1. Uzmanlar
  2. Gülay TOKER
Uzman Klinik Psikolog Gülay TOKER Profil Fotoğrafı

Gülay TOKER

Uzman Klinik Psikolog

Bağlanma Sorunları
Boşanma Süreci Sorunları
Değersizlik / Boşluk Hissi
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite
Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları
Depresyon ve Mutsuzluk
Öfke Kontrolü
Panik Atak
Travma ve İlişkili Bozukluklar
Yeme Bozuklukları
Yaşam Geçişleri ve Uyum

Hakkında

2018 yılından bu yana psikolojik danışman olarak, özellikle travma, duygusal düzenleme ve içsel farkındalık alanlarında derinleşen bir klinik pratik yürütüyorum. Çalışmalarım, bireyin yalnızca yaşadığı zorlukları anlamaya değil, bu deneyimlerin beden, duygu ve anlam dünyasındaki izlerini bütüncül bir şekilde ele almaya odaklanır. Mesleki yolculuğum boyunca farklı sosyo-kültürel bağlamlardan gelen bireylerle çalıştım. Bu süreç, psikolojik desteğin standart yaklaşımların ötesine geçerek, her bireyin özgün hikâyesine duyarlı ve esnek bir çerçevede sunulması gerektiğine dair yaklaşımımı şekillendirdi. Klinik psikoloji yüksek lisans sürecimde, grup sanat terapisinin çocukluk çağı travmaları yaşamış bireylerde somatizasyon ve öz-şefkat üzerindeki etkisini araştırdım. Bu akademik zemin, bugün çalışmalarımda aktif olarak kullandığım sanat temelli ve deneyimsel yöntemlerin kuramsal altyapısını oluşturmaktadır.
Yapay zeka ile, kişiselleştirilmiş destek:
Menta AI
Yapay zeka ile,
kişiselleştirilmiş destek: Menta AI

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir

Danışmanlık/Terapi Süreci Hakkında

Terapi yaklaşımım; sözel sürecin yanı sıra beden odaklı farkındalık ve yaratıcı ifade yollarını da içeren bütüncül bir çerçeveye dayanır. Danışanlarımla, güvenli ve derinlikli bir terapötik alan kurarak; duyguların yalnızca konuşulmadığı, aynı zamanda deneyimlenip dönüştürülebildiği bir süreç yürütüyorum. Çalışmalarım özellikle şu alanlarda yoğunlaşmaktadır:

Çocukluk çağı travmaları

Duygusal regülasyon ve somatik farkındalık

Öz-şefkat geliştirme

Yaratıcı ve sanat temelli terapi süreçler

Terapiyi, bireyin kendisiyle daha sahici bir temas kurduğu, içsel kaynaklarını yeniden keşfettiği ve yaşamla kurduğu ilişkiyi dönüştürdüğü bir alan olarak görüyorum.

Eğer hiç sahip olmadığın bir şeye sahip olmak istiyorsan o zaman hiç yapmadığın bir şey yap.

Nossrat Peseschkian

Çalışma Grupları

Ergen (12-18) Yetişkin (18-65) LGBT+ Çift & Partner Çocuk (6-12) Yetişkin (65+) Okul Öncesi Çocuk (0-6)

Terapi Yaklaşımları

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi (SFBT) Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) Duygu Odaklı Terapi Eklektik Terapi Bilişsel Terapi (CPT) Feminist Terapi Dans ve Hareket Terapisi EMDR Mindfulness Temelli Bilişsel Terapi (MBCT) Sanat Terapisi Danışan(Birey) Merkezli Terapi Çocuk Merkezli Oyun Terapisi Kabul ve Kararlılık(ACT)

Eğitimler

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi - Lisans - Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik

Hasan Kalyoncu Üniversitesi - Yüksek Lisans - Klinik Psikoloji

Sertifikalar

Aile Danışmanlığı - Atılım Üniversitesi - 1.11.2018

Psikanalitik Terapi Giriş Eğitimi - Sezgi Psikoloji - 1.6.2020

Kısa Süreli Çözüm Odaklı Psikolojik Danışmanlık - Türk Psikolojik Danışma Ve Rehberlik Derneği - 1.5.2020

Sanat Terapisi Eğitimi - Volkan Demirel - 1.3.2022

Emdr - Davranış Bilimleri Enstitüsü - 1.12.2023

Son Blog Yazıları

✨ Her Şeyi Anlamak Zorunda Değilsin: Duygularla Temas Etmenin Unutulan Yolu

Bazen her şeyi anlamaya çalışırsın.Neden böyle hissediyorum?Bu duygu nereden geliyor?Bunu çözmem lazım.Zihnin durmadan çalışır. Analiz eder, parçalar, anlamlandırmaya uğraşır.Ama ne gariptir ki… ne kadar çok düşünürsen, o kadar uzaklaşırsın kendinden.Çünkü bazı şeyler düşünerek çözülmez.Bazı duygular, anlaşılmak istemez.Onlar hissedilmek ister.🧠 Anlamak Her Zaman İyileştirmez“Anlamak iyidir” fikriyle büyüdük.Ve evet, anlamak çoğu zaman yardımcıdır. Ama her zaman değil.Bazen anlamaya çalışmak, hissetmekten kaçmanın zarif bir yolu olabilir.Özellikle yoğun duygular söz konusu olduğunda zihin devreye girer ve şöyle der:“Bunu çözelim.”Ama aslında yaptığı şey şudur:Seni duygudan uzaklaştırmak.Çünkü hissetmek kontrol edilemezdir.Anlamak ise kontrol hissi verir.Ve insan, belirsizlikten çok kontrolde kalmayı tercih eder.🌊 Duygular Neden Bu Kadar Zor?Çünkü duygular düzenli değildir.Bir duygu geldiğinde:Mantıklı olmak zorunda değildirTutarlı olmak zorunda değildirAçıklanabilir olmak zorunda değildirBir anda üzgün hissedebilirsin.Ardından sebepsiz bir öfke gelebilir.Sonra bir boşluk…Zihin bunu sevmez. Çünkü zihin netlik ister.Ama duygular, netlikten çok akışla ilgilidir.Onlar gelir, yükselir ve geçer.Eğer izin verirsen.🌀 Kontrol Ettikçe Neden Sıkışıyoruz?Bir duyguyu kontrol etmeye çalıştığında aslında ona şu mesajı verirsin:“Sen burada olmamalısın.”Ama duygular kovuldukça daha çok ısrar eder.“Üzgün olmamalıyım” dediğinde, üzüntü büyür“Korkmamam lazım” dediğinde, kaygı artar“Güçlü olmalıyım” dediğinde, kırılganlık derinleşirÇünkü bastırılan her duygu içeride kalır.Ve içeride kalan hiçbir şey gerçekten sessiz değildir.🌿 Duyguların Bedendeki İzleriDuygular sadece zihinde yaşanmaz.Her duygu bedende kendine bir yer bulur.Kaygı:Nefesi hızlandırırGöğsü sıkıştırırÜzüntü:Omuzları düşürürEnerjiyi azaltırÖfke:Çeneyi sıkarKasları gererBu yüzden duygular sadece düşünülmez…hissedilir.Ama çoğu zaman bu hissi yarıda keseriz.Hissetmeden düşünmeye geçeriz.🎨 Hissetmek Neden Korkutucu?Çünkü hissetmek bilinmez bir alandır.Birçok insanın içinde şu korku vardır:“Eğer bu duyguyu hissedersem, içinden çıkamam.”Ama gerçek şu ki:Duygular, hissedildiklerinde hareket eder.Direnildiğinde ise sıkışır.Bir duygunun içinde kalmak, onun içinde kaybolmak değildir.Onun akmasına izin vermektir.🌸 Duygularla Temas Etmek Ne Demek?Duygularla temas etmek:Onları değiştirmeye çalışmadan fark etmekİyi ya da kötü diye etiketlemeden kabul etmekOnlara alan açmak demektirBu pasif bir süreç değildir.Oldukça cesaret gerektirir.Çünkü bu süreçte kontrol biraz gevşer.Ve çoğu insan için en zor şey tam olarak budur.🕊️ Küçük Bir Pratik: Dur ve HissetŞu an küçük bir şey deneyebilirsin:Gözlerini kapatNefesine odaklanKendine sor: “Şu an ne hissediyorum?”Sonra:“Bu duygu bedenimde nerede?”Göğsünde mi?Karnında mı?Boğazında mı?Cevabı değiştirmeye çalışma.Sadece onunla kal.🌀 İfade Etmek: Duygunun Yolunu AçmakDuygular sadece hissedilmek değil, ifade edilmek ister.Ama ifade etmek her zaman konuşmak değildir.Bazen:YazmakÇizmekHareket etmekçok daha derin bir kapı açar.Çünkü bazı duygular kelimelerden önce gelir.Ve sanat, bu noktada güçlü bir alan yaratır.🌬️ Duygular Geçici, Direnç KalıcıdırDuygular düşündüğünden daha kısa sürelidir.Ama onlara karşı geliştirdiğimiz direnç çok daha uzun sürer.Bir duyguya izin verdiğinde genellikle değişir.Ama bastırdığında kalır.Bu yüzden iyileşme, duyguları yok etmek değil…onların akmasına izin vermektir.🌿 Yavaşlamak: İyileşmenin Gözden Kaçan ParçasıBu süreçte sabırsızlık hissetmen çok normal.Çünkü içinde yaşadığımız dünya hız ister.Hızlı çözüm, hızlı iyileşme, hızlı sonuç…Ama duygular böyle çalışmaz.Duygular:Zamana ihtiyaç duyarAlana ihtiyaç duyarYavaşlığa ihtiyaç duyarBazen hiçbir şey yapmadan sadece hissetmek, en derin çalışmadır.Dışarıdan bakıldığında bu “hiçbir şey yapmamak” gibi görünür.Ama içeride çok şey olur.Ve çoğu zaman gerçek dönüşüm,tam da bu sessiz anlarda başlar.🌿 Kendinle Yeni Bir İlişki KurmakDuygularla temas etmek, kendinle ilişkini değiştirir.Artık kendine şöyle demeye başlarsın:“Bu duyguyu hissedebilirim”“Bu zor ama mümkün”“Bununla kalabilirim”Ve bu cümleler zamanla içsel bir güven yaratır.✨ Son SözHer şeyi anlamak zorunda değilsin.Bazen anlamaya çalışmak seni kendinden uzaklaştırır.Ama hissetmek… seni kendine yaklaştırır.Duyguların düşmanın değil.Onlar sana bir şey anlatmaya çalışıyor.Ve belki de uzun zamandır ilk kez…Onları susturmak yerineonlarla kalmayı seçebilirsin.Çünkü iyileşme bazen bir şeyi çözmekle değil,onunla kalabilmekle başlar.Ve belki de tam o anda,kendinle gerçekten temas etmeye başlarsın. 🌿✨Ve belki de en önemli farkındalık şu: Duyguların “doğru” ya da “yanlış” hali yoktur. Hissettiğin şey ne olursa olsun, o an için gerçektir ve bir anlam taşır. Kendine bunu hatırlatmak, içsel eleştirmeni yumuşatır. Çünkü çoğu zaman acıyı büyüten şey duygunun kendisi değil, o duyguya karşı verdiğimiz yargıdır. “Böyle hissetmemeliyim” dediğin her an, kendinden biraz daha uzaklaşırsın. Ama “Şu an böyle hissediyorum ve bu anlaşılabilir” dediğinde, kendine yaklaşmaya başlarsın. Ve bu yaklaşma, iyileşmenin en sessiz ama en güçlü adımlarından biridir. 🌿 🌿 Kendine gösterdiğin bu şefkat, zamanla içsel bir güvene dönüşür. Ve o güven, duygularınla savaşmak yerine onlarla birlikte yürüyebilmeni mümkün kılar, daha dengeli hissetmeni sağlar. 🌿Bazen duyguların yoğunluğu seni geri çekilmek istemeye itebilir. Bu da anlaşılır bir tepkidir. Böyle anlarda önemli olan, kendini zorlamak değil, kendine eşlik edebilmektir. Küçük temaslar yeterlidir: Biraz daha yavaş nefes almak, bulunduğun ortamı fark etmek, ayaklarının yere değdiğini hissetmek… Bunlar basit görünür ama sinir sistemine “şu an güvendeyim” mesajı verir. Ve güven hissi oluştuğunda duygular da yumuşamaya başlar. İyileşme çoğu zaman büyük farkındalıklardan değil, bu küçük ama düzenli temaslardan doğar. Kendine bu alanı tanımak, içsel dayanıklılığını sessizce güçlendirir.

✨ Beden Hatırlar: Travma Neden Sadece Zihinde Değildir?

Travmayı çoğu zaman bir hikâye gibi düşünürüz.Geçmişte olmuş, bitmiş, artık “geride kalmış” bir olay…“Evet, zor bir şey yaşadım ama geçti.”Peki gerçekten geçti mi?Eğer bazen hiçbir sebep yokken kalbin hızlanıyorsa…Eğer bir ses, bir koku ya da bir bakış seni aniden huzursuz ediyorsa…Eğer hayatın genel olarak yolunda olmasına rağmen içinde açıklayamadığın bir sıkışma hissi varsa…Belki de geçmemiştir.Belki de sadece şekil değiştirmiştir.Çünkü travma yalnızca zihinde saklanan bir anı değildir.Travma, bedenin içinde yaşamaya devam eden bir deneyimdir.🧠 Zihin Unutur, Beden HatırlarTravmatik bir olay yaşandığında bedenin önceliği “anlamak” değildir.Öncelik hayatta kalmaktır.Bu yüzden sinir sistemi otomatik olarak devreye girer ve şu tepkilerden birini seçer:SavaşKaçDonBu sırada beynin mantıklı düşünmeden sorumlu kısmı geri planda kalır. Yani o anda yaşadığın şeyi anlamlandırmak yerine, sadece tepki verirsin.Belki bağırmak istedin ama sustun.Belki kaçmak istedin ama kalmak zorunda kaldın.Belki hareket etmek istedin ama donakaldın.İşte bu “yarım kalan tepkiler” bedenin içinde kayıt altına alınır.Ve yıllar sonra bile beden, o anı unutmaz.🌊 “Geçti” Dediğin Şey Neden Hâlâ Etkiliyor?Birçok insan terapiye şu cümleyle gelir:“Ben artık o olayı düşünmüyorum ama hâlâ etkisindeyim.”Bu cümle aslında çok şey anlatır.Çünkü travma sadece hatırlamakla ilgili değildir.Travma, sinir sisteminin hâlâ o olaydaymış gibi çalışmasıdır.Bu yüzden kişi:Sürekli tetikte hissedebilirRahatlamakta zorlanabilirGüvende olsa bile güvende hissedemeyebilirMantık şöyle der: “Artık tehlike yok.”Ama beden şöyle der: “Emin değilim.”Ve çoğu zaman kazanan beden olur.🌀 Travma: Tamamlanmamış Bir Hikâye Değil, Tamamlanmamış Bir TepkiTravmayı bir anı gibi değil, tamamlanmamış bir hareket gibi düşün.Söylenememiş sözler…Ağlanamamış gözyaşları…İfade edilememiş öfke…Kaçılamamış bir durum…Bunların hepsi bedenin içinde “yarım kalır.”Bu yüzden bazen hiçbir sebep yokken:İçin daralırGözlerin dolarKasların gerilirNefesin sıkışırBeden aslında şunu yapmaya çalışıyordur:“Yarım kalan şeyi tamamlamak.”Ama biz genelde bunu anlamayız.Onun yerine bastırırız.🌿 Bastırmak Neden İşe Yaramaz?Çünkü bastırmak, yok etmek değildir.Bastırmak, sadece ertelemektir.Bir duyguyu hissetmemeye çalıştığında, o duygu kaybolmaz.Sadece daha derine gider.Ve çoğu zaman daha güçlü bir şekilde geri döner.Örneğin:Sürekli meşgul olma ihtiyacıAşırı düşünmeBedensel gerginliklerNedensiz yorgunlukBunların bazıları aslında bastırılmış duyguların bedenle konuşma şeklidir.Beden kelimelerle konuşmaz.Beden hislerle konuşur.🎨 Neden Sadece Konuşmak Yetmez?Konuşmak çok değerlidir.Anlamak, fark etmek, anlamlandırmak iyileşmenin önemli bir parçasıdır.Ama tek başına yeterli değildir.Çünkü travma sadece “anlatılan” bir şey değildir.Travma aynı zamanda “hissedilen” bir şeydir.Ve bazı şeyler kelimelere dökülemez.İşte bu yüzden beden odaklı çalışmalar önemlidir:Sanat terapisiHareket çalışmalarıNefes farkındalığıDuygusal ifade teknikleriBu yöntemler zihni biraz kenara alır ve doğrudan bedenle çalışır.Bazen bir resim, anlatılamayan bir duyguyu ortaya çıkarır.Bazen küçük bir hareket, yıllardır tutulmuş bir gerginliği çözer.Bu bir “bozulma” değil…Bu bir çözülmedir.🌸 Beden Ne Zaman Açılır?Beden zorlandığında değil…Güvende hissettiğinde açılır.Bu çok kritik bir nokta.Çünkü birçok insan iyileşmeye çalışırken kendini zorlar:“Artık geçmesi lazım.”“Bunu aşmalıyım.”“Güçlü olmalıyım.”Ama beden baskıyla değil, güvenle çalışır.Güvenli bir alan demek:Yargılanmadığın bir yerHızına saygı duyulan bir süreçZorlanmadan ilerleyebilmekBeden ancak “artık tehlike yok” dediğinde gevşer.🌬️ Sinir Sistemi ve Regülasyon: İyileşmenin AnahtarıTravmayı anlamanın bir diğer yolu da sinir sistemine bakmaktır. Sinir sistemi, bedenin iç dünyadaki trafik kontrol merkezidir. Tehlike algıladığında hızlanır, güven hissettiğinde yavaşlar.Travma yaşayan kişilerde bu sistem çoğu zaman dengesini kaybeder. Ya sürekli alarm halinde kalır ya da tamamen kapanır.Bu durum iki şekilde kendini gösterebilir:Aşırı uyarılma: kaygı, huzursuzluk, panikDüşük uyarılma: donukluk, boşluk hissi, kopuklukİyileşme, bu iki uç arasında esneklik kazanmakla ilgilidir.Buna “regülasyon” denir.Regülasyon, duyguları bastırmak değil…Duygularla birlikte kalabilmektir.💫 Küçük Bir Farkındalık DeneyiŞu an burada, bunu okurken…Kısa bir an dur.Omuzlarını fark etÇeneni fark etNefesini fark etKendine şu soruyu sor:“Şu an bedenimde en çok nerede bir his var?”Belki bir sıkışma…Belki bir ağırlık…Belki bir boşluk…Şimdi o bölgeye doğru nefes aldığını hayal et.Hiçbir şeyi değiştirmeye çalışma.Sadece alan aç.Çünkü iyileşme çoğu zaman büyük adımlarla değil,küçük temaslarla başlar.🌿 Son SözTravma sadece geçmişte kalan bir olay değildir.Travma, bedenin içinde yaşamaya devam eden bir izdir.Bu yüzden iyileşme de sadece düşünerek olmaz.İyileşme hissetmeyi de içerir.Zihin anlamak ister.Beden hissetmek ister.Ve gerçek dönüşüm, bu ikisi bir araya geldiğinde olur.Beden bazen kelimelerden daha eski bir dil konuşur.Ve bu dil sabır ister, yavaşlık ister, temas ister.Eğer uzun zamandır kendine şu soruyu soruyorsan:“Neden hâlâ böyle hissediyorum?”Belki de cevap şudur:Zihnin yoluna devam etti…ama bedenin hâlâ seni bekliyor.Ve belki de iyileşme,ilerlemek değil…geri dönüp kendine yeniden temas etmektir. Ve o temas, sandığından çok daha dönüştürücü olabilir. Bu yüzden kendine nazik ol, acele etme, bedeninin ritmini dinle. Her fark ettiğin duyum, her küçük temas, seni biraz daha kendine yaklaştırır ve içsel bütünlüğünü yeniden kurmana yardımcı olur. 🌿 Gülay TOKER

Adresi

Dikilitaş, Dikilitaş Çk., 34349 Beşiktaş/İstanbul, Türkiye

Uzmanın Adresi

Danışan Yorumları

yaptıktan sonra uzman hakkında yorum bildirebilirsiniz.
Henüz yorum bildirilmemiş.

Soru - Cevap

yaptıktan sonra uzmana ücretsiz soru sorabilirsiniz.

Ask acisi

KullanıcıStar - 3 yıl önce
Merhablar yaklasik bir haftadir dünyam basima yikildi ben suana kadar kendimi bukadar kötü hissettigimi hatirlamiyorum. 23 yasindayim ve 5 gün bir lokma agzima sürmedim, mide bulantisi karamsarlik kalp atislarimin hizi bunalim hepsi vardi. Bunun sebebi su: Ben yaklasik 10 aydir bir kiz ile tanistim o türkiyeee ben Almanyadayim. Ve yaklasik 5 aydir yazisiyoruz. Ama sadece normal yazisiyoruz yani ask yok fakat biraz flörtlesme var. Ben bu kiza 3 hafta önce bir sevgilisi olup olmadigini sordum ve o kiz bana olmadigini sadece uygulamalarda takildigini söyledi. 3 hafta sonra yani yaklasik 1 hafta önce ben bu kiz baska bir oglan iliskisi oldugunu ögrendim. Ben yani galiba bu olaylardan sonra ona Asik oldugumu hissettim ve hayal kirikligina ugradim cünkü bana yalan da söylemisti. Bunun nedenini sordugumda bana ben böyle seylerden pek bahsetmeyi sevmem ve kimseye anlatmadim anlatmam da dedi. Biliyorum yanlis yaptim sana yalan söyleyerek fakat amacim arama sogukluk girmemesi dedi. Ben kiza bu yazismadan sonrq 3 gün boyunca yazmadim ve inanin cok büyük bir aciydi bu zaman gecmiyor gece kalkiyorsun onu düsünüyorsun inan hayattan gram zevk almadim. Sonra dedim demek uzak kalmak bana iyi gelmiyor nekadar sevgilisi de olsa en azindan benimle konussun o bile beni rahatlatir dedim ve ben yazmaya karar verdim. Kiz sucunu kabül etti beni gercekten cok sevdigini söyledi fakat arkadas olarak illa sevgi olmasi sart degil dedi. Suan onunla normal yazisiyorum tabiki sogukluk var onu koydum araya. Ama onu her düsündügümde icimde birseyler oluyor yani, acaba ondan ayrilip bana döner mi ? Ben ona asigim nasil davranmaliyim simdi söylesem bile bir ise yaramaz. Yani hala cok iyi degilim ama onunla yazistigim icin biraz daha iyiyim. Nasil ilerlemeliyim ?

Obsesyon mu

KullanıcıOKB - 3 yıl önce
Merhaba, ben sürekli ilişkimden önce olduğunu bildiğim karşı cins ile olan diyaloglarımı sanki ilişkimden sonra olmuş gibi vicdan azabı çekip suçluluk duyuyorum. Aldatmışım gibi hissediyorum sürekli her diyaloğu ilişkimden önce mi oldu sonra mı oldu diye kontrol etme isteğim oluyor. Eğer kontrol edemezsem bu düşünce aylarca kafamı meşgul ediyor. Önce olduğunu bilmeme rağmen aldatma hissim geçmiyor ve sürekli somut delil yani olayların tarihi öğrenme isteğim var. Kendime ilişkimde ihanette bulunmadım bunları düşünmem saçma ve mantıksız dediğimde beynimde ya ihanet ettiysem ya başkasıyla konuştuysam da bunu hatırlamıyorsam gibi bir düşünce dolaşıyor. Bunu kafamdan atamıyorum bunlar obsesyon mu gerçekten? İlaç da kullanıyorum bi süre terapi de gördüm fakat hala bunların bir okb takıntısı olduğunu kendime inandıramıyorum. Sizden de bilgi almak istedim bunlar gerçekten obsesyon mu? Tanı koymaya yetkiniz olmadığının bilincindeyim Sadece bunların obsesyon olup olmadığını bilmek istiyorum.

Toplam 2 soru.