İçeriğe geç
  1. Soru Sor

4355 sonuç gösteriliyor.

Sürekli hale gelen endişe

Danışan

Merhaba. Ben YKB ve depresyon teşhisiyle tedavi görmekteyim. Kullandığım antidepresan ağlama ataklarını ve çökmüş hissini epey azaltıyor. Fakat ben günün tamamına yakın bir kısmında içten içe hep kaygı halindeyim. Sürekli yapmadığım eksik yaptığım veya yanlış yaptığım bir şey veya bir problem olacakmış hissini yaşıyorum. Bu ilaçlı tedavi ile henüz fayda goremedigim kısım. Bu konuda ne tavsiye edersiniz?

Uzmanın Cevabı: Merhabalar, psikiyatrik ilaçlar özellikle yaygın kaygı bozukluğu gibi teşhislerde semptomatik azalmalar konusunda çok fazda gösterir. Fakat ilaçla eş zamanlı olarak terapi desteği alarak buna asıl sebep olan şeyi çözebilirsiniz. Aksi bir durumda ilacı bıraktığınız zaman aynı durumları yaşama olasılığınız artma ihtimali olur. Özellikle saydığınız bu konularda maalesef ilaçlarda pek etki göstermez ve köklü keşifler gerektirir. Size neyin, hangi yaşanmışlıkların böyle hissettirdiğini önemlidir. Ve bu hislerin altında yatan duygu ve düşünceler, olaylar üzerinden ilerlemek gerekir. Bahsettiğiniz eksik yapmışlık hissi ya da her an problem olacakmış hissi bunlar birer semptom aslında ve neyin sebep olduğunu bilinmeden ne yapmanız gerektiğini de bilemeyiz. Yapmanız gereken şeylerse şu şekilde olmuyo maalesef, bundan sonra böyle yapın bunlar geçicek şeklinde değil de seanslar eşliğinde yavaş yavaş sindirerek bu hislerin altında yatan asıl sıkıntıları bir şekilde çözümlemeye çalışılır.

Detayları Gör

Hayatı Sevemiyorum

Minikkuş

24 yaşındayım üniversite mezunuyum, şu an da herhangi bir işim yok şu an kpss hazırlanıyorum. Hayata dair hayallerim bile var fakat hiç kimseye karşı birşey hissedemiyorum en son sadece biriyle bir ilişkim oldu oda zaten olmadı çirkin biri değilim istersem çok kişiyle birlikte olabilirim etrafımda ben de kat be kat yakışıklı insanlar var ama ben asla birine duygu hissedemiyorum. Dışarı çıkınca insanları gördükçe kaçıyorum. İnsanlar bana samimi gelmiyor. Bazen durup düşünüyorum neden varım ben bu dünyada yani herşey boş geliyor içimde hep anlam veremediğim bir hüzün var. Kendimi sadece anlık mutlu buluyorum, ayrıca çevrem de çoğu kişi evlilik baskısı yapıyor. Ama ben evlenmek istemiyorum. Ne yapabilirim bu durumun sebebi nedir?

Uzmanın Cevabı: Merhabalar, bunlar çok güçlü varoluşsal kaygılar ve genellikle bu kadar derinden hissedilen ve insan ilişkilerini etkilemeye başlayan bu düşünceler, atlında çok daha köklü yaşanmışlıklar barındırır. O yaşanmışlıkların ya da yaşanamayanların keşfini yapamadan ve tüm onların çözümlemeden maalesef bu düşüncelerden sıyrılmak daha da zor olur. Yani size yüzeysel olarak, şunu yapın yada bunu yapın gibi kuracağımız cümleler asıl sorunu çözmeden sizi anlık olarak rahatlatmaktan başka bir şeye yaramayacaktır. İnsanlara karşı neden bu kadar soğudunuz, hayatınızı sorgulama evresine nasıl gelebildiniz ya da içinizde bir türlü geçmeyen bu hüznün kaynağı nedir? Bu sorular cevap aranması gereken ve sizin çözümlemeniz gereken konular aslında.

Detayları Gör

Kendime güvenim kalmadi

Darkdays

Merhaba ben erken yaşta evlendim lise okurken eşimle beraber bir hata yaptık ve bir çocuğumuz oldu tabi bunun sonucunda kendi ailem bana küstü çevremdeki bütün arkadaşlarımı kaybettim sadece eşim ve eşimin ailesi destekcim oldu eşimin ailesi eşimle beni üniversiteyi okuttu ve ben şuan yine ikinci üniversite okuyorum ama eşim kackez kpssye girdi atanmaya çalıştı atanamadi askerliginide yapmadı eşimin ailesiyle beraber yaşıyoruz bundan hiç bir yana sikayetci değilim fakat 6 yıllık evliliğimde eşim üç ay çalıştı üniversite okurken yada kpssye çalışırken hiç bir işe girmedi artık bir evimiz olsun gençliğimiz de yasayamadiklarimizi yaşayalım diyorum ayrı eve çıkmak istiyorum şimdi eşime sordum kararını ver hayatımı kır dedim son kez kpssye caliacam dedi bende tamam yanındayım dedim ama 4 aydır ne eline kitap aldı nede başka birşey sosyal bir hayatım yok tek bir arkadaşım dahi kalmadı eşim arkadaşlarla dışarı cikicam bu akşam dediğinde beynim uyuşuyor agliyasim geliyor gündüz arkadaşlarla son akşam arkadaslarlasin hayatımı karartiyorsun diyorum içimden eşim beni çok seviyor ama hayatımızi kurmak için bir icraatı yok herşey onun elindeyken yapmaması onu suclatiyor ben evin gençliğimi yasayamiyorken gençliğini yaşaması çok zoruma gidiyor.

Uzmanın Cevabı: Merhabalar, planlamadan yapılan evliliklerde çoğu zaman böyle sıkıntılar baş göstermeye başlar. Fakat bizler hep bir yere yetişiyormuş gibi yaşamaya, geç kalmışlık hissiyle yaşamaya çok alışkın varlıklarız. Hayatınızı kurmak için hiç bir zaman geç kalmazsınız. Sanırım hayatınızı kurmanın bütün sorumluluğunu eşinize bırakmışsınız. Fakat bu sorumluluk eşlerin ikisine de aittir. Sadece maddi anlamda demiyorum bunu. Eğer kendinize ait bir hayat istiyorsanız bunu sizden başka kimse yapamaz. İhtiyacınız olan sosyalleşmekse bunu bir şekilde elde etmeniz gerekir. Eğer kendinize ait bir yuva istiyorsanız elinizi taşın altında birlikte koyabilirsiniz. Bunlar çok havada sözler biliyorum ve çoğu zaman dile kolay ama yapması zor olan şeylerdir. Ama bir kez kendi hayatınızın iplerini kendi elinize almayı başarırsanız her şey daha farklı ilerlemeye başlayacaktır. Eşinizle birlikte hayatınıza dair planlar yapıp bunun için kendinize süreler tanımanız gerekir. Sosyal bir hayatınız olmadığı için ya da sizi anlayan kimsenin olmadığını düşündüğünüz için yalnız hissetmeniz kadar doğal bir şey yok. Bu sebeple onun arkadaşlarıyla olması sizi bu kadar rahatsız ediyor olabilir. Ama unutmayın bu sizin sorununuz ve kimse siz bir sorun yaşıyorsunuz diye sizinle birlikte aynı sorunu yaşamak zorunda değil. Bu sorun size aitse bunu çözebilecek olan tek kişi yine sizsiniz.

Detayları Gör

Umutsuzluk

...

Merhabalar. Benim en büyük sorunum umutsuzluk. Yarına dair hiçbir beklentim hiçbir umudum yok.23 yaşındayım ve sanki bugün ölsem gözüm arkada kalmazmış gibi hissediyorum. Sürekli bir hiçlik duygusuyla boğuşuyorum. Bu yaşıma kadar hep bir şeylerle mücadele ettim insanların bana acımaması için hep mutlu ve güçlü rolü yaptım ama sanırım bu beni artık çok yordu. En zor en kötü deneyimleri yaşadığım zamanlarda bile kendime bir hedef koyup o dönemleri atlatmayı, bir şekilde ayağa kalkmayı başardım ama artık bunu yapamayacağımı hissediyorum. Ne zaman bir şeyleri tam yoluna koydum desem her şey birden tepetaklak oluyor sanki. Umut etmek istiyorum, hayal kurmak istiyorum ama bir noktada tıkanıyorum. Sanki bundan sonra her şey olumsuz olacakmış gibi geliyor ve bu histen kurtulamıyorum. Bu nedenle de hayatın devam etmesini istemiyorum. İntihar düşüncem şu anda yok ama yavaş yavaş intihar edenlerle empati kurabilmeye başladım bu da beni biraz korkutuyor. Bir uzmandan destek almak da istiyorum ama maddi imkansızlıklar el vermiyor. Sürekli birilerini düşünmekten, sürekli her şeyi tek başıma halletmeye çalışmaktan çok yoruldum ve artık halledemeyeceğimi hissediyorum... Hayatımda hiç sevilmedim (romantik birliktelikten bahsediyorum) ve sanki hiçbir zaman beni kimse sevemezmiş gibi hissediyorum. Kimse beni sevmese de en azından ben birine aşık olayım diyorum onu da yapamıyorum. Mesleğimi pandemiden önce severek okuyordum ama şimdi o da bir zorunluluk gibi geliyor ve iyi noktalara geleceğime inancım yok. Ve sanırım artık isteğim de yok. Tüm travmalarımı mizaha çeviriyorum. Sürekli her şeyle dalga geçmezsem kafayı yiyecekmişim gibi geliyor. Düşünmek zorunda olduğum her şey bir yandan bir kambur gibi sırtımda ama bir yandan da bu hayattaki savaşım bitmiş gibi hissediyorum. Beklediğim, istediğim hiçbir şey kalmamış gibi... Herkesin bir hikayesi varmış da ben sadece o hikayeleri dinleyip yorum yapmaya gelmişim gibi... Bir tiyatro sahnesi olan bu hayatta benim rolüm sadece arkadan geçmekmiş gibi... Kendi hikayemin başrolü olamamışım ve olamayacakmışım gibi... Artık İstediğim en küçük şeyler bile olmayınca (örneğin istediğim tatlıyı yiyememek gibi saçma sapan şeyler) aşırı modum düşüyor ve etrafımdaki insanların enerjisini düşürdüğüme inandığım için de sürekli rol yapmak zorunda hissediyorum. Ve bu rol yapma halinin de beni çok yorduğunu düşünüyorum. Tüm bu hislerin nedenini bulmaya ve o nedeni ortadan kaldırmaya çalışıyorum ama bir türlü o nedene ulaşamıyorum. Sürekli bu hislerin içinde boğuluyorum ve çıkmaya çalıştıkça daha da dibe batıyormuşum gibi hissediyorum. Biraz umut edebilmeyi, yarını bekleyebilmeyi, uyandığımda tekrar uyumak istememeyi istiyorum... Ne yapacağımı bilemiyorum...

Uzmanın Cevabı: Merhaba🌝 Umut dediğimiz şey dört harften oluşan kısa bir sözcük olmasına rağmen içinde çok büyük anlamlar saklayan sihirli kelime. Umut birçok kişinin yaşama sıkı sıkı sarılmasına sebep olan duygudur. Umut sayesinde hayat yolunda geleceğe dair adımlar atarız, planlar yaparız ve umutlarımız gerçekleştiği takdirde mutlu oluruz. Yaşama güdümüz umut ile aynı doğrultuda ilerler, insanın umudu ne kadar güçlü ise yaşama sıkı sıkı sarılma olasılığı da fazla olur. Tam tersi durumlarda yani umutsuzluk baş gösterdiği zamanlarda geleceğe dair olumsuz beklentiler görülür. Tıpkı sizinde belirtmiş olduğunuz gibi .Olumsuz beklentilerle birlikte kişi hayattan tat alamaz, yaşama sevinci kalmaz ve kendini hayattan soyutlar. Kısa süreli yaşandığında normal karşılanan bu duygu uzun süreli yaşanırsa çeşitli ruhsal problemlere yol açabilir. Ve bazı nedenleri vardır mesela Çeşitli etkenlere bağlı olarak bireyin etkinliklerinin uzun süre kısıtlanması ve bunun sonucunda ortaya çıkan yalnızlık, Beden sağlığının kötüleşmesi, Uzun süreli stres, Kendini bırakmak, Soyut değerlere inancı kaybetmek gibi bunun gibi nedenler ise bazı belirtileri oluşturmaktadır Kötümser içerikli konuşmalar, dilde olumsuz ifadeler,Edilgenlik, konuşmada azalma, Duyguların ifadesinin azalması,İnisiyatif kullanma eksikliği,Dış uyaranlara karşı tepkilerin azalması,Kendisiyle konuşan kişiye ilgisizlik,Umursamaz ve aldırmaz tavırlar,İştahta azalma, Uyku saatlerinde azalma ya da artma, Kişisel bakımına özen göstermeme, Sosyal ortamlardan kaçınma Umutsuz olduğumuzda kendimizi sürekli gelecek hakkında endişelenirken buluruz. Doğru olan ise, sadece içinde bulunduğumuz güne odaklanmaktır. Uyandığınızda bugüne odaklanıp ve kendinize iyileşmek için “bugün” ne yapabileceğinizi sormamız lazım.Yarın yeni bir gün olacak, bunu hiçbir zaman unutmayın. Emin olun, şu an yaşadığınız tecrübe her ne ise, dışarıda bir yerlerde sizinle aynı şeyleri yaşayan birileri var. Dünyanın tüm problemlerini tek başınıza sırtlamak zorunda değilsiniz. Eğer üzüntülerinizi, öfkenizi, hayatınızda ve çevrenizde yanlış gidenleri sürekli düşünürseniz, bunlar sizin gerçekliğiniz haline gelir. Zihninizden başlamalıyız. Düşünceleriniz belki bir günde değişmeyecek, ancak onları bugün kontrol etmeye başlayabiliriz.Bütün bunlar bir süreci kapsamaktadır ve kolay olmayabilir elbette ama bir yerden başlamak kendiniz için bir adım atabilmek her şeyi değiştirebilir. Bir uzman yardımı almanız elbette kendi imkanlarınız dahilinde sizin için bir kapı aralayacaktır. İyi günler diliyorum ✨

Detayları Gör

Hiçbir şeyi başaramadım

GülEndam

Mrb, ben 40 yaşında bekar bir bayanım. Ne evlenebildim ne de sürekli düzgün bir iş bulabildim. Eğitim duzeyim iyi bir bayanım, yüksek lisans mezunuyum onlarca sertifikam var lakin hiçbir zaman kendimi başarılı göremiyorum, hangi işe basvursam elim boş dönüyorum bu durum da bende doğal olarak kaygı ve hayattan daha da kopma boyutuna getiriyor. Kendimi değersiz ve başarısız hissediyorum. Ne yapmalıyım?

Uzmanın Cevabı: Merhabalar 🌻bazen kendimizi şu kalıplaşmış cümlelerin içinde buluruz ve sürekli kendimizi sorgulamamızı sağlar.Önemsizim, işe yaramazım ,yaşama dair amaçım yok ,çaresiz ve umutsuzum ,yaşama sunacak değerli hiçbir şeyim yok.Bütün bunlar kafamızın içinde dolaşmaya başladığında öz-değerimiz zedelenmiş olabiliyor. Değersizlik, kişinin kendisini önemsiz veya amacı yokmuş gibi hissetmesine neden olabilecek bir duygudur ve duygusal sağlığında oldukça olumsuz etkilere sebep olabilir. Öz-değer, kendimize ne kadar değer verdiğimize dair bir inançtır ve özsaygı ile çok yakından ilişkilidir. Çünkü özsaygı, kendimizi nasıl gördüğümüzün, nasıl algıladığımızın ve ne şekilde değerlendirdiğimizin hayatımıza yansımasıdır. Yani, içsel olarak değersiz hissediyorsanız, yalnızca özsaygınızı geliştirmek yeterli olamayacaktır.Bunun altına yatan sebepleri öncelikle bulmak gerekir örneğin çocukluk döneminde aileden gelen eleştirici yetiştirme tarzı ya da mükemmelliyetçilik ve daha pek çok sebebi olabilir kaynağına ulaşmadan hikayenizi bilmeden yüzeysel şekilde söylüyorum bunları ayrıca bu durum ilişkilerinize de yansıyabilir ve İlişkilerde uzaklığı oluşturabilir ve aynı şekilde sizinde uzaklaşmanıza sebep olabilir . Özellikle işler istediğiniz gibi gitmediğinde, büyük resme çok fazla odaklanmak, kendinizi çok küçük hissetmenize neden olabilir. Herkes hata yapar. Mükemmellik için çabalamak ve kendinizi başkalarıyla karşılaştırmak yerine, ne kadar benzersiz olduğunuza odaklanmayı seçmeliyiz. Başarısızlık şeması, mutlak anlamda başarısız olduğunuza dair içsel bir inanç taşıdığınız yapıdır. Başarısızlık şemasına sahipseniz, kariyer, para, statü, eğitim gibi alanlarda başkalarına oranla başarısız olduğunuza ve bundan sonra da başarısız olacağınıza dair içsel bir inanç taşırsınız. Kendinizi başkalarıyla karşılaştırdığınızda diğerlerinden daha az başarılı ya da doğal olarak başarıya ulaşma yoksunu olarak algılarsınız. Burada söz konusu olan gerçek bir başarısızlık olabileceği gibi, gerçek başarılarınıza rağmen kendinizi başarısız olarak algılamak da olabilir. Yani bütün bunlar aslında kendinizin otomatik düşüncelerini oluşturmaktadır . İyi akşamlar diliyorum ✨

Detayları Gör

Gün içinde modum hep değişiyor

Lily

mutluyken birden aglayasim geliyor kendimi yalnız hissediyorum arkadaşlarım olmasına rağmen. Kendimi değersiz biri gibi hissediyorum tabi bunu dışarı asla yansitmamaya çalışıyorum insanların bana acimasindan hayatta hoşlanmam kendimi zavalli hissetmek istemediğim için. Kimse beni sevmiyormus gibi hissediyorum elimden geldiğince cevremdekilerin sorunlarını dinleyip yardımcı olsamda kimse bana yardımcı olmuyor bunun sebebi benim dışarıya yansitmamamda olabilir tabii ki ama bilmiyorum her ne kadar güçlü durmaya çalışsam da günün sonunda yalnız kaldigimda üzülüyorum . Son bı kaç ayda intihar ve ölümü düşünüyorum ondan öncesinde asla düşünmezdim . Bazen ağlama isteğiyle dolup taşıyorum şuan olduğu gibi sağladıktan sonra ya hiç birşey düşünmeden boş bir kutu gibi hissediyorum ya da çok fazla sinirli oluyorum gün içinde de sinirleniyorum bazen sinirden karnım ağrıyor .birine sarılıp hıçkıra hıçkıra ağlarsam sorunumun geçeceğine inanıyorum ama öyle biri yok maalesef. Ne yaparsam yapayım bu şeyi gecirtemiyorum sizce ne yapmalıyım lütfen söyleyin

Uzmanın Cevabı: Merhabalar, değersizlik hissi çok yoğun ve köklü bir hisdir. Anlaşılan bu durumla uzun bir zamandır mücadele etmeye çalışıyorsunuz ve bu sizi oldukça yormuş. İntihar ve ölüm düşünceleri oluşmaya başlamış. Belki de daha da beklemeden bir terapi sürecine başlamanız gerekiyordur. Neden böyle hissetiğinizi anlamladırmanız gerekiyordur. Eğer ki kendimizi değersiz hissedersek, değer gördüğümüz yerde bile kaçmaya başlarız. Çünkü bu duyguya alışık değilizdir. Etrafınızdaki insanların sizi sevdiğini, değer verdiğini anlamanız, hissetmeniz için öncelikle siz kendinizi sevmeli ve kendinize değer vermelisiniz. Şimdiye kadar bunu pek yapamamış bir insan için bunun olması biraz zaman alabilir ama olduktan sonra hayata inanın farklı bakmaya başlarsınız. Etrafınız ne kadar kalabalık olursa olsun eğer ki sizi anlayabilen, anlatabileceğiniz tek bir insanın dahi olmadığını düşünüyorsanız bu yalnızlık hissi kaçınılmazdır. Gerçekten anlatmaya ve anlaşılmaya ihtiyacınız var. Sizi iyi edecek kişi bir başkası değil yine sizsiniz. Ağlamak ve rahatlamak için illaki başka birine sarılmanıza gerek yok. Kendi kendinize yetebilmeyi öğrenmelisiniz. Bunlar çok havada ve kalıp cümleler ve tek başına hayata geçirilmesi zor cümleler biliyorum. Fakat bizler işte tam da bunun için burdayız.

Detayları Gör

Mastürbasyonu bırakamıyorım

Vaveyla

Merhaba , ben 20 yaşında bir kızım. Yaklaşık 5-6 yaşlarında başladığım sürtünerek olan çocukluk mastürbasyonunu bir türlü birakamıyorum. Nasıl bırakabilirim?

Uzmanın Cevabı: Şöyle ki mastürbasyon cinsellik açısından psikolojik ve fiziksel olarak rahatlatıcı bir eylemdir araştırmalara göre. Stres seviyesi, cinselliğe olan açlık gibi hislerde düşüş, bağışıklık sistemi ve kadınlarda özelliklerde vajinal kasların gelişmesinde yükseliş göstermektedir. Tıbbi açıdan bakıldığında da sağlıklı bir eylem olduğu söylenebilir. Ancak bağımlılık gibi bir sorun yaşanıyorsa, bu da günlük yaşam rutininizi bozup, olumsuz duygudurum yaratıyorsa, stresi azaltmak yerine, bir zaman sonra daha da strese neden oluyorsa, zorunluluk hissi ve düşüncesi yaratıyorsa yardımcı olması adına tabii ki psikoterapi almanızı önerebilirim.

Detayları Gör
Uzmanınla dilediğin yerden görüş:
Psikolog Merkezi: Online Seans

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir

Depresyon Depresif nöbet

Yorgun Kalp

Merhaba ben eşimi çok kıskanıyorum ilk evlendimiz sıralardan beri eski sevgilisi almışdı deye gömleğini kesdim aldığı eşarbı kesdim arkadaşının hanımıyla düğünümüzde çekindiği fotoğrafı yırttım eşimden şiddet gördüğüm de oldu zamanında eşim ilgisiz bana karşı kendi giydiğim kıyafetlerimi sürekli birilerine veriyorum eşimin ve oğlumun giydiği kıyafetleri de bir kaç kez verdim dağıttım birilerine yesyeni ayakkabılarımı oğlumun yesyeni ayakkabılarını bile verdim neden böyle şeyler yaptığımı bilmiyorum sonra çok pişman oluyorum ama iş işden geçmiş oluyor şuan çok pişmanım Herşeyimi ailemin herşeyini verdiğim için zamanında bana kendine bakmaz bişi edmez pasaklı dır da demişlerdi bunun sebebi omu dur acaba onuda çok kafama takmışdım kıymet bilmedim için çok pişmanım obsesif kompisüf bozukluk vardı 2,sene tedavi gördüm şuan doktor depresyon depresif nöbet dedi ilaç deişdirdim

Uzmanın Cevabı: Merhabalar, kıskançlığın arkasında yatan duygu genellikle güvensizliktir. Bu eşinize ya da kendinize güvensizlik olabilir. Öncelikle bu güvensizliğin sebebini sonra da bu güvensizliği çözmeniz gerekir. Tabi kıskançlığınızın başka bir sebebi de olabilir ama sizi tanıyamadan bu konuda kesin bir yorum yapamam. Eşyaları başkalarına vermenizin sebebi zamanında duyduğunuz o cümleler olabilir belki ya da henüz sizin de keşfedemediğiniz bambaşka yaşanmışlıklar... Önemli olan onları verdikten sonra yaşadığınız huzursuzluk ki bu genelde insanı gerçekten yoran bir şeydir. Şuan psikiyatri ile görüşüyor olmanız aslında düşüncelerinizden bir süre arınabilmeniz açısından iyi bir şey. Böyle durumlarla psikiyatri ile eş zamanlı olarak terapi süreci ilerler. Yaşadıklarınız sadece düşünsel boyutta kalmayı bırakıp davranışlarınıza da yansımış. Bu yüzden düşünsel olarak altından kalkamadığınız durumlar yaşamanız muhtemel. Bence zaman kaybetmeden psikiyatrik ilaçlarla birlikte eş zamanlı olarak terapi sürecine de başlayabilirsiniz.

Detayları Gör

Her dakika ağlayasım geliyor

Mine

Sürekli ağlıyorum en ufak bir şeye bile üzülüyorum. Sürekli üzgün ve mutsuzum hayatta istediğim bir çok şey olmadı bundan sonra da olmayacağı için üzgünüm. Hiçbir şeyden eskisi gibi zevk almıyorum. Yaşamak için yaşıyorum ama dışarıdan normal gözükmek için sürekli gülüyorum espri yapıyorum. Bir psikoloğa gidip konuşmak istemiyorum ailemle bile bir derdim sıkıntım olduğunda konuşmam. Arkadaşlarıma da sadece bilmeleri şart olan şeyleri anlatırım. Sürekli ağlamak ve bunu herkesten saklamak beni çok yoruyor. Ne yapmam lazım?

Uzmanın Cevabı: Merhabalar, sürekli mutsuz olmak, daha önce zevk aldığınız şeylerden artık zevk almamaya başlamanın depresyon belirtileri arasında olduğunu söyleyebilirim. Bu nedenle terapi almanız sağlıklı olacaktır. Terapiyi aileden biriyle konuşmak gibi olduğunu lütfen düşünmeyin. Duygularını ifade etmeniz çok önemli bu süreçte. Size yardımcı olabilmem için profilimden randevu oluşturabilirsiniz. Sevgiler.

Detayları Gör

Cinsellik

Rumuz

Merhaba size bir şey sormak istiyorum. Ben 21 yaşında bir kızım. Cinselliğe küçüklükten beri düşkündüm. Bir gün annem ve babamın yatak odasından ses duydum ve diklat kesildim . İçeriden ses gelicek mi diye merak ettim cinsel içerikli bir şey yaptıklarını bilmeme rağmen. Sonra bir kaç saniye geçti uzak bir yere gittim duyamayacağım bir yere. Ne zaman ses gelse dinleme ihtiyacı duyuyorum meraktan ama o gün öyle sesler duyduğum için bu sefer direkt kendi oturduğum yerin kapısı falan açıksa kapatıyorum. Öylesine bir dinleme merakı bu aklımdan o an bir şey geçmiyor. Normal zamanda takıntıları olan bir insanım işte ne bileyim birine zarar vermek, herkesten uyarılmak, ya çocuklardan uyarılırsam gibi takıntılarım vardı. O yüzden şimdi de bunu taktım o gün uyarıldın mı yoksa sen ayıp değil mi yatak odasından ne sesi geliyor diye dinledin gibi düşünceler geliyor zihnime. Ve hatırlayamadığım bir şeyi zihnime sokuyor benim. Yatak odasından ses geldi ve sen mastürbasyon yaptın gibi bir düşünce. Ben normalde mastürbasuon bağımlısıyım ve en ufak şeyden uyarılırsam mastürbasyon yapıyorum o gün o sesler ister istemez uyarılmama sebebiyt verip mastürbasyon yapmış olabilirim ama hatırlayamıyorum bu durumu zihnim en ahlaksızca kısmı odaklanmış durumda. Bu yaşta bu tarz şeyleri merak etmek sizce sapıklık mıdır? Annem ve babamın arası çok iyi değildi bir dönem boşanmışlardı şuan birlikteler ama birbirlerini öptüklerine sarıldıklarına hiç şahit olmadım olsamda garip gelir bana. Bu yüzden acaba şaşırıp merak etmiş olabilir miyim? Etkisi olur mu?

Uzmanın Cevabı: Öncelikle mastürbasyon konusunda şunu söyleyebilirim, seksüellik, cinsel haz ve tatminkarlık duygularını gidermek için yapılan, kişinin bu tarzdaki dürtüsel güdülerini ve cinselliğe olan ihtiyacını tatmin etmesine yarayan sağlıklı bir eylemdir. Araştırmaların gösterdiği şudur aslında; psikolojik ve fizyolojik olarak cinselliğe bağlı gerilimleri azaltmaktadır. Ancak bahsettiğiniz konuyla ilgili olarak, ebeveynlerinizin cinselliğine tanıklık etmiş olmanız, düşüncesel olarak sizleri rahatsız etmiş olsa da aslında nasıl ki sizlerinde bir cinsel hayatı olabileceği gibi ebeveynlerinizin de vardır. Bunun haricinde uyarılma ve mastürbasyon kısmına baktığımızda aslında ''transferans'' dediğimiz noktayı anlık olarak yaşamış olabilirsiniz. Bu da aslında şudur; benliğinizi ordaki olay bütününe aktarmış olabilirsiniz. ''Onların yerine, partnerimle ben olsaydım'' gibi. Zaten mastürbasyona baktığımızda bu sizlerin hayal gücüne de bağlı bir eylemdir. Ancak semptomatik olarak baktığımızda gününüzün çoğunu bu eyleme ayırmanız, işlevsellik yönünde düşmeniz, düşük cinsel tatminkarlık, azalmış özgüven ve kaygısal problemler sizleri düşüncesel ve duygusal anlamda yıpratabilir. Bununla alakalı bahsettiğim sıkıntıları sıklıkla yaşıyorsanız cinsel terapi almanızı önerebilirim.

Detayları Gör

Aklındaki soruyu ücretsiz sor

Soru kabul eden uzmanları görüntüle, sorunu sor.

Psikoloğa Online ve Ücretsiz Soru Sor

Bu sayfadaki sorular, danışanların Psikolog Merkezi'ndeki uzmanlara sorduğu ve yayımlanmasına hem danışanın hem uzmanın izin verdiği sorulardır. Siz de randevu almadan, ücret ödemeden bir uzmana yazabilirsiniz; ücretsiz psikolog desteği almanın en kolay ilk adımı çoğu kişi için budur.