Eşimden Tiksiniyorum
Merhba, yaklaşık 2 yıllık evliyim ve sanırım kocamdan tiksiniyorum. Eşimi çok seviyorum, onunla vakit geçirmekten, sohbet etmekten keyif alıyorum. Ancak konu cinsellik olunca içimde tarif edemediğim bir direnç ve yoğun bir tiksinti duygusu oluşuyo. Eşimin bana dokunmasını bile istemiyorum. Çocukluktan beri cinselliğin ayıp, günah ve uzak durulması gerektiği anlatılan çevrede büyüdüm. Evliliğimin ilk dönemlerinde vajinismus vardı, onu bir şekilde aştık geçer sandım ama sonraları yaşadığımız birkaç isteksiz ve acılı denemeden sonra, daha da arttı. eşimin bana cinsel anlamda yaklaşması beni rahatsız etmeye başladı. Şu an illaki bir birliktelik oluyor ama eşim bana dokunduğunda bedenim kasılıyor, içimde ciddi bir mide bulantısı, kaçma isteği ve ona karşı bir soğuma hissediyorum. Onu kırmak istemiyorum ama kendimi zorladığımda bu tiksinti hissi daha da şiddetleniyor. Kocam cinselliğe bir görev gibi yaklaştığımı söylemeye başladı. Sanırm tiksindiğimin farkında. Bu durum evliliğimizi olumsuz etkilemeye başladı. Sizce sıradan bir isteksizlik mi yoksa ciddi cinsel tiksinti mi? Cinsel isteksizliğim yüzünden suçluluk hissediyorum, terk edilmekten korkuyorum.
Uzmanın Cevabı: Merhaba, paylaşımınız ve gösterdiğiniz cesaret için teşekkür ederim. Anlattığınız deneyim, evlilik içinde pek çok kadının sessizce mücadele ettiği ama konuşmaktan çekindiği son derece hassas bir durumdur. Öncelikle bilmelisiniz ki bu durum sizin suçunuz veya kişisel bir yetersizliğiniz değil. Çocukluktan itibaren cinselliğe dair zihne yerleşen 'ayıp, günah, tehlikeli' algıları ve geçmişte yaşanan acılı/zorlayıcı tecrübeler; zihnin ve bedenin kendisini korumak adına mide bulantısı, kasılma veya kaçma gibi savunma mekanizmaları geliştirmesine yol açabilir. Beden, güvenli hissetmediği veya acı beklentisi taşıdığı durumlarda bu tür tepkiler vererek kendini korumaya çalışır. Kendinizi hazır hissetmediğiniz halde zorlamanız ise ne yazık ki bu direnci daha da pekiştirebilir. Yaşadığınız durum basit bir isteksizlikten ziyade, bedenin geçmiş koşullanmalara gösterdiği koruyucu bir tepki olabilir. Ancak herkesin öyküsü ve bu durumu tetikleyen dinamikler kendine özeldir. Bu sebeple kulaktan dolma bilgilerle ilerlemek yerine, durumun kökenini güvenli bir alanda anlamlandırmak çok daha sağlıklı olacaktır. Eşinizle olan sevgi bağınızı koruyarak bu döngüyü kırmak mümkündür. Zihnin ve bedenin bu hafızayı yeniden yapılandırması için bireysel ve çift odaklı bir cinsel terapi süreci en doğru adımdır. Dilerseniz bu konuyu tüm detaylarıyla değerlendirmek ve size özel bir yol haritası belirlemek adına klinik seanslarım için randevu oluşturabilirsiniz. Bu sürecin tek başınıza sırtlamanız gereken bir yük olmadığını unutmayın.





















