1. Uzmanlar
  2. Sinem ÇİBAŞ KARLIKLI
  3. Blog Yazıları
  4. BENİM NEYİM VAR? / PSİKOLOJİK CHECK-UP

BENİM NEYİM VAR? / PSİKOLOJİK CHECK-UP

“Son zamanlarda içimde bir durgunluk var gibi hissediyorum. Günlük rutinimde bile eskisi kadar keyif alamıyorum. İşte, evde, arkadaşlarla geçirdiğim zamanlarda bile bir boşluk hissediyorum. İçimde bir huzursuzluk var gibi, sürekli bir endişe ve gerginlik duyuyorum. Anlamıyorum, aslında hayatımda büyük sorunlar yok gibi görünüyor; ama bir türlü kendimi iyi hissedemiyorum."

"Geçmişte, stresle başa çıkma konusunda daha iyiydim gibi sanki. Ama son zamanlarda, her şeyi kontrol altında tutmakta zorlanıyorum. Uykusuzluk başladı, geceleri sürekli olarak dönüp duruyorum. İştahım azaldı ve enerjim düşük. İşte, bu belirtiler beni rahatsız etmeye başladı. İçimde bir şeylerin yolunda gitmediğini hissediyorum."

"Bazen kendime, 'Belki bu sadece geçicidir, kendimi toparlarım' diyorum ama her geçen gün daha da kötü hissediyorum. Artık kendi başıma üstesinden gelebileceğimi düşünmüyorum.”

·Bu veya benzeri cümleleri siz de kuruyor musunuz?

·Kendinizde iyi gitmediğinizi düşündüğünüz bir şeyler mi var?

·Kendinize doğru soruları sorabiliyor musunuz?

·Peki cevapları sağlıklı verebiliyor musunuz?

·Hayatınızın gidişatını etkileyecek kararları doğru aldığınızı düşünüyor musunuz?

Belki de hayatınızın en kötü dönemini yaşıyorsunuz. Geceleri iyi uyuyamıyor, düzensiz yemek yiyor, panik atak krizleri ya da öfke sorunları yaşıyorsunuz… Çevrenizde ya da ailenizde kimse sizi dinlemiyor ve anlamıyor.

Belki de bir uzmana danışma zamanının gelmiştir. Bir psikolojik check-up yaptırmak içinizdeki bu karmaşayı anlamanıza ve çözmenizde size yardımcı olabilir.

Psikolojik Check-up Nedir?

İnsanlar kendilerinde neyin yolunda gitmediğini tanımlamakta zorlanabilirler. Çoğu zaman bir sorun olduğunu bile hissetmezler. Psikolojik check-up mevcut sorunların tespit edilmesi ve çözüm yollarının oluşturulması için bir psikoloji uygulamasıdır. Bireylerin ruh sağlığını değerlendirmeye ve olası sorunları belirlemeye yardımcı olan bir süreçtir.

Psikolojik Check-up’ın Avantajları Nelerdir?

·Psikolojik sorunların ortaya çıkartılmasını sağlar.

·Uygulanan farklı test ve görüşme teknikleri sayesinde olgulara çok yönlü yaklaşılır.

·Yapılandırılmış üç görüşme sonrasında sonuç elde edilir.

·Check-up sonrası görüşmelerde sorunlarıyla başa çıkması için danışana yol haritası çizilir.

Psikolojik Check-up’ın Nasıl Uygulanır?

İlk görüşme:

İlk görüşmede danışanla ilk temas kurulur, danışana süreç hakkında bilgi verilir.

Danışanın anamnezi yani yaşam hikâyesi alınır. Anamnez alırken, kimlik bilgileri, danışanın yaşam hikayesi, geçmişte yaşadığı olaylar, sağlık durumu, aile geçmişi, sosyal ilişkileri, aile yapısı, eğitim geçmişi, iş deneyimleri, hobileri, ilişkileri ve yaşamındaki önemli dönüm noktaları, duygusal durumu ve mevcut şikayetleri gibi birçok konu ele alınır ve hepsi hakkında detaylı bilgiler alınır.

Anamnez sürecinde, danışanın duygusal durumu, stres faktörleri, kaygı düzeyi, depresyon belirtileri gibi önemli psikolojik ve duygusal bilgiler de incelenir. Bu bilgiler, danışmanın danışanın ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verebilmesine ve psikolojik danışmanlık sürecinin şekillendirmesine yardımcı olur.

Varsa danışanın talepleri dinlenir; süreç bu ihtiyaca göre uyarlanabilir.

Görüşme ortalama 75-90 dakika arası sürer.

İkinci Görüşme:

Check-up için danışanlara geçerlik ve güvenirliği yüksek ölçek ve projektif testler uygulanır. Amaç bilimsel bir şekilde var olan sorunların ortaya konmasıdır.

İlk görüşme sırasında elde edilen verilere göre uzman psikolog danışanın ihtiyaç duyduğu sorun alanına göre uygulanacak ölçek ve testlere karar verir.

Uygulamalar boyunca danışana bir psikolog eşlik eder ve öncesinde, sırasında ve sonrasında sorularını yanıtlar.

Ortalama 3-3,5 saat sürer.

*Anamnez görüşmesi ile uygulanan ölçeklerin değerlendirilmesi ve raporlanması 7-10 gün sürmektedir ve sürecin sonunda sonuçların danışana sunulmasından bir gün önce danışana iletilmektedir.

(İhtiyaç duyulan sorun alanına göre uygulanacak ölçekleri yazının sonunda inceleyebilirsiniz.)

Üçüncü Görüşme:

Alanında uzman psikologlar tarafından tahlil edilen ve yorumlanan sonuçlar üçüncü görüşmede danışana detaylı bir şekilde sunulur.

Tespit edilen sorunlarla ilgili neler yapabileceği konusunda danışana yol gösterilir.

Sonuçların açıklandığı ve son değerlendirmenin yapıldığı son seans ortalama 75 dakika sürmektedir.

ÖNEMLİ!

• Tüm görüşmeler psikolog-danışan gizliliğinde gerçekleşmektedir.

• Online olarak uygulanabilir.

• Danışanın takvimine uygun biçimde farklı zamanlara bölünebilir.

• Hem özel hayatı hem de iş hayatını ilgilendiren sorunlar tespit edilir.

ÖZETLE...

Psikolojik check-up toplam 3 parçadan oluşmakta olup 6-7 saat arası sürmektedir.

18 farklı ölçek ve testten uygun olanları uygulanmaktadır.

Danışan ruhsal durumu hakkında bilgi sahibi olur ve sorunlarıyla mücadele için yol haritası oluşturulur.

Online olarak Türkiye’nin her şehrinde veya dünyanın herhangi bir ülkesinde uygulanabilir.

Psikolog-danışan gizliliğinde yürür.

Hem iş hem de özel hayata yönelik tespitlerde bulunulur.

Detaylı bilgi ve randevu için iletişime geçebilirsiniz.

ÖLÇEKLER

Aile Değerlendirme Ölçeği: Ailenin problem çözme, iletişim, aile içi roller, duygusal tepki verebilme, gereken ilgiyi gösterme ve davranış kontrolü işlevlerini değerlendiren ve işlevsiz kaldığı alanları değerlendiren bir kendi bildirim ölçeğidir.

Algılanan Stres Ölçeği: İnsanların hayatlarındaki stresin algısının ölçülmesiyle ilgili önemli bir ölçüm aracıdır.

Kendini Tanıma Testi: Bireyin kişisel özelliklerinin farkına varmasını ve kendini tanımasını sağlamayı amaçlamaktadır.

Maudsley Obsesif Kompulsif Testi (Takıntı hastalığı): Obsesyon (takıntı) ve kompulsiyonların yani takıntıların yarattığı kaygıyı gidermek için uygulanan davranışların belirti düzeylerini ölçmektedir.

Mükemmeliyetçilik Testi

Öfke Kontrolü Testi: Öfkenizi ne ölçüde kontrol edebildiğinizi, öfke kontrol problemi yaşayıp yaşamadığınızı ölçmeyi amaçlamaktadır.

Özgüven Testi: Bireylerin kendilerine ve yeteneklerine olan inançlarını ölçmeyi amaçlar.

SCL-90 Psikolojik Belirti Taraması: Belli bir psikolojik durumlar sebebiyle gelen kişilere uygulanarak bu durumun dışında başka ne tür psikolojik durumların olduğunu ortaya çıkarmak ve ortaya çıkan psikolojik durumların ne derecede olduğunu gösteren bir test türüdür.

Sosyotropi ve Otonomi Ölçeği: İnsanlara bağımlı ve insanlardan özerk kişilik özelliklerini saptamak ve insanların insanlarla olan etkileşim biçimini/tarzını belirlemek amacıyla uygulanan bir ölçektir.

U.C.L.A. Yalnızlık Ölçeği: Kişinin yalnızlık duygusundan yakınmasını değerlendiren bir ölçektir.

Yakın İlişkilerde Yaşantılar Ölçeği: Anne, baba, romantik partner, yakın arkadaş ve genel bağlanmaya ilişkin kaçınma ve bağlanmaya ilişkin kaygı durumlarını değerlendiren bir ölçektir.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Ölçeği

Erteleme Ölçeği

Sürekli Öfke ve Öfke Tarzı Ölçeği (SÖÖTÖ): Bireyin hissettiği öfke duygusunun yoğunluğu ve bu duyguyu gösterme biçimini analiz eden bir ölçektir.

Üç boyutlu bağlanma stilleri ölçeği: Bireyin ilişkilerindeki bağlanma stillerini belirleyen bir ölçektir.

Barratt Dürtüsellik Ölçeği: Dürtüselliğin görünümü değerlendiren 30 maddelik bir öz bildirim ölçeğidir.

MMPI – Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri: Kişilik özelliklerini bilimsel ve objektif olarak ortaya koyan, bireyin kişisel ve toplumsal uyumunu nesnel açıdan değerlendirmeyi hedefleyen bir testtir. Değerler ve davranışların yanında psikopatolojik belirtiler hakkında da doğru ve farklı bilgiler sağlar.

Yayınlanma: 28.09.2025 08:42

Son Güncelleme: 28.09.2025 08:42

#depresyon#kaygı#sıkıntı#ruhsal bunalım#psikolojik yardım#psikolojik destek#benim neyim var
Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları
Depresif Bozukluklar
Travma ve İlişkili Bozukluklar
Bağlanma Sorunları
Değersizlik / Boşluk Hissi
+6
Yapay zeka ile, kişiselleştirilmiş destek:
Menta AI
Yapay zeka ile,
kişiselleştirilmiş destek:
Menta AI

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir
Bunları da sevebilirsiniz...

Katastrofik Düşünme: Küçük Sorunları Dev Problemlere Dönüştürme Sanatı

Katastrofik düşünceler, günlük yaşamımızı etkileyen ve bizi olumsuz bir döngüye sokabilen yaygın bir zihinsel tuzağı temsil eder. Bu tür düşünceler, genellikle gerçek dışı veya abartılı endişeleri ifade eder ve olumsuz sonuçlara odaklanarak duygusal stres ve anksiyete yaratır. Bu yazıda, katastrofik düşüncelerin ne olduğunu, nasıl tanınacağını, neden ortaya çıktığını ve bunlarla başa çıkma yöntemlerini inceleyeceğiz.Katastrofik Düşüncelerin Tanımı:Katastrofik düşünceler, olası bir tehlike veya kötü sonucun ortaya çıkacağına dair abartılı veya aşırı endişeli düşüncelerdir. Kişi, küçük bir sorunda veya endişe kaynağında en kötü senaryoyu hayal eder ve bu düşüncelerle bütünleşir.Katastrofik Düşüncelerin Belirtileri:Katastrofik düşüncelerin belirtileri arasında sürekli endişe, korku, panik ataklar, uyku bozuklukları, kas gerginliği ve odaklanma güçlüğü bulunabilir. Kişi, herhangi bir olay veya durum hakkında aşırı derecede negatif ve karamsar düşüncelere kapılır.Nedenleri ve Tetikleyicileri:Katastrofik düşüncelerin ortaya çıkmasının birçok nedeni olabilir. Duygusal travmalar, stresli yaşam olayları, düşük özsaygı, mükemmeliyetçilik eğilimleri, kontrol kaygısı ve geçmişteki olumsuz deneyimler, katastrofik düşünceleri tetikleyebilir.Katastrofik Düşüncelerle Başa Çıkma Yolları:Farkındalık Geliştirme: Katastrofik düşüncelerin farkına varmak, bu düşünceleri tanımlamak ve gerçekçi olmayan endişeleri belirlemek önemlidir.Olumlu Alternatifler Geliştirme: Olumsuz düşüncelerin yerine olumlu ve gerçekçi düşünceleri geliştirmek, olası kötü sonuçlar yerine çözüm odaklı yaklaşımları benimsemek katastrofik düşüncelerle başa çıkmada etkili olabilir.Stres Yönetimi Teknikleri: Yoga, meditasyon, derin nefes egzersizleri ve gevşeme teknikleri, katastrofik düşüncelerin yarattığı stresi azaltmaya yardımcı olabilir.Bilinçli Pozitiflik: Olumlu düşünceleri ve pozitif olayları fark etmek ve onlara odaklanmak, katastrofik düşüncelerle mücadelede önemli bir stratejidir.Profesyonel Destek: Eğer katastrofik düşünceler duygusal sağlığınızı olumsuz etkiliyorsa, bir terapist veya danışmanla çalışmak faydalı olabilir. Profesyonel yardım almak, olumsuz düşünce kalıplarını tanımlamanıza ve değiştirmenize yardımcı olabilir.Sonuç:Katastrofik düşünceler, günlük yaşamımızı etkileyebilecek yaygın bir zihinsel tuzağı temsil eder. Ancak, bu düşüncelerle başa çıkmak mümkündür. Farkındalık geliştirme, olumlu alternatifler geliştirme, stres yönetimi teknikleri ve profesyonel destek almak, katastrofik düşüncelerin etkilerini azaltmada yardımcı olabilir. Unutmayın, herkes zaman zaman negatif düşünceler yaşar, ancak bu düşüncelerin gerçeklikle ilişkisi olmadığını hatırlamak önemlidir.TEDAVİ SÜRECİKatastrofik düşüncelerle başa çıkmak için tedavi süreci genellikle şu adımlardan oluşur:Değerlendirme ve Tanı: İlk adım, bir sağlık uzmanı (psikolog, psikiyatrist veya terapist) tarafından yapılır. Uzman, bireyin yaşamında katastrofik düşüncelere neden olan faktörleri, semptomları ve duygusal durumunu değerlendirir. Ardından, depresyon, anksiyete bozukluğu veya başka bir ruh sağlığı sorunu varsa tanı konur.Tedavi Planı Oluşturma: Uzman, bireyin ihtiyaçlarına ve durumuna uygun bir tedavi planı oluşturur. Bu plan, ilaç tedavisi, psikoterapi (örneğin, bilişsel davranışçı terapi), stres yönetimi teknikleri ve yaşam tarzı değişikliklerini içerebilir.İlaç Tedavisi: Uzman, bazı durumlarda antidepresanlar veya anksiyolitikler gibi ilaçlar reçete edebilir. Bu ilaçlar, beyindeki kimyasal dengesizlikleri düzelterek ve duygusal semptomları hafifletmeye yardımcı olabilir.Psikoterapi: Psikoterapi, katastrofik düşüncelerle başa çıkmak için etkili bir yaklaşımdır. Özellikle bilişsel davranışçı terapi (BDT), kişinin olumsuz düşünce kalıplarını tanımasına, değiştirmesine ve olumlu düşünceleri geliştirmesine yardımcı olabilir. Diğer terapi türleri de (örneğin, kabul ve kararlılık terapisi, duygusal odaklı terapi) farklı durumlarda etkili olabilir.Stres Yönetimi ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Uzman, kişinin stres yönetimi becerilerini geliştirmesine ve sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları edinmesine yardımcı olabilir. Düzenli egzersiz yapma, sağlıklı beslenme, yeterli uyku alma, stres azaltma tekniklerini uygulama ve sosyal destek ağını güçlendirme bu adımlar arasında yer alabilir.Takip ve Değerlendirme: Tedavi süreci boyunca uzman, bireyin ilerlemesini düzenli olarak izler ve değerlendirir. Gerekirse, tedavi planı revize edilebilir veya yeni stratejiler eklenerek iyileşme süreci desteklenir.Katastrofik düşüncelerle başa çıkmak için tedavi süreci kişiselleştirilmiş bir yaklaşım gerektirir ve herkesin ihtiyaçları farklıdır. Önemli olan, bireyin duygusal sağlığını desteklemek ve yaşam kalitesini artırmak için etkili bir tedavi planı oluşturmaktır.KİTAP ÖNERİLERİKatastrofik düşüncelerle başa çıkma ve olumlu düşünme üzerine yazılmış kitap önerileri:"The Happiness Trap: How to Stop Struggling and Start Living" - Russ Harris: Bu kitap, kabul ve değerlerle dayalı davranışçı terapi tekniklerini kullanarak katastrofik düşüncelerle başa çıkma konusunu ele alıyor. Okuyuculara, olumsuz düşünce kalıplarını tanıma, kabul etme ve gerçek değerleri belirleme konusunda pratik ipuçları sunuyor."Mind Over Mood: Change How You Feel by Changing the Way You Think" - Dennis Greenberger, Christine A. Padesky: Bu kitap, bilişsel davranışçı terapi (BDT) prensiplerine dayanarak, okuyuculara olumsuz düşünceleri tanıma ve değiştirme konusunda pratik stratejiler sunuyor. Depresyon, anksiyete, öfke ve stres gibi duygusal sorunlarla başa çıkmak için etkili bir rehberdir."The Power of Now: A Guide to Spiritual Enlightenment" - Eckhart Tolle: Eckhart Tolle'un bu kitabı, şimdiki anın gücüne odaklanmayı ve geçmiş veya gelecek kaygılarından kurtulmayı öğretiyor. Katastrofik düşünceleri tanımlamak ve şimdiye odaklanarak olumlu bir yaşam tarzı benimsemek isteyenler için ilham verici bir kaynak."Learned Optimism: How to Change Your Mind and Your Life" - Martin E.P. Seligman: Bu kitap, Martin Seligman'ın optimizmin temellerini araştırdığı bir eserdir. Yazar, katastrofik düşünceleri nasıl tanımlayacağınızı öğretirken, olumlu düşünme alışkanlıklarını nasıl geliştirebileceğinizi de gösteriyor."The Anxiety and Worry Workbook: The Cognitive Behavioral Solution" - David A. Clark, Aaron T. Beck: Bu çalışma kitabı, bilişsel davranışçı terapi tekniklerini kullanarak endişe ve kaygıyla başa çıkmayı öğretiyor. Okuyuculara, katastrofik düşünceleri tanıma, gerçeklik testi yapma ve olumlu alternatifler geliştirme konularında pratik egzersizler sunuyor.Bu kitaplar, katastrofik düşüncelerle başa çıkmak, olumlu düşünme alışkanlıklarını geliştirmek ve duygusal sağlığı iyileştirmek isteyen herkes için faydalı olabilir. Ancak, ciddi durumlarda bir terapist veya danışmanla çalışmak önemlidir.
Eray ARSLAN 18.04.2024

ENDİŞE Mİ, ANKSİYETE Mİ ?

Endişe duygusu ve anksiyete birbirine oldukça fazla karıştırılmaktadır. Herkes zaman zaman endişe duygusunu yoğun bir şekilde hisseder. Yeni bir işe başlarken, bir gösteriye çıkmadan hemen önce veya bir sınava girerken endişe hissetmemiz kadar doğal vesağlıklı bir durum yoktur. Endişeyi sonucu belli olmayan ancak olumsuz sonuçlanacağına inandığımızolaylar olarak tanımlayabiliriz. Endişeyi zihnimizde yaşarız. Hayatımızı, günlük aktivitelerimizi engellemeyecek düzeyde yaşamamız bunu sağlıklı boyutta tutar. Bu tür endişeler bizi tedirgin olduğumuz durumlara düzgün bir şekilde hazırlamaya teşvik eder ve dikkatli ve farkında olmamıza yardımcı olur.Endişe spesifik konularda belirir. Örneğin yeni bir arkadaş grubuyla tanışırken, üniversite sınavına girerken, yeni bir şehre taşınırken endişe duygusu hissedebiliriz. Endişe duygusu problem çözmeyi tetikler. Örneğin bir proje hazırlarken yanlışlıkla silinen bir dosya endişeyi yoğun bir şekilde tetikler. Endişe duygusu ile birlikte problem çözme becerimiz de devreye girer. Ayrıca endişe kişiliğimizi ya da profesyonel becerilerimizi etkilemez, işlevselliğimize zarar vermez. Silinen projeyi kurtarmak için adım atmamıza engel olmaz. Gündelik yaşantımızda aslında bize oldukça yardımcı olur.Anksiyete gerçek bir neden olmadan yaşadığımız endişe halidir. Sözlü düşünceler ve zihinsel imgelemeler içerir. Anksiyete atakları genelde aniden gelişir ve kişiden kişiye göre süresi ve atak sıklığı değişebilir. Zamana yayılmış bir devamlılık gösterir. Anksiyete tanısı alabilen için Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı(DSM - 5) ‘na göre en az altı aylık bir sürenin çoğu gününde bir takım olaylar ya da etkinliklerle ilgili olarak, aşırı bir kaygı ve kuruntu (kaygılı beklenti) vardır. Kişi, kuruntularını denetim altına almakta güçlük çeker. Anksiyeteyi tüm bedenimizle deneyimleriz. Hızlı kalp atışı, çarpıntı, terleme, titreme, nefes darlığı, sık nefes alma, boğulma hissi, uyuşma, karıncalanma, bulantı, karın ağrısı, halsizlik, ölüm hissi ve korkusu bazı çok görülen belirtileri arasındadır. Anksiyete endişe gibi bir çözüm sürecine neden olmaz. Kişiliğinizi ya da profesyonel becerinizi etkiler. Anksiyete kişiyi uyumaktan, konsantre olmaktan, başkalarıyla konuşmaktan, hobileri yapmaktan, hatta evden çıkmaktan bile alıkoyabilir. Anksiyete bozuklukları yaygın anksiyete, özgül fobiler, sosyal anksiyete, panik bozukluk ve agorafobi gibi farklı şekillerde ortaya çıkabilir.Panik atak birdenbire başlayan, çok kısa sürede şiddetlenen, başı ve sonu belli yoğun korku nöbeti olarak tanımlanabilir. Panik atak yaşarken belirtiler genellikle 10 dakika içerisinde yoğunlaşır ve sonrasında yavaş yavaş azalır. Yaşanan panik ataklar beklemedik zamanlarda ortaya çıkıyor ve yineliyorsa, kişi panik atak geçirmekten korkar ve nöbetlerin sonucundan endişelenir hale geldiyse, atakların sonucu olarak davranış değişikliği gözleniyor ve kaçınma davranışları sergileniyorsa panik bozukluk olarak adlandırılır. Sosyal anksiyetede kişiler günlük hayattaki aktiviteleri ve kişilerarası etkileşimleri işlevsel olmayan ve hayatlarını sıkıntıya sürükleyecek bir kaygıyla devam ettirirler. Kişilerde işlevsellik o kadar az seviyededir ki bu kişiler yeni insanlarla tanışmak, sunum yapmak, bir kafede yalnız yemek yemek gibi eylemlerden kaçınır hatta evden çıkamaz hale gelirler.Agorafobi kişinin hemen çıkamayacağı veya yardım alamayacağı yerlerde bulunma korkusu olarak tanımlanabilir. Örneğin tren, uçak gibi ulaşım araçlarında bulunmaktan, evde tek başına kalmaktan, tünel, köprü gibi yerlerden geçmekten, yoğun kalabalık yerlerde beklemekten korkabilir ve bu durumlardan kaçınırlar. Yaygın anksiyete bozukluğu bireyin bilinen bir sebep yokken aşırı kaygılı ve korku halinde olması şeklinde tanımlanabilir. Yaygın anksiyete bozukluğunda yoğun kaygı ve huzursuzluk, halsizlik gibi belirtiler dışında odaklanma sorunları, kas gerginliği, uyku ve iştahta değişimler görülmektedir. Özgül fobiler bireyin belli bir nesne veya duruma karşı beslediği yoğun korku ya da kaygı durumudur. Kişiler belirli hayvanlardan, mekanlardan (asansör, yükseklik gibi ) durumlardan (kan, iğne) yoğun şekilde korkabilir ve kaygı duyabilirler.Anksiyete atağı yaşadığınızı düşündüğünüz anda sizi destekleyen kişilerle iletişime geçebilirsiniz. Bu kişilerin varlığı veya sesi sizi rahatlatacak ve anda kalmanıza yardımcı olacaktır. Rahatlama ve nefes teknikleri öğrenebilirsiniz. Doğru ve düzenli nefes almak nefes darlığına ve çarpıntıya iyi gelecektir. Kendinizi meşgul edecek aktiviteler bulabilirsiniz. Müzik dinlemek, sayı saymak, ritim tutmak gibi eylemler içinde bulunduğunuz ana odaklanmanıza yardımcı olur. Kendinizi o ana odaklamak sizi zihninizdeki düşüncelerden uzaklaştırarak atağınızın hafiflemesine yardımcı olacaktır. Düşüncelerinizin doğruluğunu kontrol edin. Uyku kalitenizi arttırın. Düzenli uyku atakları azaltabilir. Kafein, alkol gibi uyarıcı maddelerden uzak durun. Bu tarz uyarıcı maddeler atakları arttırabilir. Aynı zamanda dengeli ve düzenli beslenin. Enerji arttırıcı karbonhidratlardan uzak sağlıklı beslenmek size yardımcı olacaktır.Anksiyete yaşadığınızı düşünüyorsanız mutlaka bir ruh sağlığı uzmanından yardım almalısınız. Anksiyete hafife alınacak bir problem değildir. Ataklar günlük hayatınızı, işlevselliğinizi etkileyebilir. Anksiyete tedavisinde genelde kişilere bilişsel davranışçı terapi desteğiyle yardımcı olunur. Bilişsel davranışçı terapide kişiye yaşadığı olaylara ilişkin olumsuz ve işlevsiz düşüncelere karşı yeni düşüncelerin oluşması için bilişsel müdahaleler uygulanır. Bilişsel davranışçı terapi bu alanda en kısa sürede etki eden yöntemlerden biridir. Psikoterapinin yanında kişinin ihtiyacına yönelik olarak psikiyatriste yönlendirilerek ilaç tedavisi de uygulanabilir.Terapi ve ilaç tedavisinin yanında okuyabileceğiniz bazı kitapları da sizlere önermek istiyorum. Bu tarz kendine yardım kitaplarını okuyarak kaygı seviyenizi azaltabilirsiniz. "Yaygın Kaygı Bozukluğu Çalışma Kitabı" , "İyi Hissetmek", "Kaygı Döngüsünü Kırmak" gibi kitaplarla başlayarak terapi ve ilaç tedavinizi destekleyebilirsiniz. Kitap okumak aynı zamanda zihninizdeki düşünceleri uzaklaştırmanıza da yardımcı olacaktır. Anksiyete ile başa çıkmak ilk başta sizlere çok zor gibi gözükebilir. Ancak her şey sizin elinizde. Profesyonel yardım alarak hayatınızı bu kadar etkileyen, sizi zorlayan bu durumdan tamamen kurtulabilirsiniz. Yukarıda anlattığım anksiyete belirtilerinden kendinizde olduğunu düşünüyorsanız, mutlaka bir ruh sağlığı danışanından yardım alarak işlevselliğinizi ve hayatınızın kalitesini arttırabilir, anksiyeteden kurtulabilirsiniz. Psikolojik Danışman Belciz Keski
Belciz KESKİ 11.07.2023

Görünmez Düşman: Depresyonun Derinliklerine Bir Bakış

Depresyon, modern yaşamın stresi ve zorlukları altında giderek artan bir zihinsel sağlık sorunudur. Her yaştan insanı etkileyebilen bu durum, kişinin ruh halini, düşüncelerini ve davranışlarını derinden etkileyebilir. Bu yazıda, depresyonun ne olduğunu, belirtilerini, nedenlerini, türlerini, yaygınlığını, etkilerini, tedavi seçeneklerini ve başa çıkma stratejilerini ayrıntılı bir şekilde ele alacağız.Depresyonun Tanımı ve Kapsamı:Depresyon, sürekli bir hüzün, umutsuzluk ve ilgi kaybı durumudur. Bu durum, kişinin günlük işlevlerini yerine getirmesini zorlaştırabilir ve yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilir. Depresyon, klinik olarak tanımlanmış bir hastalık olarak kabul edilir ve DSM-5 (Duygudurum Bozuklukları Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı) tarafından belirlenen kriterlere göre teşhis edilir.Belirtiler ve Sınıflandırma:Depresyonun belirtileri genellikle şunları içerir: sürekli üzüntü, ilgi kaybı, enerji kaybı, uyku bozuklukları, iştah değişiklikleri, konsantrasyon güçlüğü, değersizlik hissi, suçluluk duyguları ve ölüm veya intihar düşünceleri. Depresyon farklı tiplerde olabilir, bunlar arasında majör depresif bozukluk, distimi, bipolar bozukluk ve mevsimsel duygudurum bozukluğu bulunur.Nedenler ve Risk Faktörleri:Depresyonun nedenleri karmaşıktır ve tam olarak belirlenmemiştir. Genetik yatkınlık, biyolojik faktörler, kimyasal dengesizlikler, çevresel stresörler, travmatik yaşam olayları, ilişki sorunları, maddi zorluklar ve sosyal izolasyon gibi faktörler depresyon riskini artırabilir.Yaygınlık ve Etkiler:Depresyon, dünya genelinde yaygın bir sorundur ve her yaşta insanı etkileyebilir. Depresyon, kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkiler, işlevsellik kaybına neden olabilir, ilişkileri olumsuz etkileyebilir ve intihar riskini artırabilir. Ayrıca, depresyonun ekonomik maliyeti de oldukça yüksektir.Tedavi Seçenekleri:Depresyon tedavisi, bireye özgü bir yaklaşım gerektirir. İlaç tedavisi (antidepresanlar), psikoterapi (kognitif davranışçı terapi, konuşma terapisi), destek grupları, egzersiz, beslenme düzeni değişiklikleri ve alternatif tedavi yöntemleri depresyonun tedavisinde kullanılır. Tedaviye erken başlamak ve düzenli olarak devam etmek önemlidir.Başa Çıkma Stratejileri:Depresyonla başa çıkmak için birçok strateji vardır. Bunlar arasında sosyal destek almak, stres yönetimi tekniklerini uygulamak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları geliştirmek, hobilerle uğraşmak, pozitif düşünme becerilerini geliştirmek ve profesyonel yardım almak yer alır.Sonuç:Depresyon, karmaşık bir zihinsel sağlık sorunudur ve ciddiye alınması ve tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Her ne kadar depresyonla yaşamak zorlu bir deneyim olsa da, doğru destek ve tedavi ile birlikte, depresyonla başa çıkmak mümkündür. Unutmayın, depresyon tedavisi mümkündür ve herkes sağlıklı bir yaşam sürdürebilir.TEDAVİSİİlaç Tedavisi:İlaç tedavisi, depresyonun semptomlarını hafifletmek için sıklıkla kullanılan bir tedavi yöntemidir. Antidepresan ilaçlar, beyindeki kimyasal dengesizlikleri düzeltmeye yardımcı olabilir ve depresyon belirtilerini azaltabilir. Seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI'lar), serotonin ve norepinefrin geri alım inhibitörleri (SNRI'lar) ve trisiklik antidepresanlar gibi farklı ilaç sınıfları depresyon tedavisinde kullanılabilir.Psikoterapi:Psikoterapi, depresyonun nedenlerini anlamak, duyguları yönetmek ve olumlu davranışları teşvik etmek için kullanılan bir terapi türüdür. Kognitif davranışçı terapi (KDT), duygudurum terapisi, psikanaliz ve davranış terapisi gibi farklı terapi yöntemleri depresyon tedavisinde etkili olabilir. Psikoterapi, bireyin zihinsel sağlığını güçlendirmeye ve olumsuz düşünce kalıplarını değiştirmeye yardımcı olabilir.Egzersiz:Egzersiz, depresyonun semptomlarını hafifletmek ve ruh halini iyileştirmek için etkili bir destekleyici tedavi yöntemidir. Düzenli egzersiz yapmak, endorfin seviyelerini artırabilir, stresi azaltabilir, uyku kalitesini iyileştirebilir ve genel ruh halini yükseltebilir. Aerobik egzersiz, yürüyüş, koşu, yüzme ve yoga gibi aktiviteler depresyonla mücadelede faydalı olabilir.Beslenme Düzeni Değişiklikleri:Beslenme düzeninde yapılan değişiklikler, depresyonun semptomlarını hafifletmeye ve zihinsel sağlığı desteklemeye yardımcı olabilir. Daha dengeli bir diyet benimsemek, omega-3 yağ asitleri, folik asit, magnezyum ve B vitaminleri gibi besin maddelerini içeren gıdaları tüketmek, depresyon belirtilerini azaltabilir. Ayrıca, alkol ve kafein gibi uyarıcı maddelerin tüketimini sınırlamak da önemlidir.Alternatif Tedavi Yöntemleri:Alternatif tedavi yöntemleri, depresyonun semptomlarını hafifletmek için kullanılabilecek çeşitli doğal ve tamamlayıcı yaklaşımları içerir. Meditasyon, akupunktur, masaj terapisi, aromaterapi, bitkisel takviyeler ve sanat terapisi gibi yöntemler, depresyonla mücadelede destekleyici olabilir. Ancak, bu tür tedavilerin etkinliği ve güvenliği konusunda daha fazla araştırma gereklidir.Sonuç:Depresyon, karmaşık bir zihinsel sağlık sorunudur ve tedavi edilmesi önemlidir. İlaç tedavisi, psikoterapi, egzersiz, beslenme düzeni değişiklikleri ve alternatif tedavi yöntemleri gibi farklı yaklaşımların kombinasyonu, depresyonun semptomlarını hafifletmek ve yaşam kalitesini iyileştirmek için etkili olabilir. Ancak, her bireyin tedaviye yanıtı farklıdır ve en uygun tedavi seçeneklerini belirlemek için bir sağlık uzmanına danışmak önemlidir.Bu yazı, depresyonun tedavisi hakkında kapsamlı bir bilgi sunmayı amaçlamaktadır. Ancak, bu yazı yalnızca bilgilendirme amacı taşır ve profesyonel tıbbi tavsiye yerine geçmez. Depresyon belirtileri yaşayan herkesin bir sağlık uzmanına danışması önemlidir.KİTAP ÖNERİLERİ"The Noonday Demon: An Atlas of Depression" - Andrew Solomon: Bu kitap, yazarın kendi depresyon deneyiminden yola çıkarak depresyonun tarihsel, kültürel ve kişisel yönlerini inceliyor. Ayrıca, depresyonun etkileri, tedavisi ve toplumsal algısı üzerine derinlemesine bir analiz sunuyor."Feeling Good: The New Mood Therapy" - David D. Burns: Dr. David D. Burns, kognitif davranışçı terapiyi temel alan bu kitapta, depresyonla mücadelede etkili yöntemler sunuyor. Okuyuculara, olumsuz düşünce kalıplarını tanıma, değiştirme ve yaşam kalitesini artırma konularında pratik bilgiler ve egzersizler sağlıyor."The Mindful Way Through Depression: Freeing Yourself from Chronic Unhappiness" - Mark Williams, John Teasdale, Zindel Segal, Jon Kabat-Zinn: Bu kitap, mindfulness (bilinçli farkındalık) pratiklerini kullanarak depresyonla başa çıkma üzerine odaklanıyor. Yazarlar, okuyuculara mindfulness tekniklerini kullanarak duygusal dengeyi sağlama ve yaşamda daha fazla memnuniyet ve huzur bulma konusunda rehberlik ediyor."Lost Connections: Uncovering the Real Causes of Depression – and the Unexpected Solutions" - Johann Hari: Bu kitap, depresyonun arkasındaki gerçek nedenleri ve etkenleri ortaya koymak için kapsamlı bir araştırmaya dayanıyor. Yazar, modern yaşamın depresyon üzerindeki etkilerini ve toplumsal çözümleri tartışıyor."Reasons to Stay Alive" - Matt Haig: Matt Haig, kendi depresyon deneyimlerinden yola çıkarak kaleme aldığı bu kitapta, depresyonla mücadele sürecinde yaşadığı zorlukları ve umudu anlatıyor. İçten ve samimi bir dille yazılmış olan kitap, depresyonla mücadele eden herkes için ilham verici bir kaynak olabilir.Bu kitaplar, depresyonla ilgili farklı perspektiflerden bakmayı sağlayacak ve okuyuculara hem bilgi hem de ilham verecektir.
Eray ARSLAN 18.04.2024