
Maladaptive Daydreaming (Uyumsuz Hayal Kurma), sadece basit bir "dalıp gitme" eylemi değildir. Kişinin günlük sorumluluklarını, iş, okul ve sosyal hayatını ciddi derecede sekteye uğratacak boyutta yoğun, sürükleyici, karmaşık ve kontrol edilemez bir şekilde hayal kurması durumudur. Normal hayal kurmaktan farkı, bir bağımlılık gibi işlemesi ve kişinin bu hayallerin süresini kontrol edememesidir.
Eğer zihninizin içindeki o sahte mutluluk, dışarıdaki gerçek hayatınızın önüne geçiyorsa, kendinize şu soruyu sormanın vakti gelmiştir: "Zihnimdeki o mükemmel insanın gölgesinde yaşamaktan ne zaman vazgeçeceğim?"
Kendinizde veya bir yakınınızda bu durumun olup olmadığını anlamak için klinik olarak kabul görmüş şu belirtilere dikkat etmelisiniz:
Uyumsuz Hayal Kurma genellikle başka psikolojik sorunların bir yansımasıdır. Bir tür başa çıkma mekanizmasıdır. Şunlarla ilişkili olabilir:
Aşağıdaki tablo, günlük hayattaki masum dalıp gitmeler ile hayal kurma hastalığı arasındaki ince ama keskin çizgiyi anlamanıza yardımcı olacaktır:
NHK : İstendiğinde sonlandırılabilir.
UHK : Durdurması son derece zordur, dürtseldir.
NHK : Genellikle birkaç dakika sürer.
UHK : Günde saatlerce (bazen 4-6 saat) sürebilir.
NHK : Kısa, parça parça ve yüzeyseldir.
UHK : Çok boyutlu karakterler, evrenler ve olay örgüleri içerir.
NHK : Kişi genellikle hareketsiz durur.
UHK : Fısıldama, jest/mimik yapma, odada volta atma görülür.
NHK : Gerçek dünyayla bağ kopmaz.
UHK : Kişi hayal dünyasında yoğun bir "orada olma" hissiyatı yaşar.
NHK : Günlük işleri engellemez.
UHK : Akademik, sosyal ve mesleki çöküşe yol açar.
Maladaptive Daydreaming, internet çağının uydurduğu bir trend değildir. Arkasında ciddi bir nöropsikolojik ve klinik araştırma geçmişi barındırır.
1. Prof. Eli Somer'ın Keşfi ve İlk Kalitatif Çalışma (2002)
Bu kavramı dünya literatürüne kazandıran kişi Hayfa Üniversitesi'nden Klinik Psikolog Prof. Eli Somer'dır. Somer, 2002 yılında yayımladığı "Maladaptive Daydreaming: A Qualitative Inquiry" başlıklı öncü çalışmasında, çocukluk döneminde istismar, ihmal ve travma geçmişi olan 6 hastayı inceledi.
2. Paralel Hayatlar Fenomenolojik Çalışması (2016)
PubMed'de yayımlanan ve 21 MD teşhisi konmuş bireyle yapılan derinlemesine görüşmeleri içeren çalışmada, katılımcıların hayal dünyalarında genellikle "kompanse edici (telafi edici)" temalar işlediği görüldü.
3. Nörolojik Alt Yapı ve Dikkat Ağları Araştırmaları
Son yıllarda yapılan fMRI (Fonksiyonel Manyetik Rezonans Görüntüleme) çalışmaları, MD'ye sahip kişilerin beyinlerindeki Default Mode Network (Varsayılan Mod Ağı) adı verilen ve biz dinlenirken veya hayal kurarken aktifleşen bölgenin, normal insanlara göre çok daha baskın ve hiperaktif olduğunu göstermektedir. Bu bireyler, dikkat gerektiren bir iş yaparken bile beyinleri otomatik olarak bu ağa kaymaktadır.
Klinik çalışmalar, bu durumun homojen bir dağılım göstermediğini, belirli psikolojik zeminlere sahip kişileri daha çok vurduğunu ortaya koymaktadır:
"Ne olacak canım, altı üstü hayal kuruyor işte" deyip geçmemek gerekiyor. Klinik gözlemler, bu durumun bir süre sonra ciddi bir kar topu etkisine dönüştüğünü gösteriyor:
Maladaptive Daydreaming'den kurtulmak, hem kendi çabanızı hem de profesyonel yardımı gerektiren bir süreçtir. Bu durumun altında yatan nedenleri anlamak, çözüm için ilk adımdır.
Hayal kurma hastalığı (Maladaptive Daydreaming), doğrudan teşhisi zor bir durumdur çünkü ruh sağlığı tanı rehberlerinde (DSM-5 gibi) resmi bir bozukluk olarak yer almaz. Bu nedenle, teşhis süreci, bir ruh sağlığı uzmanının detaylı değerlendirmesi ile başlar. Uzman, kişinin yaşadığı belirtileri ve bunların günlük hayat üzerindeki etkilerini anlamaya çalışır.
Bu durum, psikiyatristlerin bunu doğrudan bir hastalık olarak reçete etmesini zorlaştırır. Ancak klinik ortamda teşhis için şu yöntemler kullanılır:
Uyumsuz Hayal Kurma ile mücadele etmek, bir madde bağımlılığı ile mücadele etmeye benzer; çünkü beyin o hayaller sırasında yoğun miktarda dopamin salgılar.
Profesyonel Yaklaşımlar:
Maladaptive daydreaming, profesyonel yardım ve öz farkındalıkla kontrol altına alınabilir. Terapi, tetikleyicileri tanımak ve yeni aktivitelerle yön değiştirmek önemlidir.
Maladaptive daydreaming'in süresi kişiden kişiye değişir ve saatler sürebilir. Genellikle altta yatan psikolojik sorunlar çözüldükçe hafifler.
Aşırı hayal kurmak, depresyon, anksiyete, travma veya yalnızlık gibi psikolojik sorunların bir kaçış veya başa çıkma belirtisi olabilir.
Hayır. Şizofrenide kişi halüsinasyonları ve sanrıları gerçek sanır (içgörü kaybı vardır). Maladaptive Daydreaming'de ise kurduğunuz hayallerin tamamen zihninizin bir ürünü olduğunun farkındasınızdır.
Evet, kontrol altına alınabilir. Tetikleyicileri kontrol etme ve altta yatan anksiyete/depresyon gibi sorunların çözümü ile hayal kurma süreleri normal, sağlıklı seviyelere indirilebilir.
Tekrarlayıcı motor hareketlerin beyni uyardığını ve hayalin canlılığını, sürükleyiciliğini artırdığını göstermektedir. Bu, beynin hayal motorunu çalıştırma şeklidir.
Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlı olup, tanı koyma veya tedavi önerme amacı taşımaz.