1. Uzmanlar
  2. Şevval TAŞ
Psikolog Şevval TAŞ Profil Fotoğrafı

Şevval TAŞ

Psikolog

Ölüm/Kriz ve Yas Süreci
Sınav Kaygısı
Fobiler
Sosyal Fobi
Obsesif Kompulsif Bozukluk
Panik Atak
Özgüven / Yetersizlik Hissi
Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları
Yeme Bozuklukları
Tükenmişlik / Burnout
Depresif Bozukluklar

Hakkında

Merhaba, ben Psikolog Şevval Taş. Hayat bazen taşınması güç yüklerle karşımıza çıkabilir; kendimizi tıkanmış, anlaşılmamış veya yorgun hissedebiliriz. Psikolojik desteği, bu fırtınalı yollarda kişinin kendine verdiği en kıymetli hediye ve bir güçlenme yolculuğu olarak görüyorum. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Şema Terapi ve ACT (Kabul ve Kararlılık Terapisi) yaklaşımlarıyla; geçmişin bugüne vuran gölgelerini anlamlandırmak ve hayatınızı daha esnek, değerlerinizle uyumlu bir şekilde yönetebilmeniz için size eşlik ediyorum. Seanslarımda önceliğim; yargılanma korkusu olmadan, tamamen güvende hissettiğiniz bir alan yaratmaktır. İçsel kaynaklarınızı keşfetmek ve değişim cesareti göstermek için hazırsanız, bu yolculukta yanınızda olmaktan mutluluk duyarım.
Yapay zeka ile, kişiselleştirilmiş destek:
Menta AI
Yapay zeka ile,
kişiselleştirilmiş destek: Menta AI

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir

Danışmanlık/Terapi Süreci Hakkında

Terapi Yolculuğumuz Nasıl İlerler?

  • İlk Tanışma: İlk seansımızda sizi, yaşadığınız zorlukları ve terapiden beklentilerinizi anlamaya odaklanıyoruz. Size en uygun yol haritasını birlikte belirliyoruz.
  • Bilimsel Dayanak: Çalışmalarımda etkisi kanıtlanmış BDT ve Şema Terapi ekollerini kullanıyor, süpervizyon desteğiyle profesyonel kaliteyi her zaman koruyorum.
  • Süre ve Gizlilik: Görüşmelerimiz haftalık, 50 dakika süren ve tamamen gizlilik esasına dayalı seanslardır.
  • Odak Noktamız: Sadece semptomları gidermek değil, zorlayıcı düşüncelerle nasıl baş edeceğinizi ve hayatınızı nasıl daha anlamlı kılacağınızı öğrenmektir.

Uzmanlık ve Çalışma Alanlarım

  • Kaygı ve Kaygı Bozuklukları: Panik atak, sosyal fobi, yaygın anksiyete ve günlük yaşamı kısıtlayan yoğun endişe süreçleri.
  • Depresif Bozukluklar: İsteksizlik, mutsuzluk, enerji kaybı ve depresyon süreciyle baş etme.
  • Özgüven ve Yetersizlik Hissini Yenme: Kendini tanıma, öz değer kazanımı ve "yeterli değilim" düşüncesi üzerine çalışmalar.
  • Akademik ve Sınav Kaygısı: Sınav süreci yönetimi, performans kaygısı ve odaklanma stratejileri.
  • Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB): Tekrarlayıcı düşünceler ve zorlayıcı davranışların terapi ile yönetilmesi.
  • Yeme Bozuklukları: Duygusal yeme, beden algısı sorunları ve yemekle kurulan ilişkinin düzenlenmesi.
  • Tükenmişlik (Burnout) Sendromu: İş veya okul hayatındaki yoğun stresin yarattığı duygusal ve fiziksel tükenmişlik.
  • Yas ve Kayıp Süreci: Ölüm, ayrılık veya büyük yaşam değişimleri sonrası alışma ve iyileşme dönemi.
  • Fobiler ve Korkular: Günlük hayatı zorlaştıran spesifik korkular üzerine duyarsızlaştırma çalışmaları.

Çalışma Grupları

Yetişkin (18-65)

Terapi Yaklaşımları

Kabul ve Kararlılık(ACT) Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) EMDR Şema Terapi

Eğitimler

Beykoz Üniversitesi - Lisans - Psikoloji

Sertifikalar

Bdt Uygulayıcı Eğitim - Biruni Üniversitesi - 27.12.2024

Emdr Eğitimi - Mudanya Üniversitesi - 11.9.2025

Yetişkin Odaklı Terapi Eğitimi - Mudanya Üniversitesi - 11.9.2025

Act (kabul Ve Kararlılık Terapisi) Eğitimi - Mudanya Üniversitesi - 11.9.2025

Bdt (bilişsel Davranışçı Terapi) Uygulayıcı Eğitimi - Mudanya Üniversitesi - 11.9.2025

Son Blog Yazıları

Başarılıyım Ama Sahtekar Gibi Hissediyorum: Imposter Sendromu

Hayatınızda her şey dışarıdan bakıldığında "yolunda" görünse de, iç dünyanızda bitmek bilmeyen bir huzursuzluk mu var? İyi bir kariyer, sevgi dolu bir aile ya da akademik başarılar bile kendinizi "gerçekten başarılı" hissetmenize yetmiyor mu? Eğer içinizdeki bir ses sürekli olarak başarınızın bir "tesadüf" olduğunu, aslında yeterince zeki veya yetenekli olmadığınızı ve bir gün her kesit bu "gerçeği" anlayacağını fısıldıyorsa; muhtemelen imposter (Sahtekarlık) sendromu ve derin bir yetersizlik hissiyle karşı karşıyasınız demektir.Peki, neden kendimize karşı bu kadar acımasızız? Neden başkalarına gösterdiğimiz şefkati kendimizden esirgiyoruz? Bu yazıda, yetersizlik hissinin psikolojik kökenlerine inecek ve bu döngüden çıkış yollarını bilimsel ekoller ışığında inceleyeceğiz.1. Yetersizlik Hissi Nereden Gelir? Geçmişin Bugünkü YansımalarıPsikolojide hiçbir duygu sebepsiz değildir. Bugün hissettiğiniz yetersizlik duygusu, genellikle çocukluk döneminde atılan tohumların bir sonucudur. Özellikle Şema Terapi ekolü, bu durumu "Erken Dönem Uyumsuz Şemalar" ile açıklar. Zihnimizde çocuklukta oluşan bu kalıplar, birer gözlük gibidir ve dünyayı bu gözlüklerin renginde görmemize neden olur.Kusurluluk Şeması: Eğer çocukken duygusal ihtiyaçlarınız tam olarak karşılanmadıysa veya sürekli eleştirildiyseniz, "Ben temelde kusurluyum ve eğer insanlar beni gerçekten tanırsa benden uzaklaşırlar" inancını geliştirmiş olabilirsiniz. Bu inanç, yetişkinlikte kendinizi sürekli saklamanıza veya aşırı telafi mekanizmaları geliştirmenize yol açar.Yüksek Standartlar Şeması: Bazı aile yapılarında sevgi, performansa bağlıdır. Sadece "en iyi" olduğunuzda takdir edildiyseniz, yetişkinlikte kendinize hata yapma alanı bırakmayan, acımasız bir iç ses geliştirirsiniz. Bu şema altındaki kişi için "iyi", asla yeterli değildir; sadece "mükemmel" kabul edilebilirdir.Başarısızlık Şeması: Kişinin kendini akranlarıyla kıyasladığında her zaman daha yeteneksiz, daha şanssız veya daha başarısız hissetmesidir. Kişi gerçekten başarılı olsa bile, bu başarıyı dışsal faktörlere (şans, başkasının yardımı, kolay sınav vb.) bağlar; başarısızlığı ise tamamen kendi beceriksizliği olarak görür.2. Modern Dünyanın Tuzakları: Sosyal Medya ve "Mükemmel" Hayatlar İllüzyonuİçsel şemalarımızın üzerine bir de günümüzün dijital dünyası eklendiğinde, yetersizlik hissi kaçınılmaz hale gelebiliyor. Sosyal medya, bizlere başkalarının hayatlarının sadece "en parlak" anlarını sunar. Ancak biz kendi hayatımızın mutfağını, dağınıklığını, sabahki yorgunluğunu ve geceki kaygılarını biliyoruz. Başkasının "sahne önü" ile kendi "sahne arkamızı" kıyaslamak, adil olmayan bir yarıştır.Sürekli maruz kalınan "ideal beden", "ideal kariyer" ve "ideal ebeveynlik" görselleri, zihnimizdeki "yeterli değilim" inancını her gün yeniden besler. Bu durum, bireyin kendi özgün değerlerinden uzaklaşmasına ve başkalarının onayına bağımlı bir yaşam sürmesine neden olur.3. İş Hayatında ve Akademik Yaşamda YetersizlikYetersizlik hissi en çok performans sergilediğimiz alanlarda bizi yakalar. İş hayatında yeni bir sorumluluk aldığınızda ya da akademik bir başarı elde ettiğinizde gelen o "Acaba hata mı yaptım?" korkusu, aslında gelişme arzunuzun gölgesidir. Bu duyguyla baş etmenin yolu, başarıyı sadece sonuç odaklı değil, süreç odaklı değerlendirmektir. Kazandığınız her deneyim, attığınız her adım sizi "yetersiz" değil, "öğrenen ve dönüşen" bir birey kılar. Profesyonel hayatta uzmanlaşmak, her şeyi bilmek değil, bilmediklerimizi nasıl öğreneceğimizi keşfetmektir.4. İçimizdeki Eleştirel Sesle Nasıl Bağ Kurarız?İçimizdeki eleştirel ses aslında bizi korumaya çalışan, ancak yöntemini şaşırmış bir parçamızdır. Genellikle bizi başarısızlıktan veya reddedilmekten korumak için "Zaten yapamazsın, deneme bile" diyerek bizi konfor alanımızda tutmaya çalışır. Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) bu noktada bize çok kıymetli bir perspektif sunar: Bu sesi susturmaya çalışmak yerine, onunla olan bağımızı değiştirmek.Düşünceleri birer "mutlak gerçek" olarak değil, zihnimizden geçen "kelime dizileri" olarak görmeye başladığımızda (Bilişsel Ayrışma), bu seslerin üzerimizdeki kontrolü azalır. "Ben yetersizim" demek yerine, "Şu an zihnimden yetersiz olduğuma dair bir düşünce geçiyor" demek, duyguyla aranıza sağlıklı bir mesafe koymanızı sağlar.5. Yetersizlik Hissini Yönetmek İçin 5 Somut AdımEğer bu duygu hayatınızın direksiyonuna geçtiyse, şu adımları uygulamaya başlayabilirsiniz:Kanıt Analizi Yapın (BDT Tekniği): Kendinizi yetersiz hissettiğiniz bir anı seçin. Bu duygunun lehine ve aleyhine olan somut kanıtları bir kağıda yazın. Göreceksiniz ki, aleyhteki (başarılarınız, çabalarınız, olumlu geri bildirimler) kanıtlar genellikle daha fazladır.Öz Şefkat Pratiği: Kendinize, çok sevdiğiniz bir arkadaşınız aynı durumda olsaydı ona neler söylerdeniz, diye sorun. Kendinize karşı kullandığınız dil, bir düşman dili mi yoksa destekleyici bir dost dili mi?Hata Yapma İzni Verin: Mükemmeliyetçilik gelişim değildir; gelişim, hatalardan ders çıkarabilme becerisidir. Haftada en az bir kez "bilinçli olarak" küçük, önemsiz bir hata yapın ve dünyanın başınıza yıkılmadığını deneyimleyin.Değerlerinize Odaklanın: Başkalarının beklentilerine veya onayına göre değil; sizin için gerçekten neyin önemli olduğuna göre hareket edin. Başarı, başkalarını geçmek değil, kendi değerlerinizle uyumlu bir hayat yaşamaktır.Duygularınızı Etiketleyin: Kaygı veya yetersizlik geldiğinde onu bastırmayın. "Şu an yetersizlik hissi geldi, hoş geldi. Onu hissediyorum ama onun peşinden gitmek zorunda değilim" diyerek duyguyu misafir edin.6. Profesyonel Destek Almanın Önemi ve Terapi SüreciYetersizlik hissiyle tek başına mücadele etmeye çalışmak, fırtınalı bir denizde pusulasız yol almaya benzer. Birey, çoğu zaman kendi zihinsel kör noktalarını görmekte zorlanabilir ve içsel eleştirel sesleri "mutlak gerçekler" olarak kabul etme eğilimi gösterebilir. Profesyonel bir psikolojik destek süreci, bu noktada bireyin kendi iç dünyasına objektif bir ayna tutmasını ve bu köklü inançları bilimsel yöntemlerle incelemesini sağlar.Terapi süreci, sadece mevcut semptomları gidermeyi değil, bireyin yaşam kalitesini artıracak kalıcı bir dönüşüm başlatmayı hedefler. Bu süreçte kullanılan bazı temel yaklaşımlar şunlardır:Farkındalık ve Anlamlandırma: Şema Terapi perspektifiyle, çocukluk döneminde yerleşen ve bugün "yetersizlik" olarak tezahür eden kemikleşmiş inançların kökenleri incelenir.Düşünce Biçimini Yeniden Yapılandırma: Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) teknikleri aracılığıyla, bireyin kendine dair geliştirdiği yanlı ve olumsuz düşünce kalıpları, daha gerçekçi ve işlevsel olanlarla yer değiştirilir.Psikolojik Esneklik Kazanımı: Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT) ile zorlayıcı duyguları bastırmak yerine, bu duygularla birlikte değerler doğrultusunda bir yaşam sürme becerisi geliştirilir.Duygusal Duyarsızlaştırma: Eğer yetersizlik hissi travmatik geçmiş yaşantılardan besleniyorsa, EMDR gibi yöntemlerle bu anıların bugünkü duygu dünyası üzerindeki baskısı hafifletilir.

Adresi

Mimar Sinan, Mimar Sinan Cd. No:6, 34782 Çekmeköy/İstanbul, Türkiye

Uzmanın Adresi

Danışan Yorumları

yaptıktan sonra uzman hakkında yorum bildirebilirsiniz.
Henüz yorum bildirilmemiş.

Soru - Cevap

yaptıktan sonra uzmana ücretsiz soru sorabilirsiniz.

takinti

Kullanıcıdaisy - 2 gün önce
Merhaba, genelde birine haddini bildirince daha sonra korktu mu sustu veya neden sustu diye sorgulamak bazen yipratiyor insani, asiri empati yaptiriyor . mesela arkadasim cok guzel lafini soyluyor , sussun benim icin yeterli diyo tepkisi benim sorunum degil diyor. aslinda olmasi gereken bence budur. nasil boyle empati yapmayi birakabilirim ? yani aslinda agzimda empati yapmiyorum soyluyorum ama beyinim zihinsel empati yani sorulari soruyo .

ofkem

KullanıcıS... S... - 5 gün önce
merhabale, aniden konusurken habersiz ses yukseltmesi ile stres zamani ses yukseltmesi farkli seyler degl mi ? yani neden olur ? her ani ses yikeeltmesinin altinda stres var midir ?

Toplam 2 soru.