1. Uzmanlar
  2. Begüm KALFE
Psikolojik Danışman Begüm KALFE Profil Fotoğrafı

Begüm KALFE

Psikolojik Danışman

(*)(*)(*)(*)(*)
6 Yorum
7 danışan
18 seans
10 soru
Kaygı (Anksiyete) Bozuklukları
Kişilerarası İletişim Problemleri
Ölüm/Kriz ve Yas Süreci
Özgüven / Yetersizlik Hissi
Travma ve İlişkili Bozukluklar
Yeme Bozuklukları
Güven Kaybı / Aldatma / Aldatılma
Ergenlik Dönemi Sorunları
Depresyon ve Mutsuzluk
Değersizlik / Boşluk Hissi
Bağlanma Sorunları

Hakkında

Ben psikolojik danışman Begüm Kalfe. Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümünden yüksek şeref öğrencisi olarak mezun oldum. Danışma sürecini her bir danışana özgün bir şekilde ilerletmeye odaklanıyorum. Yaşam boyunca pek çok engelle karşılaşırız ve bazen bu engelleri aşmak ve bu yolda ilerleyebilmek bize zor gelir. Sizin de yaşamınızda sizi zorlayan, yorgun düştüğünüz, desteğe ihtiyaç duyduğunuz noktalarda size eşlik edebilirim. Ebeveyn danışmanlığı hizmeti de sunuyorum. Yüz yüze danışmanlık için mesaj yoluyla iletişime geçebilirsiniz.

Danışmanlık Süreci Hakkında

  • Öncelikle her kişi ve yaşantıları kendine özgüdür. Bu yüzden bu süreçte ben sizi anlamaya çalışırken siz de kendinizi tanıma sürecine adım atmış olacaksınız.

  • Yaşamınızda sizi zorlayan durumları birlikte gözden geçirip bakış açınızı değerlendirdiğimiz, neler hissettiğinizi gözlemlediğimiz ve bu durumla başa çıkma konusunda neler yapabileceğimiz konusunda fikirler ürettiğimiz seanslarla size eşlik edeceğim.

  • Seans günlüğü ve size özel zaman zaman minik ödevlerle farkındalıklarımızı güçlendireceğiz.

Değişim ve dönüşüm sürecinde ilk adım zorlandığımız durumu fark etmektir. Psikolojik destek arayışına başlamışsanız ilk adımı atmışsınız demektir. Bunun için kutlarım sizi. Seanslarda görüşmek dileğiyle...

Çalışma Grupları

Yetişkin (18-65) Ergen (12-18)

Danışmanlık Yaklaşımları

Danışan(Birey) Merkezli Ekolü Kısa Süreli Çözüm Odaklı Ekol (SFBT) Pozitif Psikoloji

Eğitimler

Hacettepe Üniversitesi - Lisans - Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik

Sertifikalar

Yetişkinlerde Klinik Görüşme Teknikleri Eğitimi - Paradoks Psikoloji - 12.8.2021

Mmpı Kişilik Testi Uygulayıcı Eğitimi - Paradoks Psikoloji - 2.9.2021

Frankfurter, D2 Ve Burdon Dikkat Testleri Uygulayıcı Eğitimi - Paradoks Psikoloji - 4.9.2021

Pozitif Psikoterapi Teknikleri Eğitimi - Paradoks Psikoloji - 3.9.2021

Uluslararası Ve Kültürlerarası Pozitif Psikoterapi Eğitimi - Olgu Psikoloji - 7.4.2026

Kriz, Travma Ve Yas Terapisi Eğitimi - Apamer (nevin Dölek) - 19.5.2026

Son Blog Yazıları

Kayıp ve Yas: Acıyla Baş Etme Sürecini Anlamak

Hayatın kaçınılmaz gerçeklerinden biri kayıptır. Sevilen bir insanın vefatı, bir ilişkinin sona ermesi, sağlık kaybı, işini kaybetmek, taşınmak, alışılmış yaşam düzeninin değişmesi ya da geleceğe dair hayallerin yıkılması da birer kayıp deneyimi olabilir. Çoğu zaman yas denildiğinde yalnızca ölüm sonrası yaşanan süreç akla gelir. Oysa insan, değer verdiği herhangi bir şeyi kaybettiğinde de yas yaşayabilir. Çünkü yas, yalnızca bir kişiyi değil; bağ kurduğumuz anlamları, alışkanlıkları, güven duygusunu ve yaşamın eski halini kaybettiğimizde ortaya çıkan doğal bir tepkidir.Toplumda çoğu zaman güçlü görünmek, kısa sürede toparlanmak ve hayatına kaldığın yerden devam etmek beklenebilir. Ancak yas, takvime göre ilerleyen bir süreç değildir. Her insanın kayba verdiği tepki farklıdır. Kimisi ağlayarak duygularını dışa vurur, kimisi içine kapanır, kimisi uzun süre hiçbir şey hissetmez. Tüm bu tepkiler, çoğu durumda insan zihninin ve bedeninin kayba uyum sağlamaya çalışmasının doğal parçalarıdır.Yas Nedir?Yas, kayıp sonrasında ortaya çıkan duygusal, zihinsel, fiziksel ve davranışsal tepkilerin bütünüdür. Bu süreçte kişi yalnızca üzüntü yaşamaz. Aynı zamanda şaşkınlık, öfke, suçluluk, yalnızlık, korku, boşluk hissi, özlem ve çaresizlik gibi birçok duygu bir arada görülebilir.Bazı kişiler “Neden hâlâ böyle hissediyorum?” diye kendini sorgulayabilir. Oysa yas tek bir duygudan ibaret değildir. Dalgalı bir deniz gibidir; bazı günler daha sakin, bazı günler daha yoğun hissedilebilir. İyiyim sandığınız bir anda bir şarkı, bir koku, bir tarih veya bir anı yeniden acıyı tetikleyebilir.Kayıp Sonrası Verilen Yaygın TepkilerYas sürecinde görülen tepkiler yalnızca duygusal değildir. Birçok kişi bedeninde ve düşüncelerinde de değişimler yaşayabilir.Duygusal TepkilerYoğun üzüntüÖzlemÖfkeSuçlulukYalnızlık hissiKaygıUyuşmuşluk, hiçbir şey hissedememeZihinsel TepkilerSürekli kaybı düşünme“Keşke şöyle yapsaydım” düşünceleriİnanmakta zorlanmaDikkat dağınıklığıGeleceği hayal etmekte zorlanmaFiziksel TepkilerYorgunlukUyku sorunlarıİştah değişiklikleriGöğüste sıkışma hissiHalsizlikBaş ağrısıDavranışsal TepkilerSosyal ortamlardan uzaklaşmaSürekli meşgul kalma isteğiAğlama nöbetleriİçe kapanmaHatıralardan kaçınma veya onlara yoğun yönelmeBu tepkiler kişiden kişiye değişebilir. Herkes aynı biçimde yas tutmaz.Yasın Aşamaları Var mı?Yas konusunda sıkça duyulan kavramlardan biri “yasın aşamaları”dır. Ancak bu süreç çoğu zaman düz bir çizgide ilerlemez. İnsanlar önce inkâr, sonra öfke, sonra kabul şeklinde sıralı ve düzenli bir yol izlemez. Bazı günler kabul hissi yaşarken başka bir gün yoğun öfke hissedilebilir.Bu nedenle yasın belirli kuralları olan bir süreç gibi düşünülmesi yanıltıcı olabilir. Daha gerçekçi yaklaşım, yasın inişli çıkışlı ve kişisel bir uyum süreci olduğunu kabul etmektir.Yas Sürecinde Kendinize Nasıl Destek Olabilirsiniz?1. Duygularınızı Yargılamayın“Artık üzülmemeliyim.” “Güçlü olmalıyım.” “Ben neden hâlâ ağlıyorum?”Bu düşünceler acıyı hafifletmek yerine baskıyı artırabilir. Yas, sevilen bir şeyin kaybına verilen insani bir tepkidir. Üzülmek, özlemek veya öfkelenmek zayıflık değildir.2. Kendinize Zaman TanıyınÇevreniz kısa sürede toparlanmanızı bekleyebilir. Ancak yasın takvimi yoktur. Bazı kayıplar aylar, bazıları yıllar boyunca farklı yoğunluklarda hissedilebilir. Amaç kaybı unutmak değil, onunla yaşamayı öğrenmektir.3. Duyguları İfade Etmenin Yolunu BulunKonuşmak, yazmak, dua etmek, resim yapmak, yürüyüşe çıkmak, anı kutusu hazırlamak veya sevilen kişiye mektup yazmak duyguların işlenmesine yardımcı olabilir. Herkesin ifade biçimi farklıdır.4. Günlük Rutinleri Tamamen BırakmayınYas döneminde motivasyon düşebilir. Ancak temel rutinleri korumak önemlidir:Düzenli yemek yemekUyku saatlerine dikkat etmekHafif hareket etmekTemel sorumlulukları küçük adımlarla sürdürmekRutinler, zihne güvenlik hissi verebilir.5. Destek Almaktan ÇekinmeyinBazen yalnız kalmak iyi gelebilir, bazen de birine ihtiyaç duyulur. Güvendiğiniz insanlarla temas kurmak önemlidir. Her şeyi tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz.Yasla İlgili Sık Görülen Zorlayıcı DüşüncelerKayıp sonrası bazı düşünceler kişiyi daha da zorlayabilir:“Daha fazlasını yapabilirdim.”“Ben mutlu olursam onu unutmuş olurum.”“Hayatım artık asla düzelmeyecek.”“Güçlü görünmeliyim.”“Ağlamak zayıflıktır.”Bu düşünceler çoğu zaman acının doğal bir parçasıdır ancak her zaman gerçek değildir. Özellikle suçluluk düşünceleri, kayıp sonrası sık görülebilir. İnsan zihni yaşananları anlamlandırmaya çalışırken geçmişteki detaylara takılabilir.Yas Sürecinde Çevrenin RolüYas yaşayan kişilere söylenen bazı cümleler iyi niyetli olsa da incitici olabilir:“Takma kafana.”“Zamanla geçer.”“Güçlü ol.”“Artık toparlanman lazım.”Bunun yerine şu tür yaklaşımlar daha destekleyici olabilir:“Yanındayım.”“Konuşmak istersen dinlerim.”“Bugün nasılsın?”“Bu sürecin zor olduğunu biliyorum.”Bazen çözüm sunmak değil, yanında kalmak en değerli destektir.Çocuklarda Yas SüreciÇocuklar da kayıp yaşar ancak bunu yetişkinler gibi ifade etmeyebilirler. Bazıları oyun davranışlarıyla, bazıları öfkeyle, bazıları sessizlikle tepki verebilir. Çocuğa yaşına uygun, açık ve güven verici şekilde bilgi vermek önemlidir. “Uyudu gitti” gibi ifadeler kafa karıştırabilir.Çocuğun duygularını ifade etmesine alan açmak ve rutinleri korumak destekleyici olur.Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?Yas doğal bir süreçtir. Ancak bazı durumlarda profesyonel destek önemli olabilir:Uzun süre günlük yaşamı sürdürememeYoğun suçluluk ve kendini cezalandırma düşünceleriŞiddetli kaygı veya depresif belirtilerSürekli izolasyonUyku ve iştahın ciddi bozulmasıKayıpla ilgili yoğun işlev kaybıTravmatik kayıp yaşanmasıDestek almak, acının normal olmadığını değil; bu yükü tek başına taşımak zorunda olmadığınızı gösterir.Yas Geçer mi?Birçok kişi “Bu acı ne zaman geçecek?” diye sorar. Yas çoğu zaman tamamen silinmez; şekil değiştirir. İlk başta keskin ve yoğun olan acı zamanla daha taşınabilir hale gelebilir. Kişi kaybı unutmadan yaşamına devam etmeyi öğrenebilir.Acının azalması sevginin azaldığı anlamına gelmez. Hayata yeniden yönelmek, kaybedilen kişiyi veya değeri unutmak değildir. Yasın iyileşmesi, bağın sona ermesi değil; bağın yeni bir biçim almasıdır.Kayıp ve yas, insan olmanın en derin deneyimlerinden biridir. Sevdiğimiz, alıştığımız veya anlam yüklediğimiz bir şeyi kaybettiğimizde sarsılmamız doğaldır. Yas bir bozukluk değil, bağ kurabilen bir kalbin verdiği tepkidir.Bu süreçte kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın. Kimisi sessizce yas tutar, kimisi konuşarak, kimisi ağlayarak, kimisi uzun süre hiçbir şey hissedemeyerek. Doğru yas tutma biçimi yoktur.Zaman içinde acı tamamen yok olmayabilir ama değişebilir. Bugün dayanılmaz görünen hisler ileride daha taşınabilir hale gelebilir. Anılar acı vermenin yanında güç de verebilir. Eğer bu süreçte zorlanıyorsanız, yalnız değilsiniz. Destek istemek güçsüzlük değil, iyileşmeye açılan önemli bir adımdır. Yasın içinde bile yaşamla yeniden bağ kurmak mümkündür.

Uykuya Dalmakta Zorluk ve Düşüncelerle Baş Edememe: Zihin Gece Neden Susmaz?

Gün boyu yoğun bir tempo içinde ilerlerken çoğu zaman düşüncelerimizi fark etmeyiz. İş, okul, sorumluluklar, sosyal ilişkiler ve günlük telaş zihni meşgul eder. Ancak gece yatağa uzandığımızda dış dünya sessizleşir, dikkat dağıtan uyaranlar azalır ve gün içinde bastırdığımız düşünceler daha görünür hale gelir. Birçok kişi tam da bu noktada uykuya dalmakta zorlandığını, zihninin durmadığını ve düşüncelerle baş edemediğini ifade eder.“Yatağa giriyorum ama aklım susmuyor.”“Uyumam gerektiğini biliyorum ama sürekli bir şeyler düşünüyorum.”“Geçmişte olanları, gelecekte olacakları düşünüp duruyorum.”Eğer siz de buna benzer bir süreç yaşıyorsanız yalnız değilsiniz. Uykuya dalma güçlüğü çoğu zaman yalnızca uyku problemi değildir; zihinsel yükün, stresin ve duygusal yorgunluğun bir yansıması olabilir.Gece Düşünceler Neden Artar?Bunun temel sebeplerinden biri gün içinde sürekli aktif olan zihnin, gece ilk kez durma alanı bulmasıdır. Gün boyunca ertelenen kaygılar, çözümlenmemiş meseleler, pişmanlıklar veya gelecek planları sessizlikte daha belirgin hale gelir.Ayrıca gece saatlerinde beden yorulmuş olsa da zihin hâlâ alarm halinde olabilir. Özellikle stresli dönemlerde beyin, dinlenme moduna geçmek yerine tehdit taramasına devam eder. Bu da kişinin gevşeyememesine ve uykuya geçişte zorlanmasına neden olur.Bazı kişilerde ise şu düşünceler döngüyü artırır:“Yarın erken kalkacağım, hemen uyumalıyım.”“Yine uyuyamayacağım.”“Uyumazsam yarın mahvolurum.”“Neden normal insanlar gibi uyuyamıyorum?”Bu düşünceler anlaşılır olsa da farkında olmadan performans baskısı yaratır. Uyku doğal bir süreçken, kontrol edilmesi gereken bir görev gibi algılanmaya başlar.Düşüncelerle Savaşmak Neden İşe Yaramaz?Çoğu kişi uyuyabilmek için düşünmemeye çalışır. Ancak zihin baskıyla susturulamaz. “Bunu düşünmeyeceğim” demek, çoğu zaman o düşüncenin daha sık gelmesine neden olur. Buna psikolojide paradoksal etki denir.Örneğin size “beyaz bir ayıyı düşünmeyin” denildiğinde zihninizde ilk canlanan şey genellikle beyaz ayıdır. Aynı şekilde “kaygılanmayacağım” veya “şimdi susmalıyım” baskısı da zihinsel gerginliği artırabilir.Bu nedenle hedef, düşünceleri zorla durdurmak değil; onlarla ilişkinizi değiştirmek olmalıdır.Uyku Öncesi Zihni Rahatlatmak İçin Sağlıklı Yaklaşımlar1. Gün İçinde Zihne Alan AçınBazı kişiler gün boyu kendine hiç durma alanı tanımaz. Duygular bastırılır, sorunlar ertelenir, zihinsel yük birikir. Gece ise hepsi bir anda gelir.Gün içinde kısa duraklamalar vermek, düşünceleri yazmak, kendinize “şu an ne hissediyorum?” diye sormak gece zihinsel taşmayı azaltabilir.2. Düşünce Defteri KullanınYatmadan 1–2 saat önce aklınıza gelenleri bir kâğıda yazın. Yapılacaklar listesi, endişeler, yarına bırakılan işler, zihni meşgul eden meseleler… Yazmak zihne şu mesajı verir: “Bunu unutmayacağım, şu an taşımasına gerek yok.”Bu yöntem özellikle sürekli plan yapan veya unutmaktan korkan kişilerde oldukça rahatlatıcı olabilir.3. Uyumaya Çalışmak Yerine Gevşemeye OdaklanınUyku doğrudan zorlanarak elde edilemez. Ancak beden gevşediğinde ve tehdit algısı azaldığında uykuya geçiş kolaylaşır.Bu nedenle yatakta “uyumalıyım” baskısı yerine şu yaklaşım daha işlevseldir:“Şu an sadece dinleniyorum. Uyku gelirse gelir.”Bu küçük zihinsel değişim performans baskısını azaltabilir.4. Bedeni SakinleştirinZihin ve beden birbiriyle bağlantılıdır. Beden gerginse zihin de alarm halinde olabilir. Uyku öncesi uygulanabilecek bazı yöntemler:Yavaş ve derin nefes egzersizleriKas gevşetme çalışmalarıBeden tarama farkındalığıLoş ışıkta sakin bir rutin oluşturmaTelefon ve yoğun uyarandan uzaklaşmaAmaç kusursuz bir rutin değil, bedene güvenlik hissi vermektir.5. Düşünceleri Gerçek Gibi Değil, Zihinsel Olay Gibi GörünGece gelen her düşünce gerçek değildir. Bazıları sadece yorgun beynin ürettiği senaryolardır.Örneğin:“Yarın kesin berbat geçecek.”“Hayatım kontrolden çıkıyor.”“Ben asla düzelmeyeceğim.”Bu cümleleri gerçek kabul etmek yerine şöyle yaklaşabilirsiniz:“Şu an zihnim kaygılı senaryolar üretiyor.”“Bu bir düşünce, gerçeklik kanıtı değil.”“Yorgunken zihnim daha karamsar olabilir.”Bu farkındalık düşüncelerin etkisini azaltabilir.Ne Zaman Destek Alınmalı?Bazen uyku sorunu geçici bir stres dönemine bağlı olabilir. Ancak şu durumlarda profesyonel destek faydalı olabilir:Haftalardır uykuya dalamamaGeceleri yoğun kaygı yaşamaGün içinde yorgunluk, dikkat dağınıklığıSürekli zihinsel yorgunluk hissiUyku nedeniyle yaşam kalitesinde düşüşDüşüncelerle tek başına baş edememe hissiUyku problemi çoğu zaman çözümsüz değildir. Doğru destekle hem zihinsel yük hem uyku düzeni iyileşebilir.Uykuya dalmakta zorlanmak ve gece düşüncelerle baş edememek çoğu zaman yalnızca bir uyku problemi değildir. Genellikle zihinsel yorgunluğun, stresin, bastırılmış duyguların veya uzun süredir taşınan yüklerin bir yansımasıdır. Gün içinde ertelenen kaygılar ve çözümlenmemiş meseleler, gece sessizlikle birlikte daha görünür hale gelebilir. Bu nedenle kendinize “Neden uyuyamıyorum?” diye öfkelenmek yerine “Zihnim bana ne anlatmaya çalışıyor?” diye sormak daha şefkatli ve işlevsel bir yaklaşım olabilir.Uyku, zorla gerçekleştirilen bir performans değildir. Ne kadar kontrol etmeye çalışılırsa bazen o kadar uzaklaşabilir. Bu noktada amaç düşünceleri tamamen susturmak değil, onlarla kurulan ilişkiyi değiştirmektir. Bedeni sakinleştirmek, gündüz stres yönetimine alan açmak, zihni rahatlatan rutinler oluşturmak ve gerektiğinde profesyonel destek almak süreci kolaylaştırabilir. Düzenli uyku saatleri oluşturmak, ekran maruziyetini azaltmak ve kendinize gün içinde dinlenme alanları tanımak da destekleyici olabilir.Unutulmamalıdır ki zaman zaman herkes zor dönemlerden geçebilir ve bu dönemlerde uyku etkilenebilir. Bu durum başarısızlık ya da güçsüzlük göstergesi değildir. Eğer uyku sorunu uzun süredir devam ediyor, yaşam kalitenizi etkiliyor veya tek başınıza baş etmekte zorlanıyorsanız destek almak önemli bir adımdır. Doğru yöntemlerle zihin sakinleşebilir, beden gevşeyebilir ve uyku yeniden doğal akışına kavuşabilir. Sabırlı ve istikrarlı adımlar çoğu zaman düşündüğünüzden daha etkili sonuçlar yaratır. .

Yapay zeka ile, kişiselleştirilmiş destek:
Menta AI
Yapay zeka ile,
kişiselleştirilmiş destek:
Menta AI

Şimdi indir, konuşmaya başla

App Store'dan İndirGoogle Play'den İndir

Adresi

Kocatepe, Meşrutiyet Cd., Çankaya/Ankara, Türkiye

Uzmanın Adresi

Danışan Yorumları

yaptıktan sonra uzman hakkında yorum bildirebilirsiniz.
Profesyonel ve samimi bir yaklaşım
(*)(*)(*)(*)(*)
D... S... - 37 gün önce

Kendimi ilk seanstan itibaren rahat ve anlaşılmış hissettim. Empatik, sabırlı ve profesyonel yaklaşımı sayesinde olaylara farklı açılardan bakmayı öğrendim. Seanslar dışında sağladığı ekstra materyaller ve emailleri ile süreci gerçekten destekleyen ve ilerleten bir uzman.

Yas Desteği
(*)(*)(*)(*)(*)
Erkan - 2 ay önce

Kaybımdan sonra kendimi çok yalnız ve dağılmış hissediyordum. Konuşmak bile zor gelirken beni sabırla dinlemesi, duygularımı normalleştirmesi bana gerçekten iyi geldi. Yanında ağlamaktan ya da kötü hissetmekten çekinmedim. Bu süreci biraz daha hafif atlatabiliyorsam bunda desteğinin büyük payı var. İyi ki karşıma çıkmış.

Teşekkür ederim
(*)(*)(*)(*)(*)
Yıldız - 2 ay önce

İkizlerimle ilgili süreçte verdiği öneriler hayatımı gerçekten çok kolaylaştırdı. Nokta atışı tespitleriyle sadece doğru yönlendirmelerde bulunmakla kalmadı, aynı zamanda duygularıma da tercüman oldu. Kendimi anlaşılmış hissetmemi sağlayan yaklaşımı için ayrıca teşekkür ederim.

Toplam 6 yorum.

Uzmanın Cevapladığı Sorular

yaptıktan sonra uzmana ücretsiz soru sorabilirsiniz.

Destek talebi

Kullanıcıİyk - 53 gün önce
Merhaba, 16 yaşındayım.  ailemin haberi yok ve bu durumu öğrenmelerini istemiyorum. Lütfen bu numarayı telefonla aramayın veya SMS göndermeyin, sadece buradan yazışmak istiyorum.1 buçuk yıldır ciddi derecede takıntılı düşünceler yaşıyorum. İnternetten biraz araştırdığımda bunun cinsel ve ilişki temalı OKB olduğunu düşünüyorum. Erkek arkadaşımı çok sevmeme rağmen sürekli "Acaba onu sevmiyor muyum, başka biriyle olsam daha mutlu olabilir miydim, acaba onu fiziksel olarak yetersiz mi buluyorum?" gibi sorular geliyor veya eski ilişkimle ilgili düşünceler geldiğinde "Unutamadım mı acaba, onu mu istiyorsun, erkek arkadaşını istemiyor musun?" gibi düşünceler geliyor ve kendimi çok suçlu hissediyorum. Üzerine düşmedikçe geçeceğini biliyorum ama sanki onun üstüne düşüp reddetmezsem erkek arkadaşımı aldatıyor gibi hissediyorum.Ayrıca geceleri okuldaki herhangi bir kişiyle, ailemden biriyle veya hiç tanımadığım kişilerle ilgili cinsel içerikli rüyalar görüyorum ve haz aldığımı düşünüyorum, isteyerek yaptığımı düşünüyorum veya gece uyandığımda kendimi hareket ederken buluyorum ve sanki rüya devam etsin istiyor gibi oluyorum. Ama sabah uyanınca hala sanki güzel bir rüyaymış gibi gelse bile "Sen ne yaptın?" diye kendime kızıyorum ve günüm zehir oluyor. Düşünceler geldiğinde sadece uyanırken değil, her zaman sanki bunu gerçekten istiyormuşum veya hoşuma gidiyormuş gibi bir his kaplıyor içimi ama hemen arkasından kendimden iğrenip suçluluk duyuyorum. Ama bu rüyaları hiç erkek arkadaşımla ilgili görmüyorum.Aileme ve erkek arkadaşıma karşı uzak duruyorum, kendimi çok suçlu hissediyorum. Veya erkek arkadaşıma temas ettiğimde, sarıldığımda sanki başka biriyle sarılıyorum gibi falan hissediyorum; kendimi çok suçlu ve iğrenç hissediyorum.Erkek arkadaşımla 2 buçuk yıldır beraberiz ve onun okuluna nakil aldıracak kadar büyük bir bağımız var. Ancak bu durumu bilmediğim dönemde ona "istiyorum galiba" diyerek anlattığım için aramız çok bozuldu. Tam 2 aydır bana karşı çok mesafeli, sarılmıyor, mesajlarıma bakmıyor ve beni cezalandırıyor. Onun bu tavrı benim suçluluk duygumu ve takıntılarımı daha da tetikliyor. Ama ben öyle oluyor gibi hissediyorum ama sanırım bu bir hastalık ve ben ne yapacağımı bilmiyorum.Ayrıca çok uzun zamandır böyle bir şey yaşadığım için sanki bu benim bir parçam olmuş gibi geliyor. Son zamanlarda kendimi sürekli "Şu an ne hissediyorum, sevgilimi seviyor muyum, o cinsel rüyayı istiyor muyum?" diye zihnen test ederken buluyorum. Takıntılar gelmediğinde bile zihnime zorla getirip kendimi kontrol etmeye çalışıyorum. Üstelik zihnim şu an bana "Sen onu ilişkinin ilk başından beri zaten hiç sevmiyordun" diye fısıldıyor; geçmişteki tüm güzel anılarımı ve onun için okul değiştirme çabalarımı bile sorgulamama neden oluyor, çok çaresiz hissediyorum. Ayrıca ben çok uzun yıllardır aileme birşey olmasından cok korkarım ve onlar içinde ölüm geçen bir kelime bile kullansalar ben hemen tövbe deyin falan derim onlara. Bu erkek arkadaşıma da oyleydi sonradan ben ona beddua etmeye başlamış gibi oldum. Onun kılına zarar gelsin istememem gerekirken neler neler diyorum çocuğa çok uzuyo bu durum beni ve suclaniyorum.Bana yardımcı olabilir misiniz? Bu yaşadığım şey gerçekten OKB mi yoksa benim uydurduğum ve kendimi suçsuz çıkartmak için koyduğum bir kılıf mı? ‎

Terapistti kıskanmak

KullanıcıMelek - 54 gün önce
Terapisti diger danışandan kıskanmak normal midir? Yani olumlu veya olumsuz bir durum mudur? Ve terk edilmekten korkmak bunun için

Kaygı takıntı?

KullanıcıÖ... Ö... - 57 gün önce
Merhabalar 28 yaşında erkeğim.Ben biraz içine kapanık biriyim. , dışa dönük kızlara karşı içimde aşamadığım köklü bir korku var ve bunu sürekli takıntı (OKB) haline getiriyorum. ​Özel güvenlik, kasiyer veya market çalışanı fark etmeksizin herhangi bir kadina karşı ama değişik siması otoriter gibi yüz hattı olanlara karşı var bu yani özgüveni yüzüne yansıyan sert görünümlü kişilere demek istedim. .nerede hareketli, her ortamda çevresi olan havalı veya egoist gibi duran bir kız görsem anında özgüvenimi kaybedip korku gibi hisse kapılıyorum. İçimi "Kesin beni dışlayacak, iş arkadaşı olsak diğer erkekler gibi benimle asla muhatap olmaz" korkusu kaplıyor. Kendimi onların yanında çok değersiz ve ufaklık gibi hissediyorum. is yerinde erkekli kızlı takılan yaşıtlarım var onlara bakınca ben sanki onlardan farklıyım benden is yerinde yönetici bile olmaz diye dusunceler geliyor.Bu tarz kızlar benimle kaba veya "lan"lı konuştuğunda ise zihnim "Beni küçük görüyor" diye algılıyor. O an küçük olmadığımı kanıtlamak için nasıl patlamam gerektiğini düşünmekten kendimi alamıyorum. ​Bu dışlanma korkusu ve titreme yüzünden kadınların olduğu AVM, market gibi yerlerde çalışamıyor, hatta evden dışarı bile çıkamıyorum. ​4 yıl önce fabrikada çalışırken dışa dönük halk diliyle fırlama biri dediğimiz kızın beni tanımadığı halde şaka yollu bana"Öğrenme lan" işi boşver demesi ve işe yenimi başladın sen lan diye hitap etmesi benim zoruma gitmişti.beni tanımıyor bana lan diye çok rahat konuşuyor ve egoistce gibi geldi.Böyle rahat liyakatsiz konuşan kızlar olunca bende onu uyarmaya korkuyorum kavga çıkarır diye. veya memurların üstten konuşması bankaya gittiğimde kadın memurun bana sen diye hitap etmesini akşama kadsr haftalarca kafaya takıyorum neden öyle dedi beni cocukmü gördü diye.bu genel korkumu tetikleyen örneklerdendir. Bu derin yetersizlik hissini, kızlara karşı duyduğum bu korkuyu ve takıntıları nasıl aşabilirim?psikolojide buna ne denir?terapi almadan sadece psikoloji kitapları okuyup uygulayarak bu sorunu aşabilir miyim?günlerdir aynı şeyleri düşünüyorum bazen geçse bile yine aynı şeyler beynimde tekrarlıyor.bu özguvensizlikle mi alakalı.Bu sebebten iş yerine gidince hemen 1 hafta sonra istifa ediyorum bu karşı cinse karşı oluyor anlattıklarım

Toplam 10 soru.