Merhabalar, benim bir diger sorum olacaktida, benim eski sevgilim dedigim gibi rus oldugu icin cok takiyorum, ben Azerbaycanliyim mesela yorumlarda biz ruslar sokakta tanimadigimiza gulumsemeriz diye bir tabir yazmislar, bu otomatik beynimde beni rus olarak algiliyor saniyorum ki oyleysem ruslarin tum ozelliklerini almam lazim ya siyah ya beyaz gibi, bana biraz garip geliyor cunku kim heryerde turkiyede bile kim sokakta aniden gulumserki tanimadigi birine, neden abartiyolar anlamiyorum. ben biri yaklasinca veya servis gulumsemesi yaparim ama sokakta tanimadigima gulumsemesem " beynim otomatik olarak bunu rus gibi kabul ediyor". bu takintidan nasi kurtulabilirm saniyorum ki oyleyimse o zaman hic gulmemem gerek veya insanlar yanlis anlar rus sanarlar.
Uzmanın Cevabı: Merhabalar, burada asıl dikkat çeken şey Rus olmak ya da gülümsemek değil; zihninizin bunu ya hep ya hiç şeklinde yorumlaması ve bunun sizde oluşturduğu baskı gibi görünüyor. Bu durumun size hissettirdiği kaygı ve yanlış anlaşılma düşüncesi üzerine biraz durmak daha anlamlı olabilir. Çünkü mesele çoğu zaman davranıştan çok, o davranışa yüklediğini anlam olabilir. Eğer bu düşünceler sizi zorlamaya başladıysa, bunu bir uzman eşliğinde ele almak oldukça rahatlatıcı olabilir. İsterseniz bu süreci birlikte, size hissettirdikleri ve düşündürdükleri üzerinden çalışabiliriz. İyi geceler dilerim.
Merhabalar, benim bir diger sorum olacaktida, benim eski sevgilim dedigim gibi rus oldugu icin cok takiyorum, ben Azerbaycanliyim mesela yorumlarda biz ruslar sokakta tanimadigimiza gulumsemeriz diye bir tabir yazmislar, bu otomatik beynimde beni rus olarak algiliyor saniyorum ki oyleysem ruslarin tum ozelliklerini almam lazim ya siyah ya beyaz gibi, bana biraz garip geliyor cunku kim heryerde turkiyede bile kim sokakta aniden gulumserki tanimadigi birine, neden abartiyolar anlamiyorum. ben biri yaklasinca veya servis gulumsemesi yaparim ama sokakta tanimadigima gulumsemesem " beynim otomatik olarak bunu rus gibi kabul ediyor". bu takintidan nasi kurtulabilirm saniyorum ki oyleyimse o zaman hic gulmemem gerek veya insanlar yanlis anlar rus sanarlar.
Uzmanın Cevabı: Merhaba, öncelikle bu düşüncenin hangi durumlarda ortaya çıktığını ve sizi ne ölçüde zorladığını anlamak önemli bir başlangıç olur. Anlattığınız durum, yalnızca bir kültürel özellik meselesinden ziyade, zihninizin belirli bir kimliği net ve tutarlı hale getirme çabasıyla ilişkili görünüyor.
Bazen zihin, belirsizlikle baş etmekte zorlandığında, kendine daha katı ve keskin kurallar koyabilir. Bu da “eğer böyleysem, o zaman tamamen böyle davranmalıyım” gibi siyah-beyaz bir düşünceye yol açabilir. Oysa kimlik dediğimiz şey, tek bir kategoriye indirgenemeyecek kadar çok katmanlı ve esnektir.
Bu noktada, eski ilişkinizin sizde bıraktığı izler ve o kişiyle kurduğunuz bağın, kendilik algınız üzerinde nasıl bir etkisi olduğu da anlamlı olabilir. Bazen önemli ilişkiler sonrası, o kişiye ait bazı özellikler zihinde daha fazla yer kaplayabilir ve bu da “ben kimim?” sorusunu daha hassas hale getirebilir.
Bu süreçte; bu düşüncelerin ne zaman yoğunlaştığı, hangi duygularla birlikte geldiği ve sizin için “nasıl olmalıyım” sorusunun neyi temsil ettiği üzerinde çalışmak faydalı olacaktır.
Bu tür zorlayıcı ve tekrar eden düşüncelerle çalışmak mümkündür. Bu nedenle, bu alanda çalışan bir uzmandan destek almanız süreci daha sağlıklı şekilde anlamlandırmanıza yardımcı olabilir.
Merhabalar, benim bir diger sorum olacaktida, benim eski sevgilim dedigim gibi rus oldugu icin cok takiyorum, ben Azerbaycanliyim mesela yorumlarda biz ruslar sokakta tanimadigimiza gulumsemeriz diye bir tabir yazmislar, bu otomatik beynimde beni rus olarak algiliyor saniyorum ki oyleysem ruslarin tum ozelliklerini almam lazim ya siyah ya beyaz gibi, bana biraz garip geliyor cunku kim heryerde turkiyede bile kim sokakta aniden gulumserki tanimadigi birine, neden abartiyolar anlamiyorum. ben biri yaklasinca veya servis gulumsemesi yaparim ama sokakta tanimadigima gulumsemesem " beynim otomatik olarak bunu rus gibi kabul ediyor". bu takintidan nasi kurtulabilirm saniyorum ki oyleyimse o zaman hic gulmemem gerek veya insanlar yanlis anlar rus sanarlar.
Uzmanın Cevabı: Sokakta tanımadığın birine durup dururken gülümsememek, aslında sadece bir kültüre ait bir özellik değil; dünyanın pek çok yerinde bireylerin kendi kişisel alanlarını ve sınırlarını koruma biçimidir. Zihninin 'Eğer bir özelliğim onlara benziyorsa, tüm özelliklerim onlara benzemeli' şeklindeki siyah-beyaz düşünce kalıbı, seni kendi özgün kimliğinden ve doğal halinden uzaklaştırıyor olabilir.
Her davranışını veya yüz ifadeni bir 'Rusluk kanıtı' gibi incelemek, kendini sürekli bir etnik kimlik terazisinde tartmak seni zihinsel olarak çok yoruyor olmalı. Bu durumun yarattığı yoğun kaygı ve 'yanlış anlaşılma' korkusu, günlük hayatındaki huzurunu gölgelemeye başladıysa; bu saplantılı düşünce döngülerini bir uzmanla çalışmak senin için çok özgürleştirici olabilir.
Zihnindeki bu 'ya hep ya hiç' mekanizması ve sürekli kendini denetleme ihtiyacı, bir terapi sürecinde ele alınarak esnetilebilir. Hatta bu düşüncelerin yarattığı yoğun baskıyı ve takıntı halini dindirmek için bir psikiyatri uzmanından destek almak, zihnindeki o 'açık sekmeleri' yavaşlatmana ve sürece daha sakin bir pencereden bakmana yardımcı olabilir. Kendi biricikliğini ve sınırlarını bir 'etiket' korkusu olmadan yaşamak, profesyonel bir destekle çok daha mümkün olacaktır.
Merhaba, bir süredir karar veremekte zorlandığım bir süreç var. 3 yıldır nişanlıyız, nişanlımla henüz bir işe giremedik. Ama nişanlılık sürecimizde uzuyor. Nişanlımla evlenince oturacagımız bir ev var, esyalarıda hazır olduktan sonra artık beklemeyelim diyor. İşe girmeyi bekledikçe zamanımız kısıtlanıyor, cocuk ıstersek cocuk ıcın yasımız ileriliyor 30 dan sonra. İş bulamasakta esyalar hazır olur olmaz evlenelım dıyor. Babasının biz evlendıkten sonra maddi destek verecegını soyluyor. düşüncesini mantıklı bulsamda babasının bızım market gıderlerımızı vermesı vıle bana rahatszı edıcı gelecegını soyledim. Evlendıkten sonra iş buluruz en azından yanyana oluruz dedi sımdıde giderlerimiz oluyor sonucta evlenınce bırsey degısmeyecek dedi. işe girip evlendıkten sonrada işten cıkabılırız dedı garantısı yok diye. Benim ıcınde en az bırımızın ıste olmasının gerektıgını dusunuyorum. zaten oturacagımız ev aılesıne yakın bırde onlardan para alıyor olmak rahatsız edıcı gelıyor. Ama bu düsüşncem normal mı yoksa gercekten sırf ıs ıcın evlılıgı ertelememek mi lazım bilmiyorum?
Uzmanın Cevabı: Merhaba Sayın Danışan ;
Evlilik hayatın en önemli kararlarından biridir. Bu kararı vermeden önce partnerlerin birbiri ile evliliğe dair beklentilerini , evliliğe yüklediği anlamları açık ve net bir şekilde karşılıklı konuşmaları sağlıklı ve önerdiğimiz bir konudur. Çiftlerin işte çalışmaması evlendikten sonra maddi problemlere yol açabilir bu da ilişkiye olumsuz yansıyabilir. Fakat kesinlikle sorunlar olacağını bilemeyiz deneyimleyerek bazı şeyleri yaşamak durumundayız. Fakat sağlıklı kararlar almak mantığa uygun hareket etmek kesinlikle romantik ilişkiyi de koruyan bir faktördür. Diler iseniz bu kafa karışıklığı ve fikir alma ihtiyacınızda size seve seve profesyonel anlamda destek olmak isterim. Zaten evlenmeden önce kişilerin psikolog görüşmesi yapması son derece önemli bir konudur. Ertelemeden görüşme yapabiliriz. Profilimde yer alan randevu oluştur kısmından seçeneklere bakabilirsiniz. Görüşmek dileği ile.
Sevgiler.
Merhaba, bir süredir karar veremekte zorlandığım bir süreç var. 3 yıldır nişanlıyız, nişanlımla henüz bir işe giremedik. Ama nişanlılık sürecimizde uzuyor. Nişanlımla evlenince oturacagımız bir ev var, esyalarıda hazır olduktan sonra artık beklemeyelim diyor. İşe girmeyi bekledikçe zamanımız kısıtlanıyor, cocuk ıstersek cocuk ıcın yasımız ileriliyor 30 dan sonra. İş bulamasakta esyalar hazır olur olmaz evlenelım dıyor. Babasının biz evlendıkten sonra maddi destek verecegını soyluyor. düşüncesini mantıklı bulsamda babasının bızım market gıderlerımızı vermesı vıle bana rahatszı edıcı gelecegını soyledim. Evlendıkten sonra iş buluruz en azından yanyana oluruz dedi sımdıde giderlerimiz oluyor sonucta evlenınce bırsey degısmeyecek dedi. işe girip evlendıkten sonrada işten cıkabılırız dedı garantısı yok diye. Benim ıcınde en az bırımızın ıste olmasının gerektıgını dusunuyorum. zaten oturacagımız ev aılesıne yakın bırde onlardan para alıyor olmak rahatsız edıcı gelıyor. Ama bu düsüşncem normal mı yoksa gercekten sırf ıs ıcın evlılıgı ertelememek mi lazım bilmiyorum?
Uzmanın Cevabı: Merhabalar, psikologlar doğrudan o ya da bunu yapın diyemez mesleki etik değerlere aykırıdır. Ancak seans aldığınızda sizi dinleyip kafa karışıklığınızı gidermeniz konusunda yardımcı olabilirim. Sizi detaylı dinlemeden bir şey söylemek yanlış olur
Merhabalar nişanlım 6 aydır kaygı problemi yaşıyor yalnız kalmaktan endişeleniyor yaşadığımız yerler birbirine uzak her gün iş çıkışı yanına gitmek durumunda kalıyorum ama bu doğru bir davranış mı yalnız bırakmalı mıyım bırakmamalı mıyım
Uzmanın Cevabı: Merhaba,muhtemelen erken dönem ayrılık yaşantılarından kaynaklanan bastırılmış öfke veya bağımlılık dürtüsünü tetikliyor. Her gün iş çıkışı yanına gitmeniz, onun kaçınma savunmasını pekiştirerek anksiyetenin kronikleşmesine dolaylı katkı sağlıyor olabilir. Psikolog olarak da belirtmeliyim ki bu davranış “doğru” ya da “yanlış” değil, terapötik açıdan “etkisiz”dir; çünkü anksiyeteyi yatıştırmak yerine, nişanlıınızın kendi başına tolerans geliştirme fırsatını engelliyor. Online psikoterapi, nişanlıınızın yaşadığı yalnız kalma kaygısı için oldukça uygun bir yöntemdir. Coğrafi uzaklık nedeniyle zaten zorlanan ilişkinizde, evinden çıkmadan haftalık seanslara katılabilmesi anksiyete döngüsünü kırmasını kolaylaştırır. Kısa süreli dinamik terapi , online platforma yüz yüze terapiyle eşdeğer etkinlik gösterir. Terapistin basınç teknikleri ekran üzerinden uygulanabilir ve nişanlıınız kendi güvenli alanında kaygısıyla yüzleşmeyi öğrenebilir. Bu sayede hem zaman hem maddi yük azalır, terapötik ittifak daha hızlı kurulur.
Online seanslar sayesinde nişanlıınız bağımlılık döngüsünü kırarken siz de iş rutininize dönebilir ve sürekli “kurtarıcı” rolünden kurtulabilirsiniz. Bu yaklaşım uzun vadede daha sağlıklı bir ilişki temeli oluşturur. 6 aydır süren bu durum kendiliğinden düzelme eğiliminde değildir; bugün bir uzmana başvurmanızı ve online dinamik psikoterapi sürecini başlatmanızı şiddetle öneririm.
Saygılarımla..
İnsanlara duygularımı anlatmakta zorlanıyorum, çoğu zaman içime atıyorum bu yüzden anlaşılmadığımı ve ciddiye alınmadığımı hissediyorum ve bu durum bende panik atak benzeri belirtiler (nefes darlığı kalp çarpıntısı) tetikliyor bu içe atma ve ifade edememe sorununu nasıl aşabilirim ve panik belirtilerini nasıl kontrol altına alabilirim veya en azından konuşmayı becerememe rağmen kırıldığımı ve alındığımı nasıl belli edebilirim kendi içimi dökücek birini nasıl bulabilirim ailemle aramı nasıl düzeltebilirim aklımda birsürü soru var ne yapsam bilmiyorum sadece kırıldım ve üzüldüm dün doğum günümdü ve sanal üzerinden tanıdıklarım dışı kimse kutlamadı annem bile hatta abim hatırlatmasa babam bile kutlamicaktı herkes en büyük dert kendinde sanıyo ve kendi derdine çözüm arıyo ben olabildiğince arkadaşlarıma yardımcı oluyorum ama işin sonunda kullanılıyorum arkadaşlarımı kendimden daha ön planda tutuyorum hatta geçen aylarda eski sevgilimi gidip en yakın arkadaşıma ayarlamıştım onların konuşması canımı acıtıyodu ama arkadaşım mutlu olsun diye herşeyi yapıyodum ve bilmiyoeum içim hep rahatsız sanki öldürülcekmiş gibi hissediyorum hep korkuyorum arka planda kalıyorum ve sanki dikkate alınmıyor gibi hissediyorum
Uzmanın Cevabı: Merhaba, söyledikleriniz çok derin bir yalnızlık ve anlaşılmama hissine işaret ediyor; bu duyguların bu kadar yoğun olması sizin zayıf olduğunuz anlamına değil, uzun süredir kendinizi ifade edemediğiniz için birikmiş olduğuna işaret eder. Duygularınızı içinizde tutmanız aslında bir tercih değil, büyük ihtimalle zamanla öğrendiğiniz bir korunma biçimi; fakat ifade edilemeyen her duygu bedende kalır ve bir süre sonra nefes darlığı, kalp çarpıntısı gibi panik benzeri belirtilerle kendini dışa vurur. Yani yaşadığınız panik aslında “artık beni fark et” diyen bastırılmış duygularınızın bir yansımasıdır.
İfade etmekte zorlanıyor olsanız bile bunu küçük ve dolaylı yollarla başlatabilirsiniz; duygularınızı uzun uzun anlatmak zorunda değilsiniz, bazen sadece “kırıldım”, “bu hoşuma gitmedi” gibi kısa ve net cümleler kurmak yeterlidir. Bunu yüz yüze söylemek zor geliyorsa önce yazmayı deneyebilirsiniz; mesaj atmak, not almak ya da kendinize yazmak bile duygunun içeride sıkışmasını azaltır. Önemli olan mükemmel anlatmak değil, hiç anlatmamaktan bir adım öne geçmektir.
Panik belirtileri geldiğinde ise bunun tehlikeli olmadığını bilmeniz çok önemlidir; o an bedeniniz sadece alarm veriyor. Nefesinize odaklanarak, özellikle nefesi yavaş vererek bedeninize “güvendeyim” mesajı gönderebilirsiniz. Aynı anda bulunduğunuz ortamdaki üç şeyi saymak, yere basan ayaklarınızı hissetmek gibi küçük farkındalıklar da zihninizi o korku döngüsünden çıkarır. Panik geldiğinde onunla savaşmak yerine bir dalga gibi gelip geçmesine izin vermek, zamanla şiddetini azaltacaktır.
İlişkiler kısmında ise sizi en çok yoran şeyin kendinizi sürekli geri plana koymanız olduğu çok açık; başkalarını mutlu etmek için kendi duygularınızdan vazgeçtiğinizde, dışarıdan güçlü görünseniz bile içeride ciddi bir boşluk ve değersizlik hissi oluşur. Eski sevgilinizi arkadaşınıza ayarlamanız gibi örnekler, aslında kendi ihtiyacınızı yok saydığınızı gösteriyor. Sağlıklı ilişkilerde fedakârlık tek taraflı olmaz; sizin de görülmeye, önemsenmeye ve korunmaya ihtiyacınız var. Bunu fark etmek ve küçük küçük sınırlar koymaya başlamak çok kıymetli bir adım olacaktır.
Ailenizle ilgili yaşadığınız hayal kırıklığı da çok anlaşılır; doğum gününüzün hatırlanmaması sadece bir tarih meselesi değil, “ben önemli miyim?” duygusuna dokunan bir durumdur. Bunu içinizde tutmak yerine, çok büyük bir konuşma yapmak zorunda kalmadan “dün benim için önemliydi ve hatırlanmamak beni üzdü” gibi bir cümle kurmanız hem sizi rahatlatır hem de karşı tarafın farkındalığını artırır. İnsanlar bazen gerçekten fark etmez ama siz söylemediğinizde hiç öğrenemezler.
“Kendi içimi dökecek birini nasıl bulurum?” sorunuzun cevabı ise önce kendinize alan açmaktan geçer; kendinizi hiç ifade etmediğinizde kimse sizi gerçekten tanıyamaz. Güvenilir bir arkadaş, bir terapist ya da küçük bir destek çevresi zamanla oluşur ama bunun başlangıcı sizin biraz daha görünür olmanızdır. Şu an hissettiğiniz “arka planda kalıyorum, dikkate alınmıyorum” duygusu çok gerçek ama değiştirilebilir bir süreçtir. Küçük adımlar attıkça hem bedeninizin sakinleştiğini hem de ilişkilerinizde daha çok yer kapladığınızı fark edeceksiniz.
Merhabalar, benim eski erkek arkadasim Rustu, ve ayrildiktan sonra ben Rus travma kaldim bazi videolar cikiyor onume yabanci bir erkek rusyaya gidince ordaki kizlar bana gulumsemedi diye yorum okumustum ve rus kadinda biz yabancilara gulumsemeiz diye bir etiket yapistirmisdi, halubiki bizim kulturede kadinlar erkege gulumsemez ve ben gulumsemsem erkege otomatik aklima rus etiketi gelyor kendimi sanki oyle hissediyorum gibi, arkadaslarim yabanci erkeklerde aynisni turk kizlara derler bu kadar dert etme kendin gibi ol gulumsemek ulkeyle alakali yok diyor kimisi onlar cok flortoz guleruyuz der kimisi kulturle yapistirir der, yani belki ben mesela davetkar olarak tanimlamamak icin gulumsemem ama sanki bu rusyanin kulturu gibi sadece tanimlaniyor ama surekli oyle videolar cikiyor karsima nasi bunu kafadan atabilirim bu dusunce cok geliyor kafama ne yazikki, ilaclarlada takintimi bitirmek istemiyorum, korkuyorum cunku.
Uzmanın Cevabı: Merhaba, güveniniz için teşekkür ederim öncelikle 🙏🏻 Rus olarak etiketlenmenin sizin için anlamını merak ediyorum. Rusluk ve Ruslukla ilgili etiketlerin sizin kişisel, kültürel ve belki de politik hikayenizde nasıl bir yeri olabilir? Sahip olduğu bu özel anlam da sizin için önemli olan nelere işaret ediyor olabilir? Belki de ilk önce bunlara bakmakla başlayabiliriz. 🍀 Takıntıdan kurtulma konusuna gelince de ne yazık ki bunun bir formülü yok. Bu takıntılı düşüncelerin sizin hayatınızdaki işlevini keşfettikten sonra çeşitli müdahalelerle hayatınızdaki etkilerini azaltmak, yerine sizin için daha uygun olan eylemleri koymak amaçlanabilir. Bunun için de özellikle Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) ekolü ile de çalışan bir uzmanla görüşmeyi düşünebilirsiniz. Saygı ve sevgilerimle. 💌
Merhabalar, benim eski erkek arkadasim Rustu, ve ayrildiktan sonra ben Rus travma kaldim bazi videolar cikiyor onume yabanci bir erkek rusyaya gidince ordaki kizlar bana gulumsemedi diye yorum okumustum ve rus kadinda biz yabancilara gulumsemeiz diye bir etiket yapistirmisdi, halubiki bizim kulturede kadinlar erkege gulumsemez ve ben gulumsemsem erkege otomatik aklima rus etiketi gelyor kendimi sanki oyle hissediyorum gibi, arkadaslarim yabanci erkeklerde aynisni turk kizlara derler bu kadar dert etme kendin gibi ol gulumsemek ulkeyle alakali yok diyor kimisi onlar cok flortoz guleruyuz der kimisi kulturle yapistirir der, yani belki ben mesela davetkar olarak tanimlamamak icin gulumsemem ama sanki bu rusyanin kulturu gibi sadece tanimlaniyor ama surekli oyle videolar cikiyor karsima nasi bunu kafadan atabilirim bu dusunce cok geliyor kafama ne yazikki, ilaclarlada takintimi bitirmek istemiyorum, korkuyorum cunku.
Uzmanın Cevabı: Merhaba Sayın danışan ;
İsminiz belli olmasın diye bu şekilde başlamak istedim. Öncelikle kültürel farklılıklar , toplum yapısı , cinsiyete atfedilen toplumsal anlamlar ve roller tabiki insanların bakış açılarını ve yaşam tarzlarını etkiliyor. Ancak bir şeyi sürekli düşünmeye başlamak , bunu engelleyememek ve bunun sizi öznel olarak rahatsız etmeye başlaması durumunda burada artık baş edemediğiniz düşünceler içerisinde olduğunuz ortaya çıkıyor. (Genelde mantıktan uzak sağlıksız düşünceler olur ).
Böyle durumlarda hemen psikiyatrik-(psikiyatri ) bir müdahale ( ilaç ) olmadan önce mutlaka ilk yapılması gereken kişinin bir psikologla görüşüp, konuşarak ilerlemesi uygun olacaktır size bunu belirtmek isterim. Zaten psikolog gerek duyarsa sizinle birlikte bir yol haritası çizecek ve gerektiğinde psikiyatriste yönlendirme yapacaktır. Konuşma terapisi ile başlayabilirsiniz.
Diler iseniz bende seve seve size destek olmak isterim. Soru sormuş iken ertelemeden rahatsız olduğunuz düşünceler kronik hale gelip şiddetini arttırmadan profesyonel yardım ile süreci daha sağlıklı yönetme becerisi kazanabilirsiniz. Umarım görüşme sağlarız. Bana seans hakkında endişeniz ve merak ettiğiniz sorular olursa sistem üzerinden veya mail adresimden de sorularınızı yazabilirsiniz cevap veririm.
Seans alıp görüşme yapmak isterseniz sistemde uygun gün ve saatleri görebilirsiniz.
Sevgiler. 🙏
Merhabalar, benim eski erkek arkadasim Rustu, ve ayrildiktan sonra ben Rus travma kaldim bazi videolar cikiyor onume yabanci bir erkek rusyaya gidince ordaki kizlar bana gulumsemedi diye yorum okumustum ve rus kadinda biz yabancilara gulumsemeiz diye bir etiket yapistirmisdi, halubiki bizim kulturede kadinlar erkege gulumsemez ve ben gulumsemsem erkege otomatik aklima rus etiketi gelyor kendimi sanki oyle hissediyorum gibi, arkadaslarim yabanci erkeklerde aynisni turk kizlara derler bu kadar dert etme kendin gibi ol gulumsemek ulkeyle alakali yok diyor kimisi onlar cok flortoz guleruyuz der kimisi kulturle yapistirir der, yani belki ben mesela davetkar olarak tanimlamamak icin gulumsemem ama sanki bu rusyanin kulturu gibi sadece tanimlaniyor ama surekli oyle videolar cikiyor karsima nasi bunu kafadan atabilirim bu dusunce cok geliyor kafama ne yazikki, ilaclarlada takintimi bitirmek istemiyorum, korkuyorum cunku.
Uzmanın Cevabı: Merhabalar, öncelikle şunu söyleyebilirim ki; bir kadının bir erkeğe veya tanımadığı birisine karşı gülümsememesi şahsi bir karar/tercih olabileceği gibi kültürel bir durum da olabilir. Bazen bazı kültürler kadınların erkeklere veya tanımadıkları kişilere gülümsemesini farklı değerlendirebiliyor, farklı etiketlemeler yapılabiliyor. Bu Türkiye'nin farklı bölgelerindeki farklı kültürlerde de böyle değerlendirilebilir veya Rusya veya bambaşka bir ülkenin. Bunun yanında durum kültürel değil de kişisel bir davranışsa bu davranışın altında yatan inançlar devreye girer, bu inançların oluşmasında da aile, kültür, çevresel faktörler gibi birçok etken olabilir.
Bu durum elbette ki sadece Rusya'nın kültürüne özgü bir durum değildir. Rusya'da erkeklere gülümsemeyen kadınlar olduğu gibi gülümseyenler de vardır. Bu durum başka kültürdeki ülkelerde de görülebilir. Videolardaki bu yorum aslında bir genelleme içeriyor. İnsanlar bazen sınırlı gözlemlerden yola çıkarak kültürlere anlam yükleyebiliyor.
Sizin bu konuyu kafanıza takmanız videodaki etiketlemeden ziyade konunun Ruslarla alakalı olması ve bunun sizde eski erkek arkadaşınızla ilgili birtakım anıları veya düşünceleri tetiklemesinden kaynaklanıyor olabilir mi? Yani burada odaklanmamız gereken nokta sizin bu konuyu neden kafanızdan atamadığınız bunun altında yatan asıl sebepler. İlaçlarla ilgili takıntım yazmışsınız, bunu biraz daha açabilir misiniz, neyden korkuyorsunuz?
Bu gibi yineleyen düşüncelerin (bunları takıntı olarakta adlandırabilirsiniz) sizi ne kadar meşgul ettiğini hatta rahatsız da ettiğini anlayabiliyorum. Bu noktada profesyonel destek almak rahatlatıcı olabilir. Düşüncelerimizin altında yatan sebepleri bulmak, ve düşüncelerimizdeki bilişsel hataları bulup bunlardan arındırmak oldukça rahatlatıcı ve sağlıklıdır. Terapiye başlayıp, profesyonel destek almak size iyi gelecektir.
Bu sayfadaki sorular, danışanların Psikolog Merkezi'ndeki uzmanlara sorduğu ve yayımlanmasına hem danışanın hem uzmanın izin verdiği sorulardır. Siz de randevu almadan, ücret ödemeden bir uzmana yazabilirsiniz; ücretsiz psikolog desteği almanın en kolay ilk adımı çoğu kişi için budur.
Ücretsiz soru sormak nasıl işler?
Online psikolog arayışında ilk adım uzmanı seçmektir. Sorunuz bir havuza düşmez; profilleri okuyup yaklaşımını uygun bulduğunuz uzmana doğrudan yazarsınız. Uzman cevapladığında bildirim alırsınız ve aynı başlık altında en fazla 5 mesaj boyunca karşılıklı yazışabilirsiniz.
Sorunuz yayımlanır mı?
Sorunuzu yalnızca yazdığınız uzmana özel tutabilir ya da aynı durumu yaşayanlara faydası olsun diye yayımlanmasına izin verebilirsiniz. İzniniz tek başına yeterli değildir: yayımlanması için uzmanın da onay vermesi gerekir. İkisi birden olmadıkça soru ve cevap bu listede görünmez.
Uzman seçiminden cevabın gelmesine kadar akışın tamamını adım adım görmek isterseniz Nasıl Soru Sorabilirim? sayfasını ziyaret edebilirsiniz.