1. Uzmanlar
  2. Eylem CAN
Psikolog Eylem CAN Profil Fotoğrafı

Eylem CAN

Psikolog

(*)(*)(*)(*)(*)7 Yorum
12 danışan
17 seans
9 soru
Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları
Bağlanma Sorunları
Değersizlik / Boşluk Hissi
Kişilerarası İletişim Problemleri
Depresyon ve Mutsuzluk
Motivasyon Problemleri
Özgüven / Yetersizlik Hissi
Stres / Kriz Yönetimi
İlişki / Evlilik Problemleri
Güven Kaybı / Aldatma / Aldatılma
Panik Atak

Hakkında

Merhaba, ben Psikolog Eylem Can. Psikoloji lisans eğitimimi 2021 yılında Toros Üniversitesi’nde tamamladım. Mezuniyetimden bu yana bireysel psikolojik danışmanlık hizmeti veriyorum. Çalışmalarımda ağırlıklı olarak Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) yaklaşımını benimsemekle birlikte; Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi, Kriz, Travma, Ölüm ve Yas Danışmanlığı, Aile Danışmanlığı ve Mindfulness alanlarında eğitimler aldım. Danışmanlık sürecinde önceliğim, kendinizi rahat, anlaşılmış ve yargılanmadan hissedebileceğiniz güvenli bir alan oluşturmaktır. Her insanın yaşam öyküsünün kendine özgü olduğuna inanıyorum. Bu nedenle bu süreci ihtiyaçlarınıza ve yaşam deneyiminize göre birlikte şekillendiriyor, yaşadığınız zorlukları birlikte anlamlandırıyoruz. Bu yolculukta güçlü yönlerinizi yeniden keşfetmenize, kendinizi daha yakından tanımanıza ve yaşamınızda size iyi gelecek adımları birlikte atabilmemize eşlik etmeyi önemsiyorum.

Danışmanlık Süreci Hakkında

Seanslarda en çok önem verdiğim şey, danışanlarımın kendilerini rahat, güvende ve anlaşılmış hissetmeleridir. Burada yargılanmadan, özgürce kendinizi ifade edebileceğiniz bir alan bulacaksınız.

Benim yaklaşımım genelde Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Çözüm Odaklı Terapi yöntemlerine dayanıyor. Yani birlikte düşüncelerinizin duygularınızı ve davranışlarınızı nasıl etkilediğini anlamaya çalışıyoruz. Zorlayıcı düşünce kalıplarını fark edip, yerine daha sağlıklı ve işlevsel olanlarını koymak için adım adım ilerliyoruz. Çözüm odaklı kısımda ise güçlü yönlerinizi ve mevcut kaynaklarınızı keşfederek sorunlarınıza daha kısa sürede çözümler bulmayı hedefliyoruz.

Seansların Yapısı

• Seanslarımız 50 dakika sürüyor.

• Genellikle haftada bir görüşme yapıyoruz ama ihtiyaçlara göre bu sıklık değişebilir.

• Danışmanlık süresi kişiye göre değişir; bazı konular birkaç seans içinde toparlanırken, bazen daha uzun bir süreç gerekebilir.

• Her görüşmede hem sizi zorlayan duygular üzerine konuşuyoruz hem de gündelik hayatta kullanabileceğiniz pratik yöntemler üzerinde duruyoruz.

Çalışma Alanlarım

• Depresyon

• Anksiyete bozuklukları

• Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB)

• Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)

• İlişki ve evlilik problemleri

• Bağımlılıklar

• Öfke Problemleri

• Özgüven problemleri

• Stres yönetimi güçlükleri

• İlişki sorunları

• Yaşamda yön bulma

• Öfke kontrolü sorunları

• Fobiler

Çalışma Grupları

Yetişkin (18-65) Çift & Partner LGBT+

Danışmanlık Yaklaşımları

Bilişsel Davranışçı Ekol (BDT) Kısa Süreli Çözüm Odaklı Ekol (SFBT)

Eğitimler

Toros Üniversitesi - Lisans - Psikoloji

Sertifikalar

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi (sfbt) - Apamer - 10.12.2024

Kriz, Travma, Ölüm Ve Yas Danışmanlığı - Apamer - 18.9.2024

Çocuk Ve Ergenlerde Bdt Uygulamaları - Apamer - 23.11.2023

Moxo Dikkat Testi - Moxo - 17.4.2024

Bdt Yönelimli Sınav Kaygısı Ve Başa Çıkma Yolları - İzmir Psikoloji Enstitüsü - 20.9.2023

Aile Ve Çift Danışmanlığı - Boğaziçi Kampüs - 5.6.2025

Mmpı Çok Yönlü Kişilik Envanteri - Tpd (türk Psikologlar Derneği) - 10.11.2022

Bilişsel Ve Davranışçı Terapilerde Mindfulness Uygulamaları - Datem - 13.12.2025

Bilişsel Ve Davranışçı Terapi (bdt) - Datem - 20.7.2025

Son Blog Yazıları

Bağlanma Stilleri: Hayatımızı Sessizce Şekillendiren Görünmez Dinamikler

Kendimizi Tanımaya Çalışırken Atladığımız Gerçek: Bağlanma ModelimizBir insan neden ilişkilerde hep aynı döngüleri yaşar? Neden biri sevgiyi doyasıya yaşarken diğeri sürekli kaygı duyar? Neden bazı insanlar yakınlaşmaktan korkar, bazıları ise fazla bağlanır?Tüm bu soruların cevabı, çocukluk dönemimizde kurduğumuz bağlanma stilinde saklıdır. Üstelik bağlanma tarzımız, yalnızca romantik ilişkilerimizi değil; arkadaşlıklarımızı, iş hayatımızdaki davranışlarımızı, kriz anlarındaki tepkilerimizi ve duygusal dünyamızı da büyük ölçüde etkiler.İlginç olan şu: Birçok kişi kendi bağlanma stilini bilmeden yaşar. Sorunlarının sebebini karakter zanneder, oysa mesele karakter değil, öğrenilmiş bir duygusal kalıptır.Bu nedenle bağlanma stilleri, psikolojinin hem en derin hem de en gözden kaçırılan konularından biridir.Bağlanma Nedir ve Neden Bu Kadar Önemlidir?Bağlanma, çocuklukta bakım veren kişiyle kurulan ilişki biçimidir. Bebek için bakım veren kişi (çoğu zaman anne), dünyanın tamamı demektir. Onun sevgisi, dokunuşu, tepkisi ve tutarlılığı, bebeğin “Dünya güvenli bir yer mi?” sorusuna verdiği ilk cevaptır.Yani bağlanma, sadece “sevgi” değildir.Güven hissidir.Kendine değer duygusudur.Sevilmeye layık olduğumuza dair temel beklentidir.Başkalarına ne kadar güveneceğimizin temelidir.Ve bu bağlanma stili, yetişkinlikte aynen devam eder.Yetişkinlikte Dört Bağlanma Stili ve Hayata Etkileri1. Güvenli Bağlanma – Sevginin Sağlıklı HaliBu kişiler:Duygularını ifade etmekten çekinmez.Yakınlıktan korkmaz.Karşı tarafı kontrol etmeye çalışmaz.Sorunları konuşarak çözebilir.Sevildiğini bilir, sevdiğini hissettirebilir.Güvenli bağlanan yetişkinler, ilişkilerde en sağlıklı dinamiği kuran gruptur. Fakat toplumda oranı düşündüğünüz kadar yüksek değildir.2. Kaygılı Bağlanma – “Ya giderse?” Korkusunun Gölgesinde YaşamakKaygılı bağlanan bireyler genellikle şunları yaşar:Partnerinin sevgisinden emin olmakta zorlanır.Onay alma ihtiyacı yüksektir.Terk edilme korkusu yoğundur.Küçük davranışları bile büyük anlamlara yorar.Aşırı düşünme, mesaj bekleme, kuruntu yapma sık görülür.Bu insanlar aslında sevilmek ister; ama sevgiyi kaybetme ihtimali onları yorar. Çoğu kaygılı bağlanan kişi, “Neden hep beni yoran ilişkileri seçiyorum?” diye kendine sorar.3. Kaçıngan Bağlanma – Yakınlıktan KorkmakBu kişiler için ilişki demek:Kısıtlanmak,Yük hissetmek,Özgürlüğün tehdit edilmesi… anlamına gelebilir.Belirgin özellikleri:Hislerini kolay açamazlar.Aşırı bağımsız görünürler.Yakınlık artınca geri çekilirler.Duygusal mesafe onlar için güvenlik barikatıdır.Bu insanlar sevmeyi bilmez değildir; Sadece yakınlık onların sistemini alarma geçirir.4. Düzensiz Bağlanma – Kafası Karışık YakınlıkPsikolojide en karmaşık bağlanma stilidir. Çünkü kişi hem yakınlık ister hem de yakınlıktan korkar. Bir adım yaklaşır, iki adım uzaklaşır.Güvensiz çocukluk deneyimleri sebebiyle yetişkinlikte duyguları çok hızlı değişebilir. Hem kaygılı hem kaçıngan davranışlar aynı kişide görülebilir.Peki Bağlanma Stilim Yaşamımı Nasıl Etkiliyor?Bu soruyu birçok kişi terapide ilk kez sorar.Aslında bağlanma stiliniz:Kime aşık olacağınızı,Neden aynı tip ilişkileri yaşadığınızı,Kırıldığınızda nasıl tepki verdiğinizi,Güçlü bağlar kurup kuramayacağınızı,Kendinizi nasıl gördüğünüzü,Güven ve özgürlük dengenizi,Hayat boyu duygusal ihtiyaçlarınızı belirler.Örneğin kaygılı bağlanan biri “beni neden hep duygusal olarak ulaşılmaz insanlar çekiyor?” diye düşünür.Kaçıngan bağlanan biri “ilgi gösterince kaçıyorum ama yalnız kalınca üzülüyorum” der.Düzensiz bağlanan biri ise “kimseyi tam içeri alamıyorum, ama bensiz de yapamıyorum” duygusunu taşır.Tüm bu döngüler, çocuklukta öğrenilmiş bir bağlanma modelinin yetişkinlikteki yansımalarıdır.Bu yüzden bağlanma stilleri psikolojide hem çok özel hem de çok dönüştürücü bir alandır.Bağlanma Stili Değişebilir mi?Evet. Bu yazının en umut veren kısmı burası.Bağlanma stilimiz kader değildir. İnsan değişir. Beyin değişir. Duygusal örüntüler değişir.Ve en güçlü değişim, terapi ile gerçekleşir.Terapi, kişinin duygusal yaralarını fark etmesini, onları şefkatle iyileştirmesini ve kendi içinde güvenli bir bağ kurmasını sağlar.Daha güvenli bir bağlanma geliştikçe:Kaygı azalır,Duygusal istikrar artar,Sağlıklı ilişkiler kurmak kolaylaşır,Kişi kendini daha çok sever,Yakınlık korkusu hafifler,Duygusal iletişim güçlenir.Terapi Bağlanma Süreçlerini Nasıl İyileştirir?1. Güvenli Bir İlişki Alanı SunarTerapi, yargısız bir alandır. Kişi ilk kez “güvenli bir bağ” deneyimler. Bu deneyim, çocukluktan gelen kırılganlığı yumuşatır.2. Duyguları Tanımayı ÖğretirBirçok kişi aslında ne hissettiğini bile bilmez. Terapi, duyguların dilini öğretir.3. Geçmişin Görünmez İzlerini Ortaya ÇıkarırKişi, döngülerinin nereden geldiğini fark eder. “Demek ki problem bende değil, bağlanma stilimde.” diyerek suçluluk ortadan kalkar.4. Yeni İlişki Becerileri GeliştirirSınır koymak, kaygıyı yönetmek, yakınlığı artırmak, sağlıklı iletişim kurmak değişebilir becerilerdir.5. İçsel Güven İnşa EdilirEn önemlisi budur. Kişi “Ben sevilebilir biriyim.” duygusunu yeniden kazanır.Bu dönüşüm terapiyle mümkün olur ve hayatın her alanına yansır.Bağlanma Stilini Merak Eden Herkes Terapiye Bir Adım Daha YakındırBir insan kendi bağlanma stilini merak ediyorsa… İlişkilerindeki döngüleri sorguluyorsa… Geçmişiyle barışmak istiyorsa… Duygusal derinlik arıyorsa…Aslında terapiye hazırdır.Çünkü bağlanma çalışmaları, psikolojide en derin ve en dönüştürücü alanlardan biridir. Bu alanda uzman bir terapistle çalışmak, kişinin çocukluk yaralarını iyileştirmesine, yetişkinlikte daha sağlıklı ilişkiler kurmasına ve en önemlisi kendine güvenli bir alan yaratmasına yardımcı olur.Son Söz: Kendini Anlama Cesareti En Büyük DönüşümdürHerkes değişebilir. Hiçbir bağlanma stili “kader” değildir. Kırılganlıklar iyileştirilebilir, duygular düzenlenebilir, ilişkiler güzelleştirilebilir.Tek gereken ilk adımdır: bu ilk adımı atabilecek tek kişi sizsiniz. Kendi içsel dünyasını anlamaya cesaret etmek.Eğer sen de ilişkilerinde benzer döngüleri yaşıyorsan, duygularını anlamlandırmakta zorlanıyorsan veya kendini daha güvenli bir bağ içinde görmek istiyorsan…Bu alan üzerine çalışan bir terapist ile çalışmak, hayatında büyük bir fark yaratabilir.

Kendini Anlamanın Gücü: Terapiye Başlamayı Düşünenler İçin

Terapi Neden Her Geçen Gün Daha Fazla İlgi Görüyor?Son yıllarda terapiye olan ilginin belirgin şekilde arttığını fark etmek zor değil. Artık insanlar yalnızca yaşadıkları sorunları çözmek için değil, kendilerini daha iyi anlamak ve hayatlarını daha bilinçli bir şekilde yönetmek için de terapi desteği alıyor. Modern yaşamın yoğun temposu, ilişkilerin karmaşıklığı, iş yükünün artması, sosyal çevrenin beklentileri ve kişisel hedeflerin baskısı, bireyleri içsel bir denge arayışına yönlendiriyor. Terapi ise bu arayışın en güvenli ve en etkili yollarından biri olarak öne çıkıyor.Birçok kişi terapiye başlamadan önce, “Acaba terapi bana iyi gelir mi?” diye düşünür. Bu soru, kişinin kendisiyle ilgili farkındalık geliştirmeye hazır olduğunun işaretidir. Çünkü terapi, sadece bir konuşma alanı değil; kişinin iç dünyasını keşfetmesine, duygularını anlamlandırmasına ve hayatındaki örüntüleri çözümlemesine yardımcı olan bir süreçtir.Terapi Yalnızca Problem Yaşayanlar İçin DeğildirToplumda sıkça karşılaşılan yanlış bir inanç vardır: Terapiye giden insanlar mutlaka ciddi bir sorun yaşıyordur. Oysa bu düşünce oldukça sınırlayıcıdır. Terapi, ruhsal bir “acil durum müdahalesi” değil; kişinin kendisiyle kurduğu ilişkiyi güçlendiren bir gelişim alanıdır.Kimi insan ilişkilerinde daha sağlıklı iletişim kurmak için, kimi karar vermede zorlandığı için, kimi kaygılarını anlamak için, kimi ise sadece hayatını daha dengeli yaşamak için terapiye başvurur.Bir kişinin terapiye gitmesi, zayıf olduğu anlamına gelmez. Tam aksine, kendine değer veren ve gelişime açık olan bireylerin tercih ettiği bir adımdır. Fiziksel sağlığımız için nasıl düzenli kontroller yaptırıyorsak, zihinsel ve duygusal sağlığımız için de profesyonel destek almak aynı derecede önemlidir.Terapiye Başlamadan Önce Zihni Meşgul Eden Sorular Çok DoğaldırTerapi sürecine girmeden önce pek çok kişinin zihninde soru işaretleri belirir. Bu sorular, sürecin anlaşılmaya çalışılmasının doğal bir parçasıdır.En yaygın sorulardan bazıları:“Terapide ne konuşacağım?” Belirli bir konuya sahip olmanıza gerek yoktur. Terapist, sizin duygularınızı ve düşüncelerinizi anlamlandırabilmeniz için doğru soruları sorarak süreci doğal akışında ilerletir.“Ya terapist beni yargılarsa?” Terapinin en temel prensiplerinden biri, yargısız bir alan yaratmaktır. Profesyonel bir terapist, danışanı koşulsuz kabul eder, dinler ve destekler.“Gerçekten işime yarayacak mı?” Terapinin etkisi kişiden kişiye değişse de, çoğu danışan süreç ilerledikçe duygularını daha net anlamaya, stresini yönetmeye ve davranışlarını bilinçli bir şekilde yönlendirmeye başlar.“Duygularımı açmakta zorlanıyorum, bu sorun olur mu?” Birçok insan terapiye ilk başladığında kendini ifade etmekte zorlanır. Bu çok normaldir. Zaman içinde duygularınızı paylaşmak daha kolay ve daha doğal hale gelir.Bu sorular, terapiye başlamak için bir engel değil; aksine kişinin süreç hakkında sağlıklı bir merak taşıdığının göstergesidir.Küçük Farkındalıklar, Büyük Yaşam Değişimlerine Kapı AçarTerapinin en güçlü taraflarından biri, kişinin zaman içinde yaşadığı farkındalık anlarıdır. Bu anlar bazen çok küçük görünür ama kişinin hayatında büyük bir dönüşüm yaratır.Örneğin:Yıllardır aynı ilişkisel hataları yaptığınızı fark edersiniz.Kaygılarınızın aslında bastırılmış bir korkudan kaynaklandığını görürsünüz.Öfkenizin altında kimin ya da neyin yattığını keşfedersiniz.Kendinizi sürekli geri planda bırakmanızın sebebinin onaylanma ihtiyacı olduğunu anlarsınız.Hayatınızdaki döngülerin aslında çocukluk dönemindeki deneyimlerden beslendiğini fark edersiniz.Bu farkındalıklar kişiye bir şey öğretir: Otamatik davranmak yerine bilinçli davranmak mümkündür.Terapiden önce kişi çoğu davranışını refleksle yapar, neden böyle hissettiğini ya da böyle düşündüğünü fark etmez. Ancak terapi sayesinde kişi kendini daha iyi tanır, davranışlarını anlamlandırır ve yaşama daha bilinçli tepkiler vermeye başlar. Bu değişim, dışarıdan bakıldığında küçük görünse de, kişinin hayat kalitesini derin bir şekilde etkiler.Terapi, Duygusal ve Bilişsel Beceriler KazandırırTerapinin sadece konuşma üzerine kurulu bir süreç olduğu düşüncesi yanlıştır. Modern terapi yaklaşımları danışana çok sayıda duygusal ve bilişsel beceri kazandırmayı hedefler.Terapide kazanılabilecek beceriler arasında şunlar bulunur:Kaygı yönetimi teknikleri: Nefes egzersizleri, düşünce yeniden yapılandırma, beden farkındalığı.Duygu düzenleme becerileri: Yoğun duyguları tanıma, anlamlandırma ve sağlıklı şekilde ifade etme.İletişim becerileri: Kendini doğru ifade etmek, karşı tarafı dinlemek, empati kurmak.Sınır koyma: Kişinin kendi alanını koruması, gereksiz yükleri taşımayı bırakması.Stres yönetimi: Zihinsel ve duygusal yükleri hafifletme yöntemleri.Sağlıklı ilişki kurma: Bağ kurma, güven inşa etme ve ilişkisel kalıpları fark etme.Bu beceriler sadece terapi odasında kalmaz; kişinin günlük yaşamında aktif olarak yer bulur. Kişi zamanla daha sağlıklı kararlar verir, daha net iletişim kurar ve daha sakin bir ruh haline kavuşur.Terapi Bir Cesaret Yolculuğudur; Ama Sonu ÖzgürlüktürTerapinin en zor kısmı genellikle başlamaktır. Çünkü terapi, kişinin önce kendisiyle yüzleşmesini gerektirir. Bu yüzleşme bazen duygusal olarak zorlayıcı olabilir; ancak büyük bir özgürleşmenin başlangıcıdır.Birçok kişi birkaç seans sonra şu cümleyi kurar: “Keşke daha önce başlasaydım.”Çünkü terapi, kişinin zihinsel düğümlerini çözer, duygusal yüklerini hafifletir ve yaşamına daha sağlıklı bir yön vermesine yardımcı olur. Terapistin görevi yol göstermek, kişinin kendi iç sesini duymasına yardımcı olmaktır. Değişimi yaratan ise danışanın kendisidir.Terapinin sonunda kişi:Kendi değerini fark etmeye,Duygularını daha açık anlamaya,Sağlıklı ilişkiler kurmaya,Geçmiş yüklerini bırakmaya,Kendisiyle barışmaya başlar.Bu süreç hem derin hem dönüştürücüdür.Kendine Yapabileceğin En Değerli YatırımTerapi, kişinin kendine sunduğu en kıymetli hediyelerden biridir. Çünkü insan hayatı boyunca birçok duygu, olay ve düşünceyle karşılaşır. Zaman zaman bunların altında ezilmek mümkündür. Terapi ise bu yükü hafifletir, kişiye kendine dair daha net bir bakış açısı kazandırır ve hayatı daha anlamlı bir şekilde yaşamasına yardımcı olur.Eğer sen de duygularını daha iyi anlamak, davranışlarını düzenlemek, ilişkilerini iyileştirmek veya kendine yeni bir bakış açısı kazandırmak istiyorsan terapi bu yolculuğun en doğru başlangıcı olabilir.Kendini tanıyan biri, hem bugününü hem de geleceğini çok daha sağlıklı temellere oturtabilir. Terapi ise bu farkındalığın kapılarını açan güçlü bir araçtır.

Uzmanınla dilediğin yerden görüş:
Menta AI: 7/24 psikologmerkezi

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir

Adresi

Körfez, 5040. Sk. No:16, 55270 Atakum/Samsun, Türkiye

Uzmanın Adresi

Danışan Yorumları

Uzman hakkındaki yorumlarınızı belirterek başkalarına yardımcı olabilirsiniz.

kaygılarım azaldı (*)(*)(*)(*)(*)
ALİHAN - 8 ay önce

Eylem Hoca ile yaptığımız seanslarda kendi düşüncelerimi ifade ederken o kadar realistik yaklaşımlarla bana yol gösterdiki iş hayatımın üzerimde baskın halde uyguladığı kaygıları aşırı derecede azalttı, çok iyi bir dinleyici ve yardımcı olarak Eylem Hoca ile seanslarıma kesinlikle devam edeceğim. inanıyorum ki tüm bu kaygıların genel hayatımı etkilemeyi bıraktığını göreceğim. Her şey için çok teşekkür ederim...

Artık daha özgür düşünüyorum (*)(*)(*)(*)(*)
Burcu - 9 ay önce

Eylem hoca ile yaptığımız seanslardan sonra kendimi inanılmaz özgür hissettim. Gerçekten insanın tüm kaygısı aklından geçenleri yönetememekten oluyor. O kadar güzel bir süreç sağladı ki bana Eylem hanım, resmen düşüncelerim beni değil ben düşüncelerimi kontrol etmeye başladım. Yeni seansları resmen hevesle bekler oldum. Her şey için teşekkür ederim.

Başlarken çok gergindim (*)(*)(*)(*)(*)
Emre - 9 ay önce

seansa başlamadan önce o kadar gergin ve isteksizdim ki ama Eylem Hanım sağ olsun gerçekten işinin ehli biri. Hiç bir yargılama hissetmeden o kadar rahat konuştum ki harika bir dinleyici ve çok güzel tavsiyeleri oldu bana ve tüm bunlar bendeki değişimi direk etkiledi, daha birlikte nice seanslara.

Toplam 7 yorum.

Uzmanın Cevapladığı Sorular

bilgi edinme

KullanıcıE... P... - 19 gün önce
doktor hanım öncelikle iyi akşamlar dilerim. bir psikolog ile konuşmam tavsiye edildi ama şöyle bir sorunum var, bu tür şeylere çok inanan biri değilim ve başıma gelen her şeyin yani sorunlarımın ilahi takdir olduğuna inanan biriyim. doğal olarak inancımdan vazgeçemem ama tavsiye eden insanlarıda kıramam. bu durumda acaba randevu almam mı doğru olur yoksa inancıma güvenip her şeye ilahi takdir demem mi doğru olur karasız kaldım. bende bunu size sormak istedim cevabınıza göre karar vereceğim. rahatsız ettiğim için özür dilerim iyi çalışmalar dilerim

Delirme korkusu

KullanıcıT.T - 29 gün önce
Merhaba 21 yaşındayım bende gecen senede delirme korkusu olmustu bir sey gördum sanıp deliricem sizofren olcam diye iste ya ailemi unutursam ya taniyamazsam diye sonra okula donunce gecmisti çok iyiydim bu sene yine bu aylarda galiba evde kaldigim icin oluyor yine ayni his geldi icime durduk yere ya disari cikinca evimi bulamazsam ya ailemi tanıyamazsam ya sevdiklerimi arkadaslarimi unutursam diye mesela disari ciksam ailemin yanindan ayrılsam sonra geri onlari bulur tanir miyim diye dusunceler geliyor ya niye boyle bir sey olsun ki neymis ailem onlar miymis evim burasi miymis diye yüzlerine ve eve bakmaya basladim yine icine cekti bu his gayet de mutluydum ve bu seferki bu dusunceler ozellikle ailem onlar miydi ya tanıyamazsam gibi dusunceler beni ya bu sefer cidden delirmeye basladiysam diye dusundurdu cunku bana gore bir insan nasil ailesine karsi boyle hisseder ki bunlar kaygi midır yoksa deliryor muyum diye korktum delirmek böyle mi oluyor cevaplarsanız çok sevinirim çok korkuyorum delirip her şeyi herkesi unutucam diye

kendim

KullanıcıS... S... - 36 gün önce
Merhabalar, mental olarak iyilesen birisi Duygylarini bastirmadigi halde bazi olaylari hatirlamiyorsa duygylari bastirdigi icin midir ? yoksa sadece bu sebeb degl mi yani herseyin bunla alakasi var mi ?

Toplam 9 soru.