
Latincede "Hoşnut edeceğim" anlamına gelen placebo, tıbbi olarak etken maddesi olmayan (şeker hapı, tuzlu su gibi) fakat hastaya iyileştirici bir ilaç gibi sunulan maddelere verilen isimdir. Plasebo etkisi ise, kişinin bir tedavinin veya ilacın ona iyi geleceğine dair duyduğu inanç ve beklenti sayesinde fizyolojik veya duygusal bir rahatlama yaşaması durumudur.
Bu durum sadece "zihinsel bir yanılsama" değildir. Beyin, bir ilacı aldığınızı veya güvende olduğunuzu düşündüğünde;
Pek çok insanın aklındaki o temel soruya gelelim: Gerçekten sadece inanarak iyileşebilir miyiz?
Yanıt hem evet hem de hayır.
Özetle; inanç, iyileşme sürecinin en güçlü hızlandırıcısıdır, ancak tıbbi ve psikolojik tedavilerin yerini tek başına alamaz. Zihnin inancı ile bilimin rehberliği birleştiğinde ise mucizevi bir iyileşme potansiyeli doğar.
Plasebo etkisinin bilimsel literatüre girişi II. Dünya Savaşı yıllarına dayanır.
Tarihi Araştırma: 1945 yılında Amerikalı anestezi uzmanı Dr. Henry Beecher, savaş meydanında yaralı askerleri tedavi ederken morfin stoğunun tükendiğini fark eder. Ağrıdan kıvranan bir askere çaresizlikle sadece tuzlu su (serum fizyolojik) enjekte eder ve ona bunun güçlü bir ağrı kesici olduğunu söyler. Askerin ağrısının hafiflediğini ve şoka girmekten kurtulduğunu gören Beecher, 1955'te yayımladığı "The Powerful Placebo" (Güçlü Plasebo) makalesiyle bu kavramı tıp dünyasına kazandırır.
Plasebo etkisi herkesi etkileyebilir. Bu bir zayıflık, saflık ya da kandırılma durumu değildir; tam aksine zihnimizin ne kadar güçlü ve bedenimizle ne kadar entegre çalıştığının bir kanıtıdır.
Çoğu zaman hayır, ancak fark etseniz bile etkisi yok olmaz!
Son yıllarda yapılan araştırmalar "Açık Plasebo" (Open-label placebo) denilen kavramı ortaya koymuştur. Hastalara "Bu hapın içinde hiçbir etken madde yok, sadece şeker hapı ama plasebo etkisiyle size iyi gelebilir" denildiğinde bile kişilerin şikayetlerinde gerileme olduğu görülmüştür. Çünkü ritüelin kendisi (her gün aynı saatte bir hap içmek, kendine özen göstermek) zihne iyileşme mesajı verir.
Plasebo etkisi genellikle kısa ve orta vadede oldukça etkilidir. Duygusal rahatlama, ağrı eşiğinin yükselmesi, kaygının azalması gibi durumlarda kalıcı iyileşme hissi yaratabilir.
Ancak fizyolojik bir rahatsızlığın kök nedeni söz konusuysa, plasebo etkisi belirtileri geçici olarak hafifletse de rahatsızlığı kökten çözemez. Bu yüzden zihnin gücünü kabul ederken, uzman desteğini ihmal etmemek hayati önem taşır.
Zihninizin ve duygularınızın size anlatmaya çalıştığı şeyleri anlamlandırmakta bazen zorlanabilirsiniz. Bazen sadece dinlenilmeye, anlaşılmaya ve doğru bir rehberliğe ihtiyaç duyarız.
Bu duyguları bu kadar sık yaşıyorsan, bunu bir uzmanla konuşmak sana iyi gelebilir. Ne yapacağına karar vermeden önce, 15 dakika ücretsiz ön görüşmeyle bir uzmanla konuşabilirsin.
Plasebo zihnimizin iyileştirici gücüyse, Nosebo (Nocebo) Etkisi de aynı zihnin kendi kendisine koyduğu bir çelmedir.
Latincede "Zarar vereceğim" anlamına gelen nosebo; bir durumun, tedavinin veya ortamın bize kötü geleceğine, yan etki yapacağına inanmamız sonucunda bedenimizin gerçekten olumsuz ve hastalıklı tepkiler vermesidir.
Nosebo etkisinde, olumsuz beklenti beyinde anksiyete ve tehlike alarmını tetikler. Beyin kendisini korumaya çalışırken stres hormonları (kortizol ve kolesistokinin) salgılar. Bu kimyasallar ağrı hassasiyetimizi artırır, mide-bağırsak sistemini kilitler; baş dönmesi, mide bulantısı veya çarpıntı gibi gerçek ve hissedilir fiziksel semptomlara yol açar.
Kısacası; zihnimiz iyileşmeye inandığında şifa ürettiği gibi, olumsuzluğa ve korkuya odaklandığında da bedeni hasta edebilir.
Kendi zihinsel ve duygusal süreçlerinizde olumlu beklentinin (plasebo) gücünü artırıp olumsuz beklentinin (nosebo) tuzağına düşmemek için şunları uygulayabilirsiniz:
Plasebo etkisi hakkında en çok merak edilen sorular
Plasebo etkisi zihinsel bir inanç ve beklentiyle başlar, ancak vücutta tamamen gerçek, somut ve biyolojik değişimlere yol açar. Yani etkisi bedeninizde gerçektir. Bir tedavinin işe yarayacağına inandığınızda beyin; endorfin (vücudun doğal ağrı kesicisi) ve dopamin salgılamaya başlar, stres hormonlarını belirgin şekilde düşürür. Dolayısıyla plasebo "yalnızca kafada kurulan" hayali bir durum değildir; zihnin tetiklediği ve beden üzerinde ölçülebilen gerçek bir fizyolojik tepkidir.
Evet, hatta çocuklarda ebeveynlerinin tutumu nedeniyle daha da güçlü görülebilir. Şefkatle öpülen bir yaranın acısının hemen geçmesi bunun en güzel örneğidir.
Doğrudan hayvanın "hap alıyorum" bilinci olmasa da, sahibinin ona ilaç verirken gösterdiği ilgi, şefkat ve ses tonundaki rahatlama hayvanın stresini düşürerek plasebo benzeri bir iyileşme yaratır.
"İlacı içer içmez ağrım kesildi." "Bu vitamin bana çok iyi geldi, kendimi çok dinamik hissediyorum." "Doktorun verdiği bu şurup mucize gibi, öksürüğüm anında bitti." "Bunu kullandığımdan beri uykularım çok daha düzenli." "Kesinlikle işe yarıyor, midemdeki yanma tamamen kayboldu."
Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlı olup, tanı koyma veya tedavi önerme amacı taşımaz.

















