

Online psikolog bul,
görüşmeye başla!
Psikolog Merkezi’nde
anında görüşmeye bağlan!
Hocam ben bebek istemiyordum yani sorumluluğunu almak ömür boyu sürekli birinin sana muhtaç olması vs bir bebeğimiz oldu eşim çok istedi. Ben sağlık problemimde vardı erken doğum yaptım yoğun bakım süreci oldu fakat eve geldiğimizde çok korku ve baskı oluştu bende ve bebeğim her ağladığında sakinleştiremiyordum uyutamıyorum bir yerden sonra artık benimde gücüm bitiyor aşırı sinirlenmeye öfkelenmeye başlıyorum. Özellikle gece uykusuna zor geçiyor. Yani çok zor geliyor bir bebeğin bakımı 7/24 diğer işlere yetişmeye çalışmak, önceden bu kadar öfkeli değildim önceki hayatımda her şeyi anında yapabiliyordum şimdi her şey lüks oldu. Bazen kendime çok üzülüyorum yemek bile yiyemiyorum veya yarım kalıyor çok üzgün hissediyorum. Ve başlarda bebeğimi istemiyordum. Çünkü sorumluluğu bana ağır gelmişti gece yedirmesi uyanması üstelik sürekli ağlayan durmayan bir bebekti. Kısaca hocam aşırı kaygı ve stres içindeyim boguluyorum sanki bebeğime de bağıyorum neden ağlıyorsun artık uyu uyu ki bende dinleneyim diye ben kötü bir anneyim sanırım evladıma bakmaktan acizim sanırım.düzeltmek istiyorum daha canlı ve neşeli sakin kalarak bebeğimle vakit geçirmek istiyorum.
Uzmanın Cevabı: Merhaba, annelik rolü hayatta sahip olduğumuz diğer roller gibi beraberinde birçok güzelliği ve aynı zamanda birçok sıkıntıyı beraberinde getirir. Hissettiklerinizi ve bir bebeğin bakımını üstlenirken yaşayabileceğiniz zorlukları çok iyi anlıyorum. Yaptımız her seçimin, bir madalyonun iki yüzü gibi, getirileri kadar bizden götürdükleri de vardır ve bazı seçimlerin katlanılması gereken zorlukları/götürüleri daha fazladır. Bu getiri ve götürüler tamamen kişiye göre yani bizim seçimlerimizi anlamlandırma, yorumlama biçimimize göre değişkenlik gösterir. Bu doğrultuda annelik rolüne yüklediğiniz anlamlar ve yorumlama biçiminizle bu rolü sorgulamamız oldukça doğaldır. Kötü bir anne, kötü bir insan olduğunuz anlamına gelmez. Ancak mevcut durumda tıpkı sizin de söylediğiniz gibi bu seçimin olumlu-olumsuz tüm sonuçlarını düzeltmek yerine aslında bakış açımızı, yüklediğimiz anlamı değiştirmek çok daha faydalı olacaktır. Anneliğin zor olarak tanımladığınız tüm yanlarını, bu seçime sizi nelerin getirdiğini ve seçim sonucunda sizden götürdüğüne inandığınız şeylere nasıl anlamlar yüklediğinizi irdelemek çözüm yolunda ilk adımımız olabilir. Yaşadığınız bu sıkıntıyı seanslarımızda birlikte ele alabiliriz. Sevgiler…
Eşimin kullandığı arabaya bile binemiyorum trafikte ya kaza olacak ölecegiz yada trafik magandasi kavga çıkaracak bizi öldürecek diye korkumdan arabaya binemiyorum şehirler arası yolda önünüzdeki arabaya carpicaz diye kalbim sıkışıyor hızı 100 bile olsa yavaş yavaş diye bağırıyorum dışarı çıkamıyorum korkudan olecekmisim gibi oluyorum kalbim baya kötü oluyor insanlardan korkuyorum psikiyatri doktoruna gittim kaç kere ilaç yazıp geçiyor prozac citoles gibi ama icemiyorum sürekli uyuyorum 20 saat uyuyorum kaç ay kullandım yok uykum geçmiyor yasam kalitem düşüyor bende ilacı bırakıyorum ne yapmalıyım nasıl tedavi olmalıyım ilaç içemiyorum ya ilaç içip uyuyacağım hep yada iç sıkıntısından öleceğim
Uzmanın Cevabı: Merhaba, Yaşadığınız bu yoğun kaygı ve çaresizlik hissinin günlük hayatınızı ne kadar zorlaştırdığını, zihninizde ve bedeninizde nasıl yorucu bir baskı yaratabileceğini tahmin edebiliyorum. Sürekli tetikte hissetmek ve zihninizin sizi korumak adına uykuya veya uzaklaşmaya sığınması oldukça yıpratıcı bir durum. Bu tür yoğun korkular ve bedeninizin verdiği alarm tepkileri üzerine çalışmak, zihninize yeniden güvende olduğunu hissettirmek için bir uzmanla yürümek çok değerlidir.Yaşam kalitenizi yeniden kazanmak ve bu süreçte yalnız kalmamak adına psikolojik danışmanlık almanızı içtenlikle öneririm. Bu yükü tek başınıza omuzlamak zorunda değilsiniz.
Merhba, yaklaşık 2 yıllık evliyim ve sanırım kocamdan tiksiniyorum. Eşimi çok seviyorum, onunla vakit geçirmekten, sohbet etmekten keyif alıyorum. Ancak konu cinsellik olunca içimde tarif edemediğim bir direnç ve yoğun bir tiksinti duygusu oluşuyo. Eşimin bana dokunmasını bile istemiyorum. Çocukluktan beri cinselliğin ayıp, günah ve uzak durulması gerektiği anlatılan çevrede büyüdüm. Evliliğimin ilk dönemlerinde vajinismus vardı, onu bir şekilde aştık geçer sandım ama sonraları yaşadığımız birkaç isteksiz ve acılı denemeden sonra, daha da arttı. eşimin bana cinsel anlamda yaklaşması beni rahatsız etmeye başladı. Şu an illaki bir birliktelik oluyor ama eşim bana dokunduğunda bedenim kasılıyor, içimde ciddi bir mide bulantısı, kaçma isteği ve ona karşı bir soğuma hissediyorum. Onu kırmak istemiyorum ama kendimi zorladığımda bu tiksinti hissi daha da şiddetleniyor. Kocam cinselliğe bir görev gibi yaklaştığımı söylemeye başladı. Sanırm tiksindiğimin farkında. Bu durum evliliğimizi olumsuz etkilemeye başladı. Sizce sıradan bir isteksizlik mi yoksa ciddi cinsel tiksinti mi? Cinsel isteksizliğim yüzünden suçluluk hissediyorum, terk edilmekten korkuyorum.
Uzmanın Cevabı: Merhaba, paylaşımınız ve gösterdiğiniz cesaret için teşekkür ederim. Anlattığınız deneyim, evlilik içinde pek çok kadının sessizce mücadele ettiği ama konuşmaktan çekindiği son derece hassas bir durumdur. Öncelikle bilmelisiniz ki bu durum sizin suçunuz veya kişisel bir yetersizliğiniz değil. Çocukluktan itibaren cinselliğe dair zihne yerleşen 'ayıp, günah, tehlikeli' algıları ve geçmişte yaşanan acılı/zorlayıcı tecrübeler; zihnin ve bedenin kendisini korumak adına mide bulantısı, kasılma veya kaçma gibi savunma mekanizmaları geliştirmesine yol açabilir. Beden, güvenli hissetmediği veya acı beklentisi taşıdığı durumlarda bu tür tepkiler vererek kendini korumaya çalışır. Kendinizi hazır hissetmediğiniz halde zorlamanız ise ne yazık ki bu direnci daha da pekiştirebilir. Yaşadığınız durum basit bir isteksizlikten ziyade, bedenin geçmiş koşullanmalara gösterdiği koruyucu bir tepki olabilir. Ancak herkesin öyküsü ve bu durumu tetikleyen dinamikler kendine özeldir. Bu sebeple kulaktan dolma bilgilerle ilerlemek yerine, durumun kökenini güvenli bir alanda anlamlandırmak çok daha sağlıklı olacaktır. Eşinizle olan sevgi bağınızı koruyarak bu döngüyü kırmak mümkündür. Zihnin ve bedenin bu hafızayı yeniden yapılandırması için bireysel ve çift odaklı bir cinsel terapi süreci en doğru adımdır. Dilerseniz bu konuyu tüm detaylarıyla değerlendirmek ve size özel bir yol haritası belirlemek adına klinik seanslarım için randevu oluşturabilirsiniz. Bu sürecin tek başınıza sırtlamanız gereken bir yük olmadığını unutmayın.
Merhabalar Nazife hanım benim çocukluğumdan beri gelen takıntılı saplantılı düşüncelerim ve gereksiz kıskançlıklarım olduğundan çevremdeki insanlara bu tarz düşüncelerimden ve takıntılarımdan ötürü hem kendim hem de çevremdekileri rahatsız eden bir durum nasıl önleyeceğimi bilememekte olup size danışmak istedim bu beynimdeki düşüncelerimden kurtulmak istiyorum şöyle örnek verim erkek arkadaşımı annemle olan ilişkisinden bile kıskanır duruma geldim hem ilişkimi hemde çevremdeki arkadaş ve aile ilişkime yansıdığından destek almaya karar verdim yardımlarınızı eksik etmezseniz sevinirim nasıl kurtulacağımı bilmiyorum.
Uzmanın Cevabı: Merhaba Melis hanım ; Bu konuda çalışıyorum. Olumsuz ve otomatik düşünceler bazen o kadar Yoğun hale gelebiliyor ki kişi bunu kontrol etmekte yönetmekte çok zorluk yaşayabiliyor. Bu durumda sosyal iliskilerine ve kendisine zarar verebiliyor sizi anlıyorum. Seve seve size yardım etmek ve yol göstermek isterim. Karar vermiş iken isterseniz randevu takvimine bakıp kendinize uygun gün ve saati seçebilirsiniz. Yarın boşluklar var. Seans almadan önce iletişim de kurabiliriz. Seans da görüşmek dileği ile , sevgiler 🙏🙂
Merhaba, 3 yıldır nişnalıyım ve her sene ailemle kavgamız oldu. ben öğretmenim ama henuz atanmadım yüksek lisans yapıyorum. buna ragmen tezımın savunmasından sonra 1 aylık teslım surecınde annemle tartıstım. kpss ye kalan sürede neden calısmıyormusum ıle basladı sonra kac yıldır bir erkeğin peşinde olduğumu namuzzsuz oldugumu söyledi. bende dinlemek istemedıgım ıcın kalktım. bana "allah seni alsın" dedı. bende agzından çıkanları kulagının duyması gerektıgını belırtınce namuzssuzluk yapacagına birinin ölmesi gerektiğini söyledi. Sonrada giidp kayınvalıdemı aramıs kendisi açmamıs zaten öncedende kavgaettikleriiçin ama ben u süreci nasıl yöneteceğimi bilmiyorum. Sadece tezimi bititmrye odaklanmısken böyle seyler duymak beni yıpratıyor
Uzmanın Cevabı: Merhabalar, öncelikle içtenlikle probleminizi anlattığınız için teşekkür ederim. Bazen bizim önceliklerimizle aile bireylerinin öncelikleri aynı olmayabilir. Anladığım kadarıyla sizin için tez süreciniz öncelikliyken anneniz için atanmanız ya da evlilikle ilgili uzayan süreciniz öncelikli olmuş. Beklentilerini dile getirme şekli sizin canızı acıtmış. Tüm aile ve ilişki dinamiklerinizi bilmeden bir şey söylemek çok sağlıklı olmaz bu zorlu süreçte ( bu sizin için bir eşik aşaması) size eşlik etmek isterim. Seans oluşturmanız ya da ücretsiz ön görüşme oluşturmak için size yardım edebilirim. İyi günler
mesajlara cok kisa sure yanit almasam bile o kisinin beni sevmedigini aldattigini dusunuyorum hep kafamda olmayan senaryolar kuruyorum mesela flörtum erken uyuyacagini soyleyince benim yerime baskasi ile konustugunu dusunuyorum. mesajlarima uzun sure yanit alamazsam beynim kapaniyor ve sadece onu dusunuyorum baska hicbir seyle ilgilenemiyorum. her seyi kontrol etmek istiyorum en kucuk seyde sevilmedigimi aldatildigimi dusunuyorum. yillar once doktora gittim anksiyete ve dehb tanim da vardi. napmaliyim bilmiyorum kafayi yiyecek gibi oluyorum bir yerde tamam sakin ol seni sevmese sunlari yapmaz diyorum ama sosyal medyada çok iyi davranıp aldatanları gordukce yine kaygılanıyorum uzun bir süredir böyle değildim çünkü uzun bi süredir hayatımda kimse yoktu sevmemiştim ama birini ne zaman sevsem böyle oluyorum kişi fark etmeksizin
Uzmanın Cevabı: Merhaba, paylaştıklarınız oldukça yorucu görünüyor. Özellikle duygusal olarak birine bağlandığınızda, kısa süreli iletişim kesintilerinde bile zihninizin hızla olumsuz senaryolara gitmesi ve bunun günlük yaşamınızı etkileyecek düzeye gelmesi sizi oldukça zorlamış gibi görünüyor. Anlattıklarınızda dikkat çeken nokta, aslında mantıklı tarafınızın “beni sevmese bunları yapmazdı” diyebiliyor olması; ancak kaygınız yükseldiğinde bu düşüncelerin etkisini kaybetmesi. Bu durum çoğu zaman kişinin gerçeklerden çok, olası tehdit senaryolarına odaklanmasına neden olabilir. Geçmişte anksiyete tanısı almış olmanız da bu yaşadıklarınızla ilişkili olabilir. Özellikle sevgi, bağlanma ve terk edilme korkularının tetiklendiği ilişkilerde bu belirtiler daha yoğun hissedilebilir. Yaşadığınız şeyler sizin için çok bunaltıcı olsa da bunlarla çalışmak mümkündür. Bu süreçte hem kaygı düzeyinizi hem de ilişkilerde ortaya çıkan bu düşünce ve duyguları daha detaylı değerlendirmek faydalı olabilir. Bir uzmandan destek almanız, bu döngünün neden tekrarlandığını anlamanıza ve baş etme becerileri geliştirmenize yardımcı olabilir.
32000+ Danışan
Yorumlarını inceleyin!
Siz de psikologlarımızdan destek alarak, kendini iyi hisseden danışanlarımız arasında yer alabilirsiniz.
Reyyan AYAPBEK
Uzman Psikolojik Danışman
Her konuda destek alabileceğiniz randevudayken zamanın nasıl geçtiğini anlamadığıniz ve sizi rahatlatan bir psikolog 💕
Merve AKCURA
Psikolojik Danışman
Çok memnun kaldım. İlginiz, yaklaşımınız ve profesyonelliğiniz için çok teşekkür ederim 🌸
Reyyan AYAPBEK
Uzman Psikolojik Danışman
Güzel bir terapi süreci geçirdim Reyyan Hanim ile. Kendisine teşekkürlerimi sunuyorum. Bana çok yardımcı oldu. Kendi sakinliğiyle ilgisiyle güler yüzlülüğü ile zaten iyi geliyor..
Yaren OPAN
Uzman Psikolog
İşini gerçekten severek yapan bir hanimefendi çok guzel bilgiler ogreniyorum
Pelin PAŞAOĞLU
Psikolojik Danışman
Aramızda çok iyi bir güven bağı oluştu. İlk iki seans bittikten sonra anladım ki doğru uzmanı bulmuştum. Kendisine çok teşekkür ediyorum Süreç boyunca bana eşlik ettiği için.
Nazife YAĞBASANLAR
Uzman Psikolog
Nazife hanımdan aldığım psikolojik danışmanlık sürecim 6-7 seans gibi kısa bir sürede bile kendimi daha iyi hissetmeme ve farkındalık kazanmama yardımcı oldu. Süreç boyunca gösterdiği profesyonel yaklaşım, samimiyet ve güven veren desteği için teşekkür ederim. ayrıca önerdiği kitap ve filmlerle de bu süreci hızlandırdı. Kendimi keşfetme yolculuğumda çok değerli bir rehber oldu. İyi ki yollarımız kesişmiş.
Ziyaretçilerimizin ve danışanlarımızın en çok sordukları soruları sizler için sıraladık. Bu sayede vakit kaybetmeden sorularınıza cevap bulabilmenizi amaçladık.
Psikologmerkezi.com, alanında uzman psikologlar ve danışanları bir araya getiren online danışmanlık merkezidir. Bu platformda sunduğumuz avantajlı uygulamalar sayesinde, hızlıca psikologlarla iletişime geçebilir ve dakikalar içinde görüşmeye başlayabilirsiniz.
Eğer siz de yeni nesil metotlarla sorunlarınıza hızlı bir şekilde çözüm bulmak istiyorsanız, online psikolog uygulamasının sizin için de uygun olduğunu söyleyebiliriz. Zira çevrimiçi danışmanlık ile görüşmeler çok daha kolay olmakla beraber, dilediğiniz yerden görüşme gerçekleştirmeniz de mümkün hale gelmektedir.
Evet, dilerseniz seçtiğiniz uzmandan yüz yüze randevu da alabilirsiniz.
Psikolojik danışmanlık süreci kendine zarar verme düşüncesine sahip danışanlar icin uygun değildir. Bu tür düşüncelere sahip olan kişilerin yüz yüze psikolojik destek almaları daha doğrudur. Bunun dışında şizofreni, psikoz, bipolar gibi şiddetli psikiyatrik durumlarda online danışmanlık süreci tavsiye edilmez. Ancak danışanın yüz yüze danışmanlığa ulaşması çok güç ise uygun bir uzmandan online danışmanlık desteği alabilir.
Evet, sunduğumuz hizmetler için yapacağınız ödemelerinizi kredi kartınızla gerçekleştirebilirsiniz.
Online psikolog ve danışmanlık uygulamaları, doğru ortam oluştuğu takdirde son derece verimli olmaktadır. Yüz yüze psikolojik destek yöntemlerine kıyasla, ulaşım ve zaman gibi engeller ortadan kalkmaktadır. Bununla birlikte çoğu psikolojik konuda online danışmanlık ve yüz yüze danışmanlık yöntemleri arasında fark yoktur. Yapılan araştırmalar ve bugüne kadar alınan verimli sonuçlar göz önünde bulundurulduğunda, online danışmanlığın verimli bir yöntem olduğunu söylemek mümkündür.
Psikolojik danışmanlık kişinin bireysel ihtiyaçlarının ele alındığı bir süreçtir. Bu nedenle seans süreci danışanın ihtiyaçlarına bağlı olarak değişmektedir. Hedef 10 ya da 12 oturumda danışanı zorlayan sebeplerin ortadan kaldırılmasına yardımcı olmaktır. Ancak bu durum bazen daha kısa ya da daha uzun da sürebilir. Bu nedenle kesin bir oturum sayısından bahsetmek güçtür.
Psikolojik danışmanlık sürecine başladığınızda psikolog ya da psikolojik danışman size süreçle ilgili bilgi verecektir. İdeal görüşme sıklığı haftada bir olarak planlanır. Ancak danışanın ihtiyacına göre bu durum bazen haftada iki seans ya da iki haftada bir seans olarak da planlanabilir. Unutmayın psikolojik danışmanlık bireysel bir yolculuktur.
Danışanın başvurma nedeni, durumun boyutu ve belirtilerin şiddetine bağlı olarak danışmanlık süreci de değişkenlik gösterir. Örneğin, anksiyete bozukluğu ve depresyon gibi sıkça karşılaşılan sorunlar söz konusu olduğunda, danışmanlık süreci yaklaşık olarak 8-12 hafta sürebilir. Diğer durumlar söz konusu olduğunda ise daha kısa veya daha uzun süren danışmanlık süreçleri de söz konusu olabilir. Dolayısıyla bu konuda da genel geçer bir doğru yoktur. Her şey durumun niteliğine ve başvuru sebebine bağlıdır.
Danışmak istediğiniz uzmanın profilinde yer alan "Ücretsiz Soru Sor" alanını tıklayarak sorunuzu sorabilirsiniz. Ayrıca, sorunuzu gönderirken bunun yayınlanıp yayınlanmayacağına karar verebilirsiniz. İsterseniz uzman profilinde yayınlanmasına izin vererek başkalarının da faydalanmasını, isterseniz de sadece ve sadece psikoloğun görmesini sağlayabilirsiniz.
Görüşmelerinizi mobil cihazlarınız üzerinden de yapabilirsiniz.
Gerçekleştireceğiniz Online Danışmanlık görüşmeleriniz güvenli teknik altyapılarla programlanmıştır. Görüşmeleriniz yalnızca siz ve uzmanınız arasında, üçüncü kişilerin müdahil olamayacağı bir şekilde gerçekleşmektedir ve asla kayıt edilmemektedir.
Online Danışmanlık görüşmeleriniz uygulamamız üzerinden size sunulan güvenli teknik altyapısına sahip sistem üzerinden gerçekleştirilmektedir. Danışan ya da tarafınızdan kaynaklanan teknik problemler (Bağlantı problemi, cihaz problemleri vb) sonucu sistemi kullanamamanız durumunda Whatsapp ya da Skype seçeneklerinizi kullanmanıza imkan verilmektedir.

Uzman mısınız?
Psikoloji ve Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümlerinden mezunsanız Psikolog Merkezi'ne üye olarak, profil sayfanızı oluşturabilir hem online bilinirliğinizi arttırabilir hem de danışanlarınızla online danışmanlık gerçekleştirebilirsiniz.