıyorum. Dilerseniz birlikte bir seans gerçekleştirebilir, bu sorununuz üzerine çalışabiliriz. İyi günler dilerim, Sevgilerimle.

Detayları Gör

PANİKATAK

R... D...

***** Uzman Ara Aktif Sorularım Aktif sorunuz bulunmamaktadır. Bir uzman seçerek soru sorabilirsiniz. Tamamlanan Sorularım Tamamlandı İlkay DİNGEÇ Uzman Klinik Psikolog İlkay DİNGEÇ PANİKATAK Merhaba ben RUKİYE DAMAK , 5 5 yıl önce panikatak teşhisi kondu . 2 yıl paxil ve dideral kullandım . Tedavim sonlandırıldıktan 6 ay sonra yeniden ataklar başladı . Doktorum da buna çok şaşırdı ve biz yeniden tedaviye başladık . Halen sabahları yarım paxil , akşamları yarım dideral kullanıyorum . 3 gündür geceleri atak geçiriyorum , benim ayaklarım çarpıntı ve yüksek tansiyon şeklinde oluyor . Hayatımda beni üzen , sıkıntı veren , canımı sıkan hiçbir şey yok , gayet mutluyum , herşey yolunda ama neden 5.5 yıl sonra, üstelik ilaç kullandığım halde bunları yaşıyorum biliyorum. Ben atak yaşadığım da kendimi sakinleştirmek değil bu beni bunaltan ve yoran hastalıktan tamamıtla kurtulmak istiyorum. En ufak bir durumda ellerimin titremesini , kalbimin çarpmasını , tansiyonumun yükselmesini istemiyorum . Her sıradan insan gibi duygularımı normal yaşamak istiyorum . Üzüleceksem üzüleyim , kızacaksam kızayım , sürekli kendimi telkin etmekten yoruldum . Bu konu hakkında sizden yanıt bekliyorum . Hoşça kalın

Uzmanın Cevabı: Merhaba, panik atakların nüksetme durumu ile karşılaşabiliyoruz. Yalnızca olumsuz değil, olumlu hayat değişiklikleri ile de tetiklenebilmektedir. Panik atak sırasında yaşadığınız fiziksel şikayetler rahatsız edicidir. Bu durum sizi yormuş görünüyor. İlaç tedavisinin yanında, bir uzmandan terapi almanızı öneririm. Çünkü sadece ilaç kullanmak yeterli değildir. Bir süre sonra vücut ilaçlara alıştığı için, aynı derecede etki göstermez. Terapide ise, panik atağın nedenlerini araştırıp, düşüncelerinizdeki değişiklikler ile iyileşme sağlanabilir. Yaşanılan fiziksel belirtilerin yanlış yorumlanması panik atağın tekrarlanmasının en önemli nedenlerinden biridir. Bu süreçte ne düşündüğünüz çok önemlidir. Bu nedenle ilaç ve terapi birlikte daha etkilidir. Ancak sadece terapi ile de tedavi mümkündür.

Detayları Gör

OKB

sel

Merhaba, bana 1 ay öncesinde OKB teşhisi koyuldu. psikiyatriden iki ilaç aldım isimleri zedprex ve atarax 20, 25 mg. Okb'nin bütün belirtili var el yıkama, sayı sayma, ocakları kontrol etme, küfür, dilimi yiyorum surekli mesela vs. Onun dışında misafonya hastalığı var bu da OKB ye giriyor mu bilmiyorum. İnsanlardan çıkan bütün seslere sinir oluyorum en çok nefes sesi o kadar ilerledi ki artık video izlerken bile oluyor ve bu sesleri duyduğumda aynı sesi çıkarıp taklit ediyorum yani ancak bu şekilde rahatlıyorum. İlaçları kullanmayı bıraktım ve doktorumu aramadım ne önersiniz

Uzmanın Cevabı: Mutlaka yakın zamanda bir uzman psikologla görüşmenizi öneririm. Belli ki süreç içerisinde ilaçları kullanmak istemediğiniz gibi baş etme becerileriniz de ortadan kalkmaya başlamış. Bunları yazarken bile ne kadar yoruldunuz? Düşünceleriniz sürekli tekrar ediyor belli ki. Bir uzmana danışın psikoterapiye ek olarak ilaç tedavisi gerekliyse devam edersiniz.

Detayları Gör

Aklındaki soruyu ücretsiz sor

Soru kabul eden uzmanları görüntüle, sorunu sor.